Köşe Yazarları

1948’Lİ YILLARDA KIBRIS -4-

(Yelpaze ve iskemle ikramı)

Yazımızın bu bölümünde Hasene Ilgaz’ın “yelpaze” ve “iskemle ikramı” üzerine gözlemlerini aktarıyoruz.

Önce yelpaze üzerine söylenenlere bakalım:

Yelpaze:

“Kıbrıs’ın herhangi bir kazasında vazife veya iş icabı veya mali zaruretler yüzünden sayfiyeye gidemeyenler ister istemez yazın tonlarla terlemeye mahkumdur. Kıbrıslılar buna basit bir çare bulmuşlardır. Bu da yelpazedir. Sokaklarda, caddelerde kadın ve erkeklerin ellerinde hurma dallarından örülmüş yelpazeler görürsünüz. Resmi ziyaretlerden birinde konsolosluk binasına tebrike gelen erkeklerde, kahvelerde, gazinolarda, toplantılarda, alışverişte hasılı her yerde böyle renkli sazlardan örülmüş yelpazeli insanlar gördük. Bu yelpazelerle yüze gelen alev dalgası sağa ve sola itilir, biraz serinlik meydana getirilir. Ev ziyaretlerinde de böyledir.

Kapıdan içeriye girip de kanepenin üzerine oturur oturmaz ev sahibi elinize bakar, eğer elinizde yelpazeniz yoksa ilk ikramı masanın üzerinde duran çeşitli renkte yapılmış yelpazeden birini ince sapından tutarak elinize vermektedir. Ve bundan o kadar memnun kalırsınız ki size bir tatlı, bir kahve, bir dondurma ikram etmeseler de artık ziyanı yoktur. Oturacağınız kadar oturur, konuşur ve elinize verilen yelpaze ile serinler ve giderken ev sahibine teşekkür ederek yelpazeyi bırakabilirsiniz.

Burada tuvaletlerle kullanılan bazı yelpazeler de gördük. Bunlar bize 16’ıncı yüzyıl modasını hatırlattı. Kıbrıslı öğretmen arkadaşlarımızın son gece Viktorya Kız Lisesi bahçesinde şerefimize vermiş olduğu baloda bunların çeşitlerine rastgeldik.

Kıbrıs gecelerinde bir yelpazeye ihtiyaç olmamakla beraber baloda yelpazeler bir süs olarak kullanılıyor.

Üzerleri renkli resimler ve işlemlerle yapılmış olan bu yelpazelerden bazılarının Fransa’dan, İsviçre’den gelmiş olduğunu öğrendik.”

Eskiden, evlere yapılan misafirliklerde misafirin ayağına iskemle vermek bir adetti.

Ilgaz buna “moda” dese de aslında misafire saygı gereği sürdürülen ve şimdilerde ortadan kalkan bir adetti bu.

Kıbrıslıların yaşam tarzını yerinde ve gerçekçi gözlemlerle tespit eden Ilgaz, “iskemle ikramı” hakkında şu notlara yer verecekti yazılarında:

 

İskemle ikramı:                                                                      

“Kıbrıslıların bir diğer ikramı da iskemle takdim modasıdır. Bunun ne olacağını okuyanlarımız şüphesiz ilk defa kestiremezler.

Misafirliğe, gazinoya, kahveye, kulüplere gittiğiniz zaman eğer saygılı bir misafir iseniz derhal ev sahipleri tarafından oturduğunuz yerde ayaklarınızın istirahat etmesi düşünülerek ayaklarınızı dayamak üzere önünüze bir iskemle konur.

Odada, salonda ne kadar misafir çoksa o kadar da fazla iskemle kullanılır. Yeni bir misafir gelince odada misafirin kullanacağı başka bir iskemle veya koltuk kalmasa da ev sahibi ayakların istirahatine vermiş olduğu iskemleyi önünüzden almaz başka iskemle tedarikine başlar. Eğer siz bunu hissederek, kafi miktarda dinlendiğinizi söylerseniz o zaman başka.”

“Kıbrıs Notları” nın yazarı ve dönemin Çorum milletvekili Hasene Ilgaz bir de kahve köşelerinde üç-dört hasır sandalye ile birlikte yaylana yaylana oturan Kıbrıslılara rastgelseydi neler yazardı acaba…

(Devam edecek)

 

Etiketler


İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı