Sürmanşet

Amerika’yı yeniden keşfedelim mi?



Ülkemizde 12 Mart’tan sonra yaşanan koronavirüs salgın gelişmeleri sonrası duran spor ve futbol hakkında çok sayıda yorum yazdım.

Ve bunları da her yazımda hatırlattım.

Futbol liglerinin bitmesine 7 maç kalmıştı. Sonrasında da 2-3 haftalık play-off maçları. Kısaca 2,5 ay bir süre. Ertelemeden sonra biraz sıkıştırılmış program ile bu süre 1,5-2 aya indirilebilir(di)!

Ancak gelinen aşamada bu sıkıştırılmış program sporcu sağlığına aykırı bir hal almıştır.

Futboldaki tüm teknik direktörlerle görüştüm. Bu teknik adamlar 20-25 yıl futbol oynamış insanlar. Beden eğitimi öğretmeni insanlar. Spor eğitmenleri veya eğitimci insanlardan oluşur.

Bu insanlardan ayrı spor hekimleri ortopedist doktorlarla görüştüm yazdım.

En son Spor Bilimleri uzmanı ile görüştüm. Eğitimci, akademisyen ve ayni zamanda şampiyonluk yaşamış bir antrenör idi kendisi.

Bu sıkıştırılmış programı 1-2 haftalık ertelemeden sonra düşünmek gayet mantıklıydı. Ancak gelinen noktada 10 Nisan’a kadar kısmi sokağa çıkma yasağı, antrenman yapmama yasağı var ve bu tarihe kadar geçecek toplam süre de 28 gün olacak.

Yani bir futbolcu 30 gün evde oturduktan sonra ona 2 hafta 3 hafta aman verip, “Bu sürede hazırlanın da 14 günde 3 maç oynayacaksınız ve ligi bitireceğiz” diyemezsiniz.

Sporcu ruhuna, genetiğine, bilimine aykırıdır bu durum. Ha olmaz mı? Olur. Yasak değil yani. Ama sakatlanma riski vardır. Büyük risktir hem de. Çünkü futbol yüksek performans isteyen bir oyundur. 90 dakika mücadele vardır futbolda. 25-20 saniyelik yüzme yarışı değildir futbol. Atletizmde uzun atlama yarışı da değildir, 9-10 saniyelik 100 metre yarışı da değildir. Kaldı ki atletizmdeki 9-10 saniye için insanlar 7 ay hazırlanıyor. Bir bocce hiç değildir mesela. Veya tekvando, masa tenisi değildir futbol.

Bu işin uzmanı herkesin ortak görüşü 1 ay evde oturan futbolcunun geri dönüşü ve lig maçı oynaması için en az 1 aya (ki riskli bir süredir) ihtiyacı olacağı yönündedir.

Ha futbol sezonu bitmesine 8 hafta kaldı. “Tescil etmezsek gülerler bize. Haksızlık olur. Tarihte görülmedi. Futbol bitirilmesi gerek. Sezon masa başında bitirilmemeli. Şampiyonlar, küme düşenler ve küme çıkanlar kulüplerin kararı ile belirlenmemeli. Adil olmaz. Doğru değildir.”

Bu görüşlerin hepsine katılırım. Ben çok hevesli değilim yani masa başında şampiyon ilan edilip, küme çıkanları belirleyelim veya düşenleri seçelim. Ama sporcu sağlığı göz ardı edilmemesi gerektiğini yazıyorum.

Ve bunu da sonuna kadar yazmaya devam edeceğim. Bakanlar Kurulu son açıklamasında, “10 Nisan’dan sonra herkes planlamasını yapsın, müsabaka takvimini hazırlasın” dedi. Futbol Federasyonu Başkanı Hasan Sertoğlu da bunun üzerine çalışmalar alternatifler yaptı. BRT’deki canlı yayında 2 gün önce açıkladı. 10 Nisan’da hayat normale dönerse Nisan sonu Mayıs başı futbol başlar dedi. Hafta içi hafta sonu maçlar oynatılacak dedi. Bir takım haftada 2 maç oynarsa diğer hafta haftada 1 maç oynayacak dedi. Ve kesinlikle bu lig oynatılarak bitirilecek dedi. Nisan, Mayıs değilse Eylülde oynatılacak bitirilecek dedi.

Yani başkanı anlıyorum bu sorumluluğun altına girmek birine haksızlık yapmak istemiyor. Ama Eylül ayında nasıl lig oynanır? Üstelik gelecek sene yabancı olmayacak dedi. Ve bunların hepsinin kararını kulüplerle vereceğini söyledi. Şu anda yabancılarla 22 maç oynandı. Eylül’de lig nasıl oynatılıp bitirilecek bu 8 maç? Yabancılarla mı yabancısız mı?

Yabancıların parasını Eylül’e kadar kim ödeyecek? Yoksa yazda yabancılar ülkelerine gittiğinde Eylül’de 8 maç için tekrar mı gelecekler? Ve gelecek sezona da yabancılar olmayacağını bile bile kalacak mı ülkede? Nasıl olacak bunu da açıklar umarım başkan.

Türkiye Futbol Federasyonu bugün sabah açıklama yaptı. Türkiye’deki salgın vakası çok kötü boyuttadır. Biz çok şükür ülkeler sıralamasında diplerdeyiz ama Türkiye zirvede. Ve bu tabloda TFF diyor ki takımların hazırlıkları da düşünülerek en erken Haziran’da başlarız.

Ama biz Mayıs’ta plan yapıyoruz.

Aslında Amerika’yı yeniden keşfedebiliriz de biz. Bizim gibi ülkeden neden yeni bir Kristof Colomb çıkmasın? Ne dersiniz? Amerika’yı yeniden keşfedelim mi?


Etiketler

Benzer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı