04 Aralık 2016

“Ne olacak bizim çocuğun işi”

Haber İçi Üst

Radyo Havadis’te dünkü konuğumuz TDP Lefkoşa İlçe Başkanı ve Milletvekili adayı Memduh Çeto idi. Son günlerde kamuoyunda çok tartışılan, “TDP barajı geçer mi” tartışması ve doğal olarak “seçim sonuçlarıyla” ilgili keyifli bir sohbet gerçekleştirdik…
Uzun yıllar sendikacılıkla uğraşmanın verdiği deneyimle, hemen her konuda fikir beyan eden Çeto, ülkenin siyasette geldiği noktayı iki cümle ile özetledi. Toplum, “Ne olacak bizim çocuğun işi” noktasına takılıp kalmış diyen Çeto, TDP olarak seçim süresinde, sadece yapabileceklerinin sözünü verdiklerini ve geçmiş tüm yönetimlerden hesap soracaklarını söyledi…
İlk günden beri ekonomik pakete karşı olduklarını söylemeye devam eden Çeto, hükümet ortağı olarak, Türkiye’ye verilen taahhüt konusunda kendi bakanlarına sorduklarını, onların da böyle bir şey olmadığını söylediklerini savundu. Tabii bu noktada CTP kanadından yapılan açıklamalarla bir çelişki ortaya çıkıyor. Her neyse, iktidara gelmeleri halinde mevcut paket yerine, üniversiteler, sendikalar ve sivil toplum örgütlerinin katılımı ile kendi ekonomik programımızın hazırlanması için çalışma başlatacaklarını ifade etti…

TDP iktidarında, adil, Kıbrıs Türkü’nün özne olacağı ve kaynakların eşit şekilde paylaşılacağı bir düzen kurulacağını söyleyen Memduh Çeto, “Biz tüm topluma yapabileceklerimizin sözünü veriyoruz” dedi. Mevcut sistemi değiştirmenin seçmenin elinde olduğunu söyleyen Çeto, 28 Temmuz’un bu değişimi gerçekleştirmek için önemli bir fırsat olduğunun altını çizdi…
TDP’nin baraj sorunuyla ilgili bir sorunu olmadığını, bu haberlerin “ikizler” diye nitelediği iki parti tarafından kamuoyuna yayıldığını iddia eden Memduh Çeto, 2007, 2009 seçimlerinde de bu tür dedikodular ortaya atıldığını, ama TDP’nin her iki seçimden de oylarını artırarak çıktığını hatırlattı. Lefkoşa ve Mağusa’da geçmiş seçimlere göre oy oranlarının arttığını iddia eden Çeto, TDP’nin 5 ilçede de adından söz ettirdiğinin altını çizdi…
UBP’nin kaybettiği %10-15’lik oyun TDP ve DP-UG arasında paylaşılacağını da iddia eden Memduh Çeto, 28 Temmuz seçimlerinden TDP ile DP-UG’nin oylarını artırarak çıkacağını, bu iki partinin 18 milletvekilliği kazanacağını, geriye kalan 32 vekilliğin ise CTP ve UBP arasında paylaşılacağı iddiasında bulundu. “Biz yıllardır sorulmayan hesabı, toplum adına sormak için seçmenden onay istiyoruz” diyen Memduh Çeto, toplum olarak bundan daha fazla kaybedecek bir şeyimiz olmadığını, halk kendilerine destek verirse, daha önce yaşananların tekrarlanmayacağı sözünü veridi. Bu noktada Memduh Çeto da, aynen Çakıcı gibi, daha önceki dönemlerde 2 kez iktidar ortağı olan TKP’nin mirasını reddeder gibiydi.

YERİN KULAĞI VAR

İRSEN BEY ÇOK EMİN: Dün gazetemizi ziyaret eden UBP Genel Başkanı İrsen Küçük’ü rahat gördük. UBP’nin sandıktan birinci parti çıkacağına inanıyor. Son yapılan yoklamalarda partisinin hızlı bir yükselişe geçtiğini, UBP’nin ardından CTP’nin ikinci sırada, DP-UG’nin ise üçüncü sırada yer alacağı iddiasında… Şunun şurasında seçimlere 4 gün kaldı. Bakalım yılların örgütçüsü İrsen Bey’in bu tahmini tutacak mı?..
BİR İLK OLSUN VE HESAP SORULSUN: Ön izinden muaf tutulmak ne demek? Ya ceza sildirmek?.. İşte söylemekten dilimizde tüy biten partizanlık bu, adam kayırmacılık bu, yasa dışılık bu… “Kaçak işçi çalıştırana 5 asgari ücret ceza” düzenlemesini kendi döneminde yasalaştıran Şerife Ünverdi, bundan bir süre sonra, “Bu cezalar fazla” dediğinde, bu işten caymak üzere olduğunu anlamıştık. Ancak bu iş o kadar kolay değil. Ortada bir yasa ve o yasanın yaptırımları var. Hele de yasayı çiğneyen siyasinin yanında, bir de bürokrat varsa… Çalışma Bakanı Aziz Gürpınar, “Usulsüzlüğü dosya halinde Başsavcılık ve Sayıştay Başkanlığı’na ilettik” diyor. Umalım ki bu defa da incir ipi gibi uzayıp, unutulmasın…

HEDEF UBP DELEGESİ: Sayın Kaşif, seçimle kurultayı bir tutuyor anlaşılan. “Kurultayda delegeden yüzde elli desteğimiz vardı, şimdi bunun üstüne çıktı” diyor. Benim bundan anladığım, UG’cilerin hedef tahtasında, UBP’den kopartamadıkları delege var… Delegeyle seçim kazanılmaz, o bir gerçek, ama ya geri dönmek söz konusuysa?..

BİR YERE YAZDIM: Serdar Denktaş, geçen akşam BRT’de bir söz verdi. Hani şu hem danışman olup devletten maaş çeken, hem de gazetelerde, televizyonlarda boy gösterenler konusunda. “Bizim de basın danışmanlarımız olacak” dedi, ancak hem bunların kimler olduklarını halka duyuracaklarını, hem de bu kişilerin danışmanlık esnasında gazetecilik yapmalarını engelleyeceklerini söyledi. Ben bu sözü bir yere yazdım, olur da iktidara gelirse, takipçisi olacağım…

BU TEZAT DEĞİL Mİ: Her platformda ekonomik pakete karşı olduğunu dile getiren TDP, üç bakanla destek verdiği Sibel Siber hükümetinin, paketle ilgili olarak Türkiye’ye verdiği taahhüt mektubunu bilmesine rağmen sessiz kalması tam bir tezat değil de nedir? Böyle bir mektup verildiğinin ispatlanması halinde, hükümetten bile çekilebileceği sözü veren Çakıcı’nın, hala daha kulağının üzerine yatmasını anlamak mümkün değil…

ŞOVU KİM YAPTI: Fellahoğlu’nun dünkü basın toplantısı öncesinde kürsüye çıkan TDP ve DP’li belediye meclis üyeleri, Fellahoğlu’nun seçimlere sayılı günler kala böyle bir toplantı düzenlemesini CTP’ye destek amaçlı “siyasi şov” olarak değerlendirdiler ve protesto edip toplantıyı terk ettiler…Fellahoğlu ise, iki Meclis üyesinin 28 Temmuz seçimlerde milletvekili adayı olduklarını hatırlatarak, “kimin şov yaptığının takdirini vatandaşlara bırakıyorum” yorumunda bulundu…

RAMON KONUSU NE OLDU: LTB seçimleri öncesinde, Cemal başkan döneminde Ramon reklamcılıkla imzalanan antlaşmayı iptal edeceği sözü veren Kadri Fellahoğlu’nun bu konuda henüz bir adım atmadığını görüyoruz. Fellahoğlu’nun propaganda döneminde verdiği bu sözlere rağmen söz konusu şirket hakkında hiçbir girişimde bulunmaması ise çeşitli dedikoduları da birlikte getirdi. Eminim Kadri başkanın bu konuda söyleyecek bir sözü vardır…

2 YAKASI BİR ARAYA GELMEZ: LTB Başkanı Kadri Fellahoğlu, göreve geldiğinin 100. günü nedeniyle düzenlediği basın toplantısında, belediyenin yıllık 33 milyon gelirine karşın, sadece maaşlar için 56 milyon liraya ihtiyaç olduğunu söyledi. Burada ortaya çıkan gerçek şu. Birtakım radikal kararlar alınmazsa, LTB’nin iki yakası asla bir araya gelmeyecek…

ZİRVEDEKİLER
Birikim Özgür: CTP’nin geniş bir kesiminin katı tutumundan farklı, akılcı, mantıklı bir söylemi var. Söylediklerini inanarak dile getirdiğini de biliyorum. Bakın ne diyor: “Maaş dahi ödeyemeyecek durumda olduğumuz açıktır. Biz ortaya bir vizyon ve program koyarken cari harcamaları yaparken dışa bağımlılığın ortadan kalkacağı bir durumu hedefliyoruz. Bunun için çok çalışmamız ve ekonomiyi büyütmemiz gereklidir. Bunu yaparken bir dış finansmana ihtiyacımız var. Türkiye bize cidden büyük bir yardım yapıyor ve bu bizim bir avantajımızdır. Biz Kıbrıslı Türkler olarak ekonomimizi düzeltmek için Türkiye’nin telkinine ihtiyaç olmadan da onurlu, kendi kararlarını üretme iradesine sahip bir halk olarak plan ve program uygularsak Türkiye’de bundan son derece memnun olur…”

DİPTEKİLER
Hataylılar Bütünleşme Ve Yardımlaşma Derneği: Derneğin açıklaması tek kelimeyle suçluyu kayırma amaçlı. Kalecik’te yaşanan facia, kasti değilmiş de sadece bir kazaymış. Kimse de zaten kasıt var demedi, ama ihmal vardı. Hem de, daha fazla kar amaçlı, bilerek, göstere göstere yapılan bir ihmal. Gösterilen tepki de fazlaymış… Yahu kardeşim sizin doğaya hiç mi saygınız yok? Ya da yasalara? Nerede yaşıyorsunuz acaba? Pes doğrusu…

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil

havadis gazetesi reklam