05 Aralık 2016

Proje var ama niyet yok, öyleyse sandalla gezin…

Haber İçi Üst

Kaymakam Kemal Deniz Dana, Lefkoşa’nın sel felaketine kapılmaması için ellerinde 1 milyon lira gerektiren bir projenin olduğunu söylüyor.

Proje dediğin öyle bir günde hazırlanmaz. Bir ayda da hazırlanmaz. Demek ki vaktiyle yapılmış. Ama ellerinde proje olması rağmen hayata geçirmeyi düşünmemişler, geçici tedbirlere başvurmuşlar.

Hatırlarsınız İçişleri Bakanı Nazım Çavuşoğlu göğsünü gere gere, “Sorunu tarihe gömdük” açıklamaları yapmıştı. Tarih daha Ocak ayının 21’iydi. Açtıkları bentleri geliştireceklerini, üstünü taşla kaplayacaklarını falan söylüyordu. Yani olup biten bu bentlerin geliştirilmesiydi.  Sanayi Odası da biçareler, sevinmişler, teşekkür etmişlerdi.

Oysa şimdi baktık ki, o sadece geçici bir çözümmüş. Meseleyi halletmesi mümkün değilmiş. Daha az yağmur yağıyor ama aynı baskın yaşanıyor. Dağdan gelen suyun önü kesildi denmişti, demek ki kesilememiş. Zaten bu devirde, tarihten kalma yöntemlerle açılan kanallarla nereye kadar gidilebilir ki? Hüseyin Celil Doktoroğlu eski dostum, her yağan yağmurda onun için içim sızlıyor. Feryad ediyor; “Artık hiçbir sigorta şirketi benim işletmemi sigorta etmiyor” diye. Bunca insanı kaderlerine terketmek, aklın alacağı iş mi? Bence şimdi zarar gören bu insanlar, ellerinde proje olduğu halde uygulamayanları, dava etmeli. Başka yolu yok.

1 milyon lira… Atla deve değil. Hem de projesi yapılmış. Kafası çalışan, sorunu kökten çözecek bilgi birikimine sahip insanlarımız var. Ama bir; niyet yok, iki; niyet olmadığı için, finansman yaratma gailesi yok. Haftanın her günü bir başka bakan o gezme senin, bu fuar benim gezeceğine, bu işlere kaynak yaratılmalı. Ama bunu yapmak için o koltukların sefa değil, cefa yeri olduğunu idrak etmek gerek. 

YERİN KULAĞI VAR
HELE BİR GELSİN: UBP’li muhalif grup atacağı tüm adımları, Başbakan Küçük’ün ABD dönüşüne endeksledi. Başbakan’ın ülkede olmaması nedeniyle sessizliklerini sürdüren muhalifler, Küçük’ün dönmesinin ardından ilk adımı atmaya hazırlanıyorlar. Dün bir televizyon programında soruları yanıtlayan Hasan Taçoy, bundan sonraki düşünce ve davranışlarıyla ilgili tüm sorulara, “Başbakan hele bir gelsin” yanıtını verdi. Biz de bayağı merak ettik, Başbakan gelince ne olacak diye. Bekleyip göreceğiz…
İKİ KERE DÜŞÜNMELİ: UBP’deki muhalif grupla gayriresmi görüşmeler yaptıklarını açıklayan TDP Genel Başkanı Mehmet Çakıcı’ya tavsiyemiz, iki kere düşünsün. Bunlara güvenip de, erken seçim önergesi vermeden önce işini sağlam kazığa bağlamalı. Yarın öbür gün ansızın tüm sözlerinden vazgeçebilirler. Bizden uyarması…
CTP UBP’YE BENZEMEZ: CTP Genel Başkanı Yorgancıoğlu, eski genel başkan Soyer’in aday çıkacağı iddiaları üzerine, “Taban beni isterse, kimin aday çıkacağına bakmam çıkarım” dedi. Haziran ayında yapılacak kurultay öncesi ilçe kongrelerini sürdüren CTP’nin, UBP örneği önünde dururken öyle bir hata yapacağını sanmıyorum. Zaten bugüne kadar parti içindeki hesaplaşmaları kamuoyu önüne taşımamayı beceren CTP, kaç adaylı bir yarış olursa olsun, UBP’deki gibi olayları yaşamaz…
YAŞASIN KKTC: Hükümet, bu yıl yürürlüğe giren e-pasaportların uyruk hanesine, “Kıbrıslı Türk” ibaresi yerine “KKTC” ibaresi yazılması kararı almış. Bu ne pehriz, bu ne lahana turşusu. Durup durup icat çıkarıyorlar. Türkiye, “T.C.” ibaresini kaldırırken bizimkilerin uyruk hanesine “KKTC” yazması ilginç. Peki ama biz neyiz? Rum, Türk, Maronit hangisi?  Yoksa yıllardır tanıtmak için kıllarını kıpırdatmadıkları KKTC mi demek istiyorlar acaba..?  
ANLAMAK MÜMKÜN DEĞİL:  Vakıflar İdaresi’nde boşalan müdürlük için, kurum içerisinde yıllarını vermiş, deneyimli insanlar varken,  yurt dışından ithal müdür atanmasına kamuoyunda oluşan tepkileri biliyoruz. Benim anlayamadığım ise, bazı köşe yazarlarının ithal müdürün ne kadar donanımlı, ne kadar bilgi ve deneyimli olduğu yönünde yazdıkları makaleler. Yönetim kurulu başkanı Işılay Arıkan’ın ilişkilerini bilmeyen yok. Olay apaçık ortada. Maneviyatı oldukça yüksek olan ve 20 yıldır ülkede olmayan İbrahim Bey’in, kimler tarafından öne çıkarıldığını dünya alem bilirken, onu bu kadar allayıp pullamanın ne gereği var Allah aşkına…
ATUN AÇIKLASIN: Ülkede son günlerde zırt pırt elektrikler kesiliyor. Yok hava koşulları, yok yıldırım düşmesi gibi ilkel nedenler ileri sürülüyor. Diğer yandan El-Sen ise kesintilerin ana nedeni olarak ASKA’yı gösteriyor ve birtakım iddialar öne sürüyor.  Ancak tüm bunlar yaşanırken, sorumlu Bakan Sunat Atun’dan ses seda çıkmıyor. Sayın Atun’un enerjiden sorumlu bir bakan olarak, söyleyecek hiç mi sözü yok..?
VATANDAŞLIK KOLAYLAŞTIRILIYOR: Yurttaşlık yasasına göre, 5 yıl kesintisiz KKTC’de ikamet edenlerin vatandaşlığa müracaat hakkı var. Tek şartı da yılda 40 günden fazla yurt dışında bulunmamak. Şimdi hükümet Meclis’e bir değişiklik göndermiş, diyor ki, bu iş bazılarını mağdur ediyor, onun için yılda 40 güne değil de, 5 yılda 200 güne bakalım. Yani vatandaşlıklar kolaylaştırılıyor. Ama bu uygulama bana sanki birilerine özel yapılmış gibi geldi.

BU NE YAMAN ÇELİŞKİ BÖYLE: Avrupa’daki Eğitim Enternasyoneli’nin KKTC’de bir konferans düzenlemesine Rum tarafındaki tüm öğretmen sendikaları karşı çıkmıştı. Verilen mücadele sonucu konferansı düzenleyecek olan örgüt ETUCE geri adım atmadı ve konferansı Salamis Bay’da yapıyor.  Bizim öğretmen sendikaları da bir açıklamayla bunu anlatmışlar ama yine de konferansın “Rum öğretmen sendikaları ile iş birliğini artıracağından” bahsetmişler. Yani bizzat konferansı engelleyenlerle…. Ve yine dönmüş dolaşmışlar, “Ambargo-izolasyon yalanına sarılan ve Kıbrıs Türk toplumunu aldatanların foyası da ortaya çıktı” demişler. İnsaf da dinin yarısı be öğretmen arkadaşlar. 

BU DA TÜRKİYE’DEN: Gaziantep’in Şahinbey İlçesi Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu “Bakanlığımız uygun görürse, belediye olarak biz de IMF’ye 100 milyonluk kredi açabiliriz”. Bu sözler tabii ki ironi. IMF’nin 100 milyonluk kredi alması diye bir şey yok. Ama siz, Türkiye’nin doğusunda, küçücük bir belde belediyesinin geldiği noktaya bakın. Gaziantep’i, ilçelerini gözümüzle görmesek inanmazdık. Bizde nerede o kararlılık, nerede o yatırımlar… Nüfusunun üçte ikisi gelir düzeyi düşük ailellerden oluşuyor, gecekondularda yaşıyor. Ama o belediye, hizmet verecek kaynağı toplamayı da,  yaratmayı da beceriyor… Biz bunların hiç birini yapamadığımıza göre, bir eksiğimiz var, ama ne?

ZİRVEDEKİLER
Arif Albayrak: Meclis’teki sanatla kültürle haşır neşir tek vekil.  Müze, müze demekten dilinde tüy bitti. Hem kendi eserlerimizi sergileyeceğimiz tek bir sanat müzemiz yoktur, hem de her yıl hiç sıkılmadan Müzeler Haftası kutlarız. Albayrak “Sanat üretiminin üst noktada olduğu bir toplumun bireyleri olarak bizler binlerce yıllık tarihsel zenginliğimize de sahip çıkarak çağdaş ve ülkeye yaraşır bir sanat abidesi yaratmalıyız. Bu ciddi bir tarihsel sorumluluğumuzdur” diyor. İyi ki Kıbrıs’tan birçok medeniyet gelmiş geçmiş de, onların eserlerini olsun sergiliyoruz. Gören de sanacak ki bu memlekette sanat, sanatçı yoktur.

DİPTEKİLER

Akaryakıtta Tinyozluk: Benzinciler Birliği Asbaşkanı Halil Ülkü söylüyor, “Yakın geçmişte 8 kuruşluk bir düşüş yaşanmasına rağmen, hükümet 5 kuruş indirim yaptı”…. Geriye kalan 3 kuruş nereye gitti? Tabii ki dolaylı vergi olarak, haksız bir şekilde bütçeye. Et de ellerinde, bıçak da… Biz de biliyoruz, ama göz göre göre yemeye devam ediyoruz. Hepsi bu.

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil

havadis gazetesi reklam