Köşe Yazarları

AMAN DİKKAT ÖNÜMÜZDE 3 AY VAR…


Bizde seçim dendi mi, akan sular durur…

Ekonomi seçime endekslenir önce…

Haklı, haksız, adil veya değil bakılmaz, oy getirecek yerden kaynak esirgenmez… Devletin parası olmasa da, ertesi gün yokmuşçasına bir hovardalıktır gider.

Şimdi Türkiye’den beklenen kaynak nedir sizce? İçindeki birkaç kalemle, birkaç yüz kişiyi memnun etmek değil mi maksat…

Elektrik zammının ya da akaryakıt zammının sürekli ertelenmesi nedendir sizce?

“Vay be, hükümetimiz zam yapmadı diyecekler, oylarını verecekler” diye bir hesap vardır hep.

O ertesi gün geldiğinde hep beraber ağlayacağız o başka…

Bakın, yeni T izinleri görücüye çıkmış bile.

Bakan Atakan, asla karışmadığını söylüyor ama, şimdi şu saatte hem de tartışmalı bir çok iznin verilmesi nedendir?

Hani toplu taşıma sistemi geliyordu, hani T izinleri yeni baştan ele alınacaktı? “Yeni bir mevzuat hazırlığı var” denilmişti taaa 2018’de… Vaz mı geçildi?

Dün muhalefet milletvekilleri Meclis’te boş kalan hükümet koltuklarını protesto ediyordu.

Yani şimdi zamanı mı? Boşa geçirilecek vakit mi var? Herkes sahaya inmiş, oy peşinde.

Hem sonra artık ne Meclis İçtüzüğünü ne yasaları takan var mı? Devamsızlık, ciddiyetsizlik çoktandır tedavi edilmeyen bir hastalık…

Yalnız şunu da not edelim ki, iktidar koltuklarının tümünün boş olduğuna daha önce hiç şahit olmamıştım. İyiden utanmayı atmışlar.

Baksanıza Özgürgün açık açık Meclis’e gelmeyi reddediyor.

Ne yapabiliyorsunuz?

Böyle bir örneğin üstüne gidilmedikten sonra, salona girmeyen vekillerin lafı mı olur?

Demek ki yaptırımlar yeterli değil.

Ya da şikayet etmekle kalınıyor, gereğini yapan yok.

Onun için şikayet edenlere de kulak asmıyorum artık. Ellerinde İç Tüzük var. Yapsınlar şikayetlerini, başlatsınlar süreci. Yapmadıkları sürece, bu böyle devam edecek.

Demek ki, bu ülkede her şeyin çivisi çıkmış.

Ne yazık ki bunu fark etmek için de muhalefete düşmek gerekiyor.

Velhasıl, önümüzde daha kaybedecek 3 ayımız var. Siz ne isterseniz söyleyin, bu 3 ay kaybedilecek.

Öyle reform falan, unutun onları, hiçbir konuya kendilerini vermelerini beklemeyin.

Ha, bireysel talepleriniz varsa başka.

Oyunuzun rengi konusunda ikna edebilirseniz, bireysel çıkışı sağlarsınız. Orası kesin.

Meclis koltuklarını boş versin muhalefet vekilleri.

Şu önümüzdeki 3 ay içinde kamuda yapılacak her türlü hareketi, icraat demiyorum, “hareketi” gölge gibi izlesinler.

Malum bu seçim başka bir seçimmiş, öyle diyorlar. Bu işe baş koyanlar varmış.

E, geçmiş tecrübeler de ortada.

Beni en çok ilgilendiren kısım bu…

 

YERİN KULAĞI VAR

HENÜZ ÇOK ERKEN:

Anketlerin her zaman doğru sonuç verdiğini, seçim sonuçlarının da böyle çıkacağını söylemek asla doğru değil. Aksine sonucu az farkla tutturmak bile mucize. Hele de adayların henüz tam olarak belli olmadığı bir zamanda, meydanlarda söyleyeceklerini görmeden yapılan anketler, oldukça yanıltıcıdır. Zaten anket sonuçlarını iyice irdelerseniz, bazı tutarsızlıkların olduğunu net olarak görebilirsiniz. Yarın bir başkasının yayınladığı ankette bunun tam tersi bir tablo da çıkabilir. Onun için hep diyorum, aldanmayın, doğru anket sandıktan çıkan sonuçtur…

 

O NE ZAMAN AÇIKLAYACAK:

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday olacaklar bir bir açıklanıyor da bu seçimlerin önemli isimlerinden Mustafa Akıncı çalışmalarına son hız devam ederken, adaylığıyla ilgili net bir şey söylemiyor. Son zamanlarda sıklaşan köy ziyaretlerine bakınca kesin aday olacak diyoruz, ancak resmi açıklama ne zaman işte o konuda ser verip, sır vermiyor…

 

UNUTTUK GİTTİ:

Geçen yıla damga vuran olaylardan birisi de hükümetin Maraş’la ilgili attığı adımdı. Kapalı Maraş’ın açılmasıyla ilgili neler söylemediler ki, peki ne oldu? Hala daha, aslında elimizde var olduğu söylenen envanteri çıkarmaya mı uğraşıyoruz. Niye ansızın kesildi? Şimdi Maraş’ı açacağını söyleyen Tatar ve Özersay cumhurbaşkanlığı seçimlerinde adaydırlar. Herhalde Maraş konusunda da topluma söyleyecek sözleri olur.

 

KULAĞIMIZA KÜPE OLSUN:

Cumhurbaşkanı Akıncı’nın; “Biz eğer kendi aramızda hakça paylaşmayı başaramazsak, bu adayı ve nimetlerini başkaları paylaşacaktır..!” sözü, aslında hem bizim hem de Kıbrıslı Rumların kulağına küpe olmalı. Biz böyle birbirimizi yemeye, birbirimizin haklarını gasp etmeye çalıştıkça birilerinin ekmeğine bal sürmüş oluyoruz. Ve bir gün paylaşamadığımız, uğruna kan döktüğümüz bu ada, elimizin altından kayıp gidecek…

 

NASIL HABERLERİ OLMAMIŞ?:

Alsancak’ta yasa dışı tarikat örgütlenmesi basında çıkmasa kimsenin sesi çıkmayacaktı. Şimdi bakıyorum da çocuklara sözde eğitim verilen bu yerde şiddet uygulandığının tespit edildiğini söylüyor Belediye Başkanı. Böyle bir yerin ilk denetleyicisi Belediye değil midir? Ya polis, ya Eğitim Bakanlığı? Bu kadar mı değneksiz bu köy? Yine Alsancak’ta bir tane de benzer lüks anaokulu olduğu iddiası var. Görenler anlatıyor, öğrenci kabulü hoca efendinin rızasına göre yapılıyormuş. Bunu da mı duymadılar?

 

ÇELİŞKİLER ÜLKESİ:

Ülkenin bir yanında Bilim Diplomasisi tartışılıyor. Ne güzel diyorsunuz, geleceğe dönük projeksiyonlar yapanlar var, bilgi üretiliyor. Ama diğer bir yanında, her seferinde ülkeyi kaosa sürükleyen emirnamelerle mücadele ediliyor. Çıkarıyorlar, rant üstüne çöküyor; bilimin gereğine, kamunun çıkarına inananlar gidiyor ara emri alıyor durduruyor, hoop bir yolunu bulup aynı emirnameyi yeniden yürürlüğe koyuyorlar, o insanlar yine mahkemelerde yine ara emri alıyor. İroni dedikleri tam da bu olsa gerek…

ZİRVEDEKİLER

Cenk Mutluyakalı: “Anket kaynaklı mı yoksa sokağın mı kafası karışık, emin değilim… Yüzde 81’i ‘iki ayrı devlet’ isteyip de % 45’i  ‘federal çözüm’ destekli adaylara oy veriyorsa… % 10’u federasyon çözümünü desteklerken… Akıncı-Erhürman’a oyların yarısını gönderiyorsa, aynı anket… Bunun üzerinde tartışmak gerekiyor…”.

 

DİPTEKİLER

İtiraf: Anketlerin, ‘ya durum tespiti’, ya da ‘algı oluşturmak için’ yapıldığını ifade eden Milli Eğitim ve Kültür Bakanı Nazım Çavuşoğlu Meclis’te şunları söyledi; “Sanırım bu bizim yayınladığımız, partimizin yayınladığı anketle ilgili… Daha doğrusu partimizin önde görüldüğü anketle ilgili bir şey… Dün yayınlanan, daha doğru söyleyeyim, ben yanlış söyledim…”.

 




Etiketler

Benzer Haberler

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu
Kapalı