KıbrısManşet

Akıncı: Egemen 2 devlet aldatmaca ve iki yüzlülük






Dördüncü Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı Havadis web TV’de Mehmet Moreket ve Öntaç Düzgün’ün konuğu oldu. Akıncı “egemen 2 devlet” söylemini şöyle değerlendirdi: “Aldatmaca ve iki yüzlülük”

ERDOĞAN DA TANIMIYOR: Akıncı: Ortada büyük bir aldatmaca ve iki yüzlülük var. Bir yandan siz devletin bağımsız ve egemen olduğunu söyleyerek Cenevre’ye hazırlanacaksınız öte yandan da 5 ay önce seçimlere ve halkın iradesine müdahale edeceksiniz, bununla da yetinmeyip bir partinin kurultayına müdahale edeceksiniz sonra da dünyaya “KKTC egemendir siz de kabul ediniz” diyeceksiniz. Kıbrıslı Türklerin egemenliğini Erdoğan da tanımıyor

Havadis (Özel)

Dördüncü Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı Kıbrıslı Türklerin iradesine müdahale eden AK Parti hükümeti ve Erdoğan’ın Kıbrıs’ta başka bir planı devreye koyduğunu söyledi.

Akıncı, Havadis web TV’de Mehmet Moreket ve Öntaç Düzgün’ün konuğu oldu. Akıncı programda “adı konmamış bir vilayetleştirme programı var, bu, konjonktür uygu olduğunda adı konulmuş bir ilhaka dönüşecek” dedi.

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde tarihte görülmemiş müdahaleler yapıldığını anlatan Dördüncü Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı müdahalelerin cumhurbaşkanlığı seçiminden sonra devam ettiğini UBP’nin kurultayına, adaylarına müdahale edildiğini ve müdahalelerin artarak devam etiğini belirtti.

Akıncı özetle şöyle konuştu:

“Mustafa Akıncı: Her şey hepimizin gözlerimizin önünde seyrediyor. Geçmişte de müdahaleler oldu ama hiç bu kadarını yaşamamıştık. 2015 seçimlerinde de istenen aday değildik ama bu kadar aleyhimize bu kadar açık ve aleni ve Türkiye’nin yer altı-yer üstü bütün kurumlarıyla müdahale ettiği bir seçimi ben de hatırlamıyorum.

Kıbrıslı Türkler “seçimlerin bir anlamı kaldı mı, kurumlarımızın, partilerimizin meclisin bir anlamı kaldı mı” irdelenmesine sokuldu. Nitekim kendi partilerinin şubesini de kurdular ve başka bir yola evirilecek bu iş.

Ben seçimlerin içinde partilere “sesinizi çıkarın, bugün bana yarın size” dedim. Nitekim de partilerin iç işlerine bile müdahaleler edildi. Kurultaya, parti içi yarışa.

Bu gidiş gidiş değil ve Kıbrıs Türkü buna layık değildir.

Ortada büyük bir aldatmaca ve iki yüzlülük var. Bir yandan siz devletin bağımsız ve egemen olduğunu söyleyerek Cenevre’ye hazırlanacaksınız öte yandan da 5 ay önce seçimlere ve halkın iradesine müdahale edeceksiniz, Türkiye’den gelen insanların adeta boğazına çökeceksiniz. Bununla da yetinmeyip bir partinin kurultayına müdahale edeceksiniz sonra da dünyaya “KKTC egemendir siz de kabul ediniz” diyeceksiniz. Dünya herçeyi görüyor, Kıbrıslı Türkler de görüyor.

Bu “bağımsız, ayrı egemen devlet” söyleminin bir ara durak olduğuna inanıyorum.

Bu söylem Cenevre’de anlaşmamak için ortaya atılmıştır. Erdoğan Crans Montana’dan sonra bu hale geldi. Oradaki başarısızlığın sorumlusu Anastasiadis’tir. Bu bir gerçektir.

Türkiye’deki yönetim şimdi bambaşka bir noktadadır.

“Tanınmış iki ayrı devlet” görüşünü kimse desteklemez. Bu çözüm istemememek ve başka şeyler istemektir.

Adı konmamış bir vilayetleştirme politikası vardır ve konjonktür uygun olduğunda adı konmuş ilhak gerçekleştirilecek.

Bu program aracılığıyla birşeyi net söylemek istiyorum: Türkiye’den buraya gelmiş 40 yıldır burayı vatan bellemiş insanlarıla derdimiz olamaz. Benim dediğim buraya bu insanların üzerinden kendi parti görüşlerini dayatma, yaşam biçimlerini dayatma baskıları vardır. Ve nüfus aktarma politikası vardır, devam etmektedir, alabildiğine arttı ve artmaya devam edecek. O zaman buranın siyasi yapısını değiştirmek isteyen bir yönetim vardır ve bu yanlıştır. Bu yanlışı herkesin dile getirmesi gerekir. Sonra bir parmağımızı ısıracağım ama 10 parmağımız da acıyacağız.

Türkiye’nin halini benden iyi görüyorsunuz. Demokrasi vardır diyemem. Tek adam rejimine dönüştü.”

 

 







Başa dön tuşu