Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
EğitimTürkiye

“Testler eğitim değerlendirmesi için uygun değil”

MEF Üniversitesi rektör yardımcısı Prof. Dr. Erhan Erkut çoktan seçmeli testler ile ilgili çok önemli konulara parmak bastı. Erkut:  “Çoktan seçmeli testler yaşamın bir parçası. Sorulması gereken soru, ne kadar büyük bir parçası olması gerektiği. Örneğin ABD’de üniversitelere girişte standart test sonuçlarına bakılır ama başka kriterler de kullanılır (kompozisyon, mülakat, özgeçmiş, portföy vs.). Öte yandan ülkemizde hem liseye hem üniversiteye (hem de devlete) girişte sadece standart test sonuçları kullanılıyor” dedi.

Erkut şöyle ekledi: “Ülkemizde(Türkiye) standart testlerin bu kadar yaygın olup toplumun geniş kesimlerince kabul görmesinin en önemli nedeni ise kanımca kültürel: Devlet tarafından yapılan merkezi sınavlar dışındaki sınavlara güvenmiyoruz. Etik kurallarını hiçe sayan lise notlama uygulaması ile desteklenen bu kültürel olgunun yanına on yıllardır uygulanan test sistemi sayesinde toplumsal beyin yıkanmışlığını, merkezi bir çoktan seçmeli sınavın eğitimciler için kolaylığını, test soruları dışında ölçme değerlendirme yapma yetkinlikleri köreltilmiş bir eğitim sektörünü ve bu işten hayatını kazanan dev bir test sektörünü eklersek ülkemizde neden testlerin böylesine belirleyici olduğu ortaya çıkar”

ERKUT’A GÖRE ÇOKTAN SEÇMELİ TESTLERİN DEZAVANTAJLARI NELER?

-Yaşamda başarı ve mutluluk için önemli olan birçok özelliği çoktan seçmeli testler ile ölçmek mümkün değil. Kritik düşünme, yaratıcılık, motivasyon, esneklik, merak, azim, güvenilirlik, dayanıklılık, empati, coşku, disiplin, özfarkındalık, özgüven, özyönlendirme, yurttaşlık, liderlik, tutku, cesaret, beceriklilik, dürüstlük, hayret duygusu, estetik duygusu, birlikte başarabilmek gibi..

-Testler sadece belirli alanlardaki bilgiyi ve bu bilginin kullanımını ölçebildiklerinden ancak kısıtlı bir ölçüt oluştururlar. Eğitimin tüm çıktılarını ölçemediğinden, testler eğitim değerlendirmesi için uygun bir alet değil. Sadece doğru ve yanlış cevapların olduğu aşırı basitleştirilmiş bir seçim ortamı gerçek yaşam ile alakalı değil. Test bağımlısı hale gelen öğrenciler gerçek hayatta karşılaştıkları problemlerde bile seçim yapabilecekleri şıklar beklerler, ortaya fikir koymakta zorlanırlar ve çözüm üretemezler. Standart testler öğrenciyi ancak standart testlere hazırlar, üretken bir yetişkin olmaya hazırlamaz.

-Öğretmenler, öğrencilerinin testlerde başarılı olmasını istediklerinden test odaklı eğitim verebilirler. Bu hem öğrencilerin hem de öğretmenlerin eğitimden keyif almasının önüne geçebilir. Belki daha da önemlisi, öğretmenler testte ölçülmeyen yaşam becerilerini ve üst düzey bilişsel yetkinlikleri öğretmeyi bir kenara bırakabilirler.

-Okullar öğrencilerin test başarılarını ön plana koyarlarsa, öğrencilerin test ile ilgisi olmayan aktivitelerine ve derslerine ayrılan zamanı azaltabilirler ve bu uygulama öğrencilerin duygusal, sosyal ve akademik gelişimine olumsuz etki edebilir.

-Standart testler okul müdürlerini, öğretmenleri ve öğrencileri farklı türlerde hilelere itebilirler. Örneğin, testte olmayan bir ders sırasında bu ders yerine test hazırlığı yapılabilir veya teste okul dışında hazırlanmak isteyen öğrencilerin getirdiği sahte sağlık raporlarına göz yumabilirler.

-Test sonuçları öğrenciler için çok önemli ise, sınıfta stres ortamı hakim olabilir ve bu hem öğretmenleri hem de öğrencileri olumsuz etkileyebilir.

-Sınavın en önemli işlevlerinden birisi de eğitici olmasıdır. Çoktan seçmeli sınavlarda öğrencinin alacağı geri bildirim sadece doğru-yanlış şeklinde olduğundan, bu tür sınavın pedagojik değeri düşüktür.

-Birkaç adımda çözülebilecek bir problemde sadece en son adımı yanlış yapan bir öğrenci, tam puan olarak olmasa da belirli bir miktar puanla yazılı sınavda bilgisinin karşılığını alabilir. Fakat çoktan seçmeli sınavda cevap ya doğrudur ya da yanlış. Sonuç yanlış ise öğrenci puan alamaz.

-Yaşamda karşılaşılan problemlerin genellikle tek doğru cevapları yoktur ve yanlış cevapların arasında da kalite farkları vardır. Fakat çoktan seçmeli sınavda yanlışların tümü aynı değerdedir.

-Çoktan seçmeli sınavlar öğrencilerin belirsizlik toleranslarını sıfıra indirirler. Çözüm için gereken tüm bilgi ve veriler verilmiş, cevap şıkların içindedir. Oysa yaşamda belirsizlik, veri eksikliği ön plandadır.

-Öğrenci performansını ölçmekte bile güvenilir bir ölçüt olmayan standart test sonuçları kullanılarak öğretmenler, bölümler, okullar değerlendiriliyor ve bu performanslar terfi, zam, bütçe kararlarını etkileyebiliyor.

Kaynak: www.hurriyet.com.tr/eğitim
Derleyen: Barış Uzunahmet