Köşe Yazarları

Adil olmayan Adalet partileri







İnsanoğlu kendisinde ne eksikse onu özler, onu arar. Eksiğini tamamlamaya çalışır.




Toplumlar da öyle. Bir ülkede adalet yoksa Adalet partileri, özgürlük yoksa Özgürlük partileri, demokrasi yoksa Demokrat partileri kurulur. Bu listeyi istediğiniz kadar uzatabilirsiniz. Çektikçe süner, sündükçe uzar.



Eski camlar bardak oldu gibi görünüyor ama biz gene de gereken notu düşelim. Erdoğan’ın Başbakan Yardımcılarından Bülent Arınç bir konuşmasında şöyle demiş: “Manisa’da haksızlık ve zulme varan olaylar var. Sadece Manisa’da değil her yerde var. Bu zülum olaylarını gözden geçirmekte fayda var. FETÖ ile mücadele hukuk içinde yapılmalı. Kurduğumuz partinin içinde ‘adalet’ kelimesi var. Sayın Cumhurbaşkanı zulmü sevmez. Başbakanımız zulmün yanında olmamıştır. O yüzden bu zulmün incelenmesinde fayda var.” (Hürriyet gazetesinin yalancısıyım. 27.04.17)

Yani, ne diyor eski dost? “FETÖ ile mücadele hukuk içinde yapılmıyor”. O mücadele hukuk içinde yapılmıyorsa PKK ile, IŞİD ile ve Erdoğan muhalifleri ile yapılan mücadele hukuk içinde yapılıyor olabilir mi?

Cumhurbaşkanı ile Başbakan’ın zulmü sevmediklerini söylüyor. Bu nedenle zulmün incelenmesi gerekiyor. Burada ima edilmek istenen herhalde şudur: Zulüm incelenmezse ikisi de zalim olacaktır. Halihazırda olmamışlarsa.

Bir de, diyor ki, birlikte kurduğumuz partinin adı içinde “adalet” kelimesi var. Bu yüzden Cumhurbaşkanı ve Başbakan başta olmak üzere yöneticilerin adil olmaları gerekir.

Türkiye’nin hakkaniyet ve adalete çok ihtiyacı olmalı ki bir Adalet Partisi, bir de Adalet ve Kalkınma partisi kurulma ihtiyacı duyuldu. Her iki parti de ülkeyi yıllarca yönettiler ama Adalet hanımı bir türlü sınırlardan içeriye sokamadılar.

Uluslararası Şeffaflık örgütünün her sene düzenlediği “Yolsuzluk algı Endeksi” 2016 verilerine göre 176 ülke içinde Türkiye 75. sırada yer alıyor. Üstelik durum giderek iyileşeceği yerde kötüye gidiyor. Son birkaç yıl içinde Türkiye 9 basamak gerilemiştir.

Parti adında “adalet” kelimesini kullanan çok ülke bulunuyor. Belli ki dünya adalet kavramına çok meraklı. Nijerya’dan Pakistan’a, Mısır’dan Tayland’a birçok ülkede adalet kelimesini içeren parti isimleri bulunmaktadır. Ama işi basitleştirmek için sadece Avrupa ülkelerine bir göz atalım.

Avrupa’nın beş ülkesinde “Adalet” kelimesini içeren siyasal parti vardır. Bu ülkelerden üçü AB üyesidir. Bu ülkeler Polonya, Macaristan ve Bulgaristan’dır. Ötekileri de Rusya ile elbette Türkiye’dir.

“Adalet”li partilerin iki tanesi yani Türkiye’deki ve Polonya’daki iktidardadırlar. Diğer üçü önemsiz küçük partilerdir. Ancak bu partilerin ortak yanları vardır. Şöyle ki hemen hemen hepsi de milliyetçi, muhafazakâr ve dinden yararlanmaya çalışan ve bunu beceren partilerdir.

Adalet partili bu ülkelerin diğer ortak bir yanı da tümünün de demir yumrukla idare ediliyor olmalarıdır. Yaroslav Kazinski (Polonya); Vladimir Putin (Rusya), Victor Orban (Macaristan) ve Erdoğan’dan farklı olarak Polonya siyasetini perde gerisinden yönetmektedir. Parti başkanı olarak elinde tuttuğu iplerle kuklaları oynatıyor.

İkiz kardeşi Leh Kazinski ile birlikte “Hukuk ve Adalet Partisi”ni kurdular ki partinin kısaltılmış şekli “PiS”tir. Kısa süre sonra iktidara geldiler ve kardeşi cumhurbaşkanı, kendisi de başbakan oldu. 2010 yılında kardeşi Rusya’daki uçak kazasında ölünce kendisi de hükümetten çekildi. Etrafta görünmemesinin esas nedeni, belki de, AB’ye fazla sempati duymuyor olmasıdır. AB’ye karşı net bir tavır da takınamıyor çünkü AB’nin 2020 yılına kadar sürecek olan bütçesinde en çok yardım alan ülke Polonya’dır. Bu konuda fazla bir şey yapamadığı için o da kukla oyunu oynuyor.

Demir yumrukla yönetilen ülkelerde önce özgürlükler kısıtlanır sonra da gazetecilerin sesi kısılır. Ya öldürülürler yani faili meçhul cinayetlere kurban giderler ya da hapse tıkılırlar.

Sınır Tanımıyan Gazeteciler’in yenile yayınladıkları “Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi”ne bir göz atıp sözü edilen bu ülkelerin ne kadar özgür olduklarına bakalım.

Sınır Tanımayan Gazeteciler, 180 ülkede uyguladıkları metotla bir değerlendirme yapıp puan verirler ve o puanlara göre ülkeleri sıralarlar. Bir fikir vermek için ilk üç sıraya ve son üç sıraya girenlere bakalım: 1. Norveç, 2. İsveç, 3. Finlandiya; 178. Türkmenistan, 179. Eritre, 180. Kuzey Kore. Bu sıralamada Kıbrıs’ın durumu ise şöyle: Güney Kıbrıs 30., Kuzey de 75.

Bir demir yumrukla yönetilen ülkelerin hal-i pür melaline bakalım. Önce AB üyesi olanlara: 54. Polonya, 71. Macaristan, 109. Bulgaristan. AB üyesi olmayanların hali, elbette bunlardan daha iyi olmayacaktır: 148. Rusya, 155. Türkiye.

Adalet kelimesini içeren partilere sahip ülkelerin gerçekten hem adalete hem de ifade özgürlüğüne ihtiyaçları var. Hem de çok.

 









Başa dön tuşu