KıbrısManşet

Adı var, işlevi yok


“Uyuşturucu Madde Bağımlıları ve Kullanıcıları Hakkında Denetimli Serbestlik Yasası”nın yürürlüğe girmesinin üzerinden yaklaşık 4 yıl geçti. 4 yılda 3 hükümet değişti ancak takip, rehabilite, denetim ve eğitim bacağındaki eksiklikler nedeni ile yasa hala işlevsiz

4 YILDIR LABORATUVAR YOK: “Uyuşturucu Madde Bağımlıları ve Kullanıcıları Hakkında Denetimli Serbestlik Yasası”ndan yararlanan bireylerin, takip ve rehabilite süreçlerinin işleyebilmesi için, 15 günde bir kan ve idrar tahlili yaptırmaları gerekiyor. Fakat bu tahlilleri yapacak laboratuvar, halen hayata geçirilemedi

YASA KÂĞIT ÜZERİNDE KALDI: Yasadan faydalanan bireylerin, hala uyuşturucu kullanıp kullanmadığı belirlenemediği için, denetim ve rehabilite süreçleri de anlamını yitirmiş durumda. Yasada belirtilen ve Milli Eğitim Bakanlığı tarafından, yasadan faydalanan kişilere verilmesi gereken rutin eğitimler ise hiç başlamadı

“DEVLET GÖREVİNİ İHMAL EDİYOR”: Denetimli Serbestlik Kurulu üyesi, Çocuk ve Ergen Psikiyatristi Uzmanı Dr. Ayşe Zeki, yasanın, denetleme işlevini layıkıyla yerine getirilebilmesi için yasada belirtilen her aşamanın çalışır durumunda olması gerektiğini söyledi, “Ancak yasanın birçok ayağı çalışmıyor, devlet görevini ihmal ediyor” dedi

 

Pınar BARUT

Mahkemelerde en çok rastlanılan ve gündemi en çok meşgul eden suçların başında, uyuşturucu kullanımı ve satışı suçu geliyor.

KKTC’de uyuşturucu suçları ürkütücü boyutlara ulaşırken, meclisten geçirilen yasalar da, uygulanma zemini bulunamadığı için, kâğıt üzerinde kalıyor.

CTP-UBP koalisyon hükümeti tarafından, 2016 yılının Mart ayında, meclisten oybirliğiyle geçirilen ‘Uyuşturucu Madde Bağımlıları ve Kullanıcıları Hakkında Denetimli Serbestlik Yasası’nın birçok ayağı, ilk gününden itibaren uygulanamıyor.

Yasa gereği, denetimli serbestlikten yararlanan bireylerin, takip ve rehabilite süreçlerinin işleyebilmesi için, 15 gün de bir kan ve idrar tahlili yaptırmaları gerekiyor. Fakat bu tahlilleri yapacak laboratuar, yasanın çıktığı ilk günden bu güne kadar hayata geçirilemedi. Bağımlı bireyler, hastaneye gidip, sadece geldiklerine dair imza atıp çıkıyor.

Yasadan faydalanan bireylerin, hala uyuşturucu kullanıp kullanmadığı ya da ne ölçüde kullandığı belirlenemediği için, denetim ve rehabilite süreçleri de anlamını yitirmiş durumda.

Ayrıca, yine yasada belirtilen ve Milli Eğitim Bakanlığı tarafından, yasadan faydalanan kişilere verilmesi gereken rutin eğitimler de yapılmıyor.

Kişi maddeye karşı nasıl ‘Hayır’ diyeceğine dair eğitim alamıyor.

Konu hakkında Havadis’e konuşan, Denetimli Serbestlik Kurulu üyesi, Çocuk ve Ergen Psikiyatristi Uzmanı Dr. Ayşe Zeki, yasanın şu an ki en işlevsel ayağının polis ayağı olduğunu söylüyor.

“Yasadan faydalanan kişiler, belli aralıklarla polise gidip imza atıyor. Ama bir sürü iş var yapılmayan” diyen Zeki, bu durumda kişilerin rehabilite ve tedavi edilmediğini, yani devletin kendi görevini ihmal etmiş olduğunu belirtiyor.

 

Yasa 2016 yılında meclisten geçti

‘Uyuşturucu Madde Bağımlıları ve Kullanıcıları Hakkında Denetimli Serbestlik Yasası’, ülkedeki uyuşturucu bağımlısı bireyleri rehabilite edecek ve denetim altında tutacak olması sebebiyle, CTP-UBP koalisyon hükümeti döneminde, 2016 yılında meclisten geçirilmişti.

İçeriği ve önemi bakımından, her kesimin umutla baktığı yasa, ne yazık ki, yürürlüğe girdiği ilk günden bu yana tam anlamıyla uygulanamadı.

Yasadaki en önemli unsur olan, denetimli serbestlik hakkı alan bireylerin, 15 günde bir kan ve idrar tahlillerinin yapılması, tahlilleri yapacak laboratuarın kurulamaması sebebiyle hiç uygulanamadı.

 

Bağımlılar, tahlil yerine imza atıp çıkıyor

Yasada belirtildiği üzere, mahkemenin denetimli serbestlik verdiği bireylerin, denetim altında oldukları süre boyunca, her 15 günde bir, kan ve idrar tahlillerini yaptırması gerekiyor.

İlgili psikiyatrist tarafından hazırlanan raporda olması gereken tahlillerin, Sağlık İşleri ile Görevli Bakanlığın temsilcisi ve Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği temsilcisi tarafından incelenip denetlenmesi gerekiyor.

Bu şekilde, yasadan faydalanan bireylerin, denetimli serbestlik koşullarına uyup uymadığı ve programın nasıl devam edeceği belirleniyor.

Ancak, yasada belirtilen bu koşullar, tahliller yapılamadığı için gerçekleşemiyor. Bağımlı bireyler, 15 günde bir devlet hastanesine gidip, sadece geldiklerine dair imza atıp, çıkıyor.

İlgili birimler, kişinin uyuşturucu madde kullanıp kullanmadığını saptayamadığı için, üzerinden 4 yıl geçmesine rağmen, yasa büyük ölçüde havada kalmış durumda.

 

Yasanın birçok ayağı çalışmıyor

Denetimli Serbestlik yasası gereğince, uygulanması gereken ama uygulanamayan tek şart, kan ve idrar tahlilleri de değil.

Yasaya göre, denetimli serbestlik alan bireylerin, belli periyotlarda, Milli Eğitim Bakanlığı’ndan alması gereken, maddeye karşı ‘Hayır’ diyebilmelerini sağlayacak eğitimler de verilemiyor.

Ayrıca, bağımlı bireylerin, Sosyal Hizmetler tarafından sürekli gözlem altına tutulmaları da gerekiyor. Ama yasanın bu ayağı da tam olarak hayata geçirilemiyor.

Yasanın şu anki en işlevsel ayağı, bireylerin, haftada bir, bağlı bulundukları polis merkezine giderek ispat-ı vücut yapmaları.

 

Zeki: Yasa işlevini yetine getiremiyor

Denetimli Serbestlik Kurulu üyesi, Çocuk ve Ergen Psikiyatristi Uzmanı Dr. Ayşe Zeki, Havadis’e yaptığı açıklamada, ‘Uyuşturucu Madde Bağımlıları ve Kullanıcıları Hakkında Denetimli Serbestlik Yasası’nın işlevini tam olarak yerine getiremediğini kaydetti.

Zeki, denetimli serbestliğin, bir ceza infaz şekli olduğuna, yasanın, birkaç aşamadan oluşan denetleme işlevini layıkıyla yerine getirilebilmesi için de yasada belirtilen her aşamanın çalışır durumunda olması gerektiğine vurgu yaptı.

Denetimli serbestlik yasasıyla arzu edilenin, madde bağımlısı olan kişilerin rehabilite edilerek tekrar topluma kazandırılması olduğuna dikkat çeken Zeki, “Siz rehabilite işini layıkıyla yapmazsanız, yasaya aykırı bir iş yapmış olursunuz” dedi.

 

“Devlet kendi görevini ihmal ediyor”

Yasanın, Sosyal Hizmetler ayağında, daha detaylı inceleme yapılması gerektiğini söyleyen Zeki, Milli Eğitim Bakanlığı’nın da, bağımlı kişilerin, maddeye karşı nasıl ‘Hayır’ diyeceklerine dair eğitim vermesinin çok önemli olduğunu belirtti.

Yasaya göre, kişinin düzenli olarak yapılması gereken kan ve idrar tahlillerinin yanı sıra, Sosyal Hizmetler tarafından durumunun gözlenmesi ve psikolojik tedavisinin yapılması gerektiğini belirten Zeki, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından verilmesi gereken rutin eğitimlerin de hala başlamadığını belirtti.

Yasanın birçok ayağının şu an için işlevsiz olduğunu ifade eden Zeki, “Bu durumda siz, kişiyi rehabilite ve tedavi etmemiş oluyorsunuz. Yani devlet kendi görevini ihmal etmiş oluyor” dedi.

 

“Sadece polis ayağı işliyor”

Denetimli serbestlik kuralları gereği, yasadan faydalanan kişilerin, haftada bir, bağlı bulundukları polis merkezine giderek ıspat-ı vücut yaptıklarına dikkat çeken Zeki, yasanın şu an ki en işlevsel ayağının da polis ayağı olduğunu ifade etti.

Zeki, “Yasadan faydalanan kişiler, belli aralıklarla polise gidip imza atıyor. Ama bir sürü iş var yapılmayan. Nasıl ‘Hayır’ diyeceklerini öğrenmeleri gerekiyor” dedi.

 

“Yasanın bütçelendirilmesi de yapılmadı”

Bir önceki 4’lü koalisyon hükümeti döneminde, kan ve idrar tahlillerinin yapılması için, devlet laboratuarına tahlil cihazının alındığını söyleyen Zeki, cihazın çalışması için gereken standartların alınmadığını, yazılım konusunda sıkıntı yaşandığını belirtti.

Zeki, tahlillerin yapılması noktasındaki sıkıntı nedeniyle, ilgili psikiyatristlerin, sundukları raporlara, “Olanaksızlıklar nedeniyle, tahlil yapılamadı” diye ibare koymak durumunda kaldıklarını ifade etti.

Tahlillerin bu gün yapılması durumunda bile, masrafları kimin ödeyeceği noktasında belirsizlik olduğunu söyleyen Zeki, “Yasanın bütçelendirilmesi dahi yapılmadı” dedi.

 




Etiketler

Benzer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı