EğitimKöşe YazarlarıSürmanşet

Aileler yarışıyor

Barış Uzunahmet yazdı







Kolej sınavı vardı hafta sonu… Bilindik görüntüleri yine sosyal ve yazılı medyada gördük. Çocuklardan fazla aileler yarışıyor sanki bu sınavda… KGS-1’e 2069 kişi katılmıştı. Bunlar arasında yaklaşık 500 çocuk KGS-2’ye girmemiş. KGS-2’ye giren 1595 çocuğun arasından yaklaşık 650’si herhangi bir koleje girmiş oldu.




Bu yarış yıllardır devam ediyor. Peki ne için? Ailelerin genel olarak söylediği gerekçe “daha iyi bir eğitim” için…



Kolejlerin daha iyi olduğuna kim karar verdi? Ölçeğimiz nedir?

Bu daha iyi olma hali başarı ile alakalı mıdır? Peki başarı nedir?

Çocuklarının koleje gitmesini isteyen aileler acaba gelecekte neyi hayal etmektedirler? Amaç çocuklarının iyi bir üniversite kazanması mıdır? Peki nerde iyi bir üniversite? KKTC’de, Türkiye’de, Avrupa’da, Amerika’da, nerede?

Biraz bu konuda fikir edinmek için rakamlar üzerinden konuya bakalım. Geçen yıl KKTC liselerinden 3005 kişi mezun olmuş. Bunların 2069 tanesi üniversiteye gitmiş. 1629’u KKTC üniversitelerini tercih etmiş. Yani çok büyük bir bölümü KKTC üniversitelerini tercih etmiş… Elbette bunun çok sayıda sebebi olabilir. Bunu ayrıca tartışmak lazım…

Peki ÖSYM yolu ile Türkiye’deki üniversitelere giden öğrenci kaç biliyor musunuz? Ben söyleyeyim. Sadece 126. Belki de tarihin en düşük rakamı… Türkiye’deki üniversitelere A Level sonuçları ve TC Bursu ile gidenlerin sayısı da 147. Üçüncü ülkelere giden öğrenci sayısı da 167… Üçüncü ülkelere gidenler her geçen yıl azalıyor. Geçtiğimiz yıl bu dönemde bir sterlin, 11 TL iken bugün bunun iki katını konuşuyoruz. Büyük bir olasılıkla bu yıl üçüncü ülkelere giden öğrenci sayısı daha da azalacak.

Tam da bu noktada ülkedeki kolejlerin geleneğine bakmak lazım… Bu gelenek İngiliz Sömürge Dönemi’ndeki English School’dan gelmektedir. İngilizce eğitim veren bir kurum olan English School bugün Güney Lefkoşa’da faaliyetlerine devam ediyor. Daha çok İngiltere ve Avrupa’nın başka ülkelerinden üniversite eğitimi almak isteyen öğrencilerin gittiği bir okul…

Bizde kolejler şartlar gereği bu özelliğini yavaş yavaş yitiriyor. İngiltere’nin AB’den çıkması ile İngiltere kapısı Kıbrıslı Türk öğrencilere büyük oranda kapandı. YÖK aldığı bir karar ile gelecek yıldan itibaren A Level sonuçları ile üniversitelere öğrenci almayacaklar. Bu konuda da Kıbrıslı Türk öğrencilerin önü tıkandı.

Bir Sterlin’in 22 TL, bir Euro’nun 18 TL civarında olduğu bir ortamda Avrupa’da çocuk okutmanın hiç de kolay olmadığını biliyoruz.

Tüm bunları alt alta yazdığımızda kolejlere gitmek için 10-11 yaşındaki çocuklara bu kadar eziyet etmenin bir anlamı var mı diye düşünmüyor değilim.

Şimdi de aileler şöyle diyor: “Bir koleje girsin da 4-5 sene sonra bakarız”. Her yıl devlet kolejlerine giren 650 çocuk yanında bir o kadar da özel kolejlere gidenler var.

Rakamlara baktığımızda öyle anlaşılıyor ki kolejlerden mezun olan çocukların önemli bir kısmı KKTC’deki üniversiteleri tercih ediyor veya etmek zorunda  kalıyor son yıllarda…

Hal böyle iken özellikle orta öğretim sistemimizi yeniden düzenlemek gerekiyor. Çünkü amaçlar, hedefler ve sonuç birbiri ile tutarlı değil..

Yeni bir anlayışa ve ihtiyaca cevap veren değişiklikler yapmamız kaçınılmazdır.

 









Başa dön tuşu