KKTC Devlet Planlama Örgütü’nün taslak olarak hazırladığı ve 2025-2029 dönemini kapsayan 4. Kalkınma Planı’nda yer alan 4 sayfalık eğitim başlığının altında yazanlara bir göz attım.
İlk izlenimim bir yerlerden copy-paste yapıldığı yönündedir. Doğruyu söylemek gerekirse yazılanlar arasında doğru olanlar çoğunlukta… İkinci izlenimin de amaçlar ile uygulama arasındaki tutarsızlıktır. Sanki amaçlar iş ola yazılmış gibi duruyor.
Bu kalkınma planında amaç olarak şöyle yazıyor: “Toplumdaki tüm bireylerin özgüvenli, problem çözebilme yetileri gelişmiş, düşünme ve algılama becerileri yüksek, girişimci ve yenilikçi, demokratik değerleri ve milli kültürü yerleşmiş, iletişim ve paylaşımda rasyonel, sanatsal ve estetik yönünden güçlü duygulara sahip olan, teknoloji okuryazarı, üretken ve mutlu olmasını sağlayacak politikaları gerçekleştirmek temel amaçtır.” İlk bakışta güzel şeyler yazmışlar diyorsunuz. Peki uygulaması?
Kısaca bu amacı bir ele alalım. Ne diyor amaçta? KKTC’deki eğitim sisteminin yetiştireceği bireyler özgüvenli ve problem çözebilme yetisi gelişmiş ve düşünme ve algılama becerileri yüksek olacakmış…
Neredeyse bütün öğretim hayatı boyunca test çözdürülen çocuklar mı problem çözme yetileri gelişmiş ve düşünme becerileri yüksek olacak? Ezberin teşvik edildiği bir sistemde problem çözme ve düşünme becerisi nasıl gelişecek?
Devam edelim amacı irdelemeye… Yetiştireceğimiz bireylerin sanatsal ve estetik yönden güçlü duygulara sahip olacaklarmış… E olsun tabii de, nasıl? Sevgili dostum Salih Sarpten’in dediği gibi 12 senede bir müzik aletini çaldıramayan bir eğitim sisteminde nasıl sanatsal ve estetik yönden güçlü bireyler yetişebilir ki?
Müzik, Resim, Beden Eğitimi ve benzeri derslerin ikinci sınıf muamele gördüğü, çoğunlukla ayrı odaları olmayan, var olanları da sınıfa dönüştürdüğümüz bir okul yapısında hangi estetikten bahsedebiliriz ki?
Çocukların üretken ve mutlu olmasını sağlayacak politikalar gerçekleştirmek temel amaçmış… Üretmek, üretim gibi şeyler bu ezberci sistemde nasıl olacakmış bunu kaleme alanlar eğer kendileri de bilirse bize da anlatsınlar…
Mutlu çocuklar yetiştirecekmişiz. Z Kuşağı sonrası çocukların eğitim gördüğü bugünün teknoloji yoksunu okullarında, “dur, otur, konuşma” uyarıları arasında, sınav bombardımanı altındaki bir ortamda çocukların mutlu olma şansı var mı? Kaç çocuk okula mutlu ve koşa koşa gider?
Kalkınma Planı’nda iş ola yazılmış maddeler bir kenarda dursun hafta sonu yine bu ezberci eğitim sistemimizin kanayan yarası olan kolej sınavı (kolejler değil) yapıldı. En basit ifade ile yukarıda yazdığım Kalkınma Planı’ndaki amaç ile kolej sınavının çelişkisi bile her şeyi açıklıyor.
Kolej sınavına yaklaşık 2250 kişi girmiş… Kısaca bir göz arttım. Yüzlerce çocuk bu sınavdan 50 puanın altında not almış. Yıllardır söylememize rağmen bu sınav sisteminin değişeceği yok. Dolayısı ile çocukları korumak ailelerin görevidir artık… Sınav tarihine kadar yapılan deneme sınavlarından ve çocuğun okuldaki performansı, bir anlamda çocukların sınavı kazanıp kazanmayacağını işaret eder. Hal böyle iken çocukların bazılarını ısrarla bu sınava sokmanın, onlara bu eziyeti çektirmenin mantığı nedir?
Tüm bunların ışığında Kalkınma Planı’nda da yazdığı gibi umarım bir gün çocukların gerçekten mutlu olacakları bir eğitim sistemi yaratabiliriz.
































