04 Aralık 2016

Eroğlu ‘aday’ gibi konuştu

Eroğlu ‘aday’ gibi konuştu
Haber İçi Üst
  • “Genel başkan bendim ama harcamaları yapan genel sekreter olarak İrsen Küçük’tü. Parti borç batağındaysa, bunu benden daha izah etmesi gereken Sayın Küçük”

  • “Partinin harcamaları dikkat çekiyor. Her akşam yemekler, kokteyller. Bu para nereden geliyor? Bu araştırılmalıdır”

  • “Siyasi bir çok kişiyi elinden tuttum. Saner ve Atun gibi ihanet edeni çok gördüm, belki bu son olur”
  • “Ahmet Bey istikrarlı bir arkadaşımızdır. Ben Saner ve Atun’un tavrı gibi çok tavır gördüm. Kendiler söz verdi, kendileri caydı”

  • “Küçük partiyi kişiselleştiriyor. Kendisinden olmayanı istemiyor. Oysa ben herkesi kucaklardım”
  • “Bir oyum var, o da Kaşif’in. Bir önceki kurultayda Küçük’ü ben destekledim ama başarısız oldu. Kaşif’e destek versem, Kaşif kazanacaktı”

  • “Ekonomik programı görmedim, bilgim de yok. Bilgim olmadığı için desteğim de yok. Halkın beklentileriyle uyuşan bir program olduğunu da düşünmüyorum. Hazırlamak için hazırlanmış bir program intibası var”
  • “UBP büyümüyor. Ben yüzde 44 oy alan, 26 vekil çıkaran bir parti bıraktım. Transferlerle büyüme olmaz. Bunun için partinin oyunu yüzde 44’ün üzerine çıkarmak gerek”

Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, kurultaya 72 saat kala, başkan adaylarından İrsen Küçük’e yönelik eleştirilerin dozunu da artırdı.

Eroğlu, dün Genç TV’de katıldığı programda, gönlünün Kaşif’ten yana olduğunu açıkça ortaya koyarken, Kaşif’e olan desteğini çeken Sunat Atun ve Ersan Saner’i de “kendisine karşı ihanet içinde” olmakla suçladı.
UBP’nin kendisi tarafından borç batağına itildiğine yönelik eleştiriyi de reddeden Eroğlu, bir borç varsa, bunun hesabını vermesi gerekenin partinin mali işlerinden de sorumlu olan dönemin genel sekreteri İrsen Küçük olduğunu belirti.

“Borcu bana değil Küçük’e sorun”
Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, UBP’nin kendisi tarafından borç batağına itildiğine yönelik ortaya atılan iddiaları yanıtladı.
Partinin mali işlerinden sorumlu olan kişinin dönemin genel sekreteri İrsen Küçük olduğuna işaret eden Eroğlu, “Parti borç batağındaysa, bunu benden daha iyi izah etmesi gereken Sayın Küçük’tür” dedi.
Ayrıca, partinin harcamalarına da dikkat çeken Eroğlu, yapılan harcamaların kaynağının araştırılması gerektiğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Eroğlu, sözlerine şöyle devam etti:
“Ben genel başkan olduğum sürece çekleri bozan, yazan Sayın Küçük’tü. Ben Cumhurbaşkanı adayıydım.
Ben Cumhurbaşkanı olduktan sonra genel sekretere çek defteri verilmedi. İmza yetkisi de İçişleri Bakanı’ndadır. Bütün seçim boyunca yapılan harcamalar, radyo televizyonlara, gazetelere ödenen paralar hep İrsen Bey tarafından yapılmaktadır.
Eroğlu 26 vekille sandıktan çıktı. Gelirimiz devletten aldığımız katkıdır. Ben sandıktan 26 vekil çıkardığım için partinin gelirleri artmıştır. İlçe başkanlarına maaş bile verecek para var şimdi. Bankaya da para yatırıyorlar.
Demek ki, para çok. Ama bunun dışında parti gelir artırıcı uğraş içine girmemişse, bunun kaynağını sormak lazım. Ben çok paranın nereden geldiğini merak ettim, hesabını da partililer sormalı. Her akşam yemekler devam ediyor. Bu yemekleri kim ödüyor, parti mi bu parayı ödüyor, bilemiyorum. Ama bu partiyi ilgilendirir. Üyelerden de para toplanmıyor.
Her gece bir yerde yemek var. Afiyetle yemeklerini de yesinler. Ama ben kaynağını merak ediyorum ve bilmiyorum. Kasa boştu ama iki seçim geçirdik.”

“Atun ve Saner ilk ihanetçiler değil…”
Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, kurultaya kısa bir süre kala, gündemi sarsacak açıklamalarda bulundu.
Siyasi çerçevede birçok kez ihanetle yüzleştiğini ifade eden Eroğlu, gönlünün, Ahmet Kaşif’ten yana olduğunu açıkça ortaya koydu.
Derviş Eroğlu, kurultay yarışında, Başbakan İrsen Küçük’ün karşısında duran Keşif’e olan desteğini çeken Sunat Atun ve Ersan Saner’i de “kendisine karşı ihanet içinde” olmakla suçladı.
Cumhurbaşkanı Eroğlu, şunları söyledi:
“Ben siyasi hayatımda birçok kişiyi elinden tuttum, ihanetle de yüzleştim. Atun ve Saner ilk değil, inşallah son olur.
Ersan Bey’i ilk duyduğum zaman, ‘Zannetmem’ demiştim. Ersan Bey çalışkan bir çocuk. Cumartesi akşamı da Ahmet Kaşif ile ailece yemek yediler. Sonuna kadar birlikte olduğunu belirtti ve Trabzon’a gitti. Belli ki orada bir şeyler oldu.
Sunat Atun’u da siyasete ben soktum. Ama o da Türkiye’ye gitti, geldi, karar değiştirdi. Kaşif’in aday olması için çaba harcayan da Sayın Atun’dur. Mağusalılar Ersan Bey’i Kaşif’in yanındadır diye ayakta alkışlamıştı.
Ahmet Bey istikrarlı bir arkadaşımızdır. Ben Saner ve Atun’un tavrı gibi çok tavır gördüm. Kendiler söz verdi, kendileri caydı.”

“Küçük, partiyi kişiselleştiriyor”
Derviş Eroğlu, dün Genç TV’de katıldığı bir programda, Başbakan İrsen Küçük’ün partiyi kişiselleştirdiğini öne sürdü.
Başbakan Küçük’ün kendisinden yana olmayanları istemediğini ileri süren Eroğlu, bu tavrın, genel seçimlerde partiye zarar vereceğini savundu.
Eroğlu, şu şekilde konuştu:
“Küçük, partiyi kişiselleştirmeye çalıştı. Ben Kaşif’i desteklesem şu anda Başbakan Kaşif’ti. Başbakanlık’ta Küçük bence rahatsız oldu. Benim bir oyum var, onu da Kaşif’e vereceğim. Ama köy köy de gezmedim.
Ben kurultayda bana karşı olanları hep kucakladım. İrsen Bey partiyi kişiselleştiriyor ve kendisinden olmayanları istemiyor. Bu tavır genel seçimlerde partiyi tökezletecek. Kaşif de Küçük de kendisine oy vermeyeni kucaklasın.”

“Transferle büyüme olmaz”
Cumhurbaşkanı Eroğlu, UBP’nin büyümediğini, bunun için partinin oyunu yüzde 44’ün üzerine çıkarmak gerektiğini kaydetti.
Derviş Eroğlu, “Partinin büyümesi üç transferle olmaz. Partinin büyüdüğünü görmek için benim teslim ettiğim yüzde 44 oyun üzerine çıkarmalıdır. Yoksa, elbette transferlerle parti büyümez” şeklinde konuştu.

“Delegeye baskı var”
KADEM’in kurultay kampanyası başlamadan kısa süre önce yaptığı ankete de değinen Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, anketin doğru sonuç vermediğini savundu.
Eroğlu, “KADEM, kurultay kampanyası başlamadan önce anket yapmıştı. Delegelerin çoğu doğru cevap vermek istemez. Araştırmayı kim yaptırıyor, ismimi verirsem ne olacak endişesi var.
Dolayısı ile bu anketin doğru sonuç verdiğini söylemek mümkün değil. İktidarı elinde tutan kişi kim ise, o avantajlıdır ve delege buna cevap vermeyebilir” dedi.

“Desteğim yok”
Derviş Eroğlu, Ekonomi ve Enerji Bakanlığı tarafından yürütülen ve organizasyonunu Manegement Center’in yaptığı 2013-2015 ekonomik programına yönelik yaptığı değerlendirmede “Hazırlamak için hazırlanmış bir program intibası var” ifadesini kullandı.
Ekonomik programı henüz görmediğini dile getiren Eroğlu, medyadan takip ettiği kadarı ile programın ülke koşullarına uymadığını savundu.
Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, ekonomik programa yönelik açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Ekonomik programı görmedim. Görmediğim bir şeye destek vermem mümkün değil. Medyadan takip ediyorum ve bunun ülke koşullarına uymadığını düşünüyorum.
Bu program ülkenin sorunlarını çözmeye yönelik mi? Bilemem. Çünkü görmedim.”

“Tokay’a güveniyorum”
“Kamu Hizmeti Komisyonu’nun 22 Eylül 2012 tarihinde yaptığı Öğretmenlik Sınavı’nda şaibe var” şeklinde ortaya atılan iddiayı değerlendiren Derviş Eroğlu, şöyle dedi:
“Tokay’a çok güveniyorum. Mustafa Bey suçlamayı kabul etmemiştir. İmtihanlarda şaibe olduğu konuşuldu.
Her zaman Kamu Hizmeti Komisyonu’nun sınavlarında şaibe konuşuldu. Mustafa Bey, komisyonun çalışması için izne ayrıldı. İstifa etseydi, komisyon çalışamazdı. Yargının selameti için izne ayrıldı.
Emir Emirkanı’nın da aile huzuru kaçtı.
Ama olay daha farklı. 165 öğretmen alınacak, komisyona 65 öğretmen alma yetkisi veriyor. Bunu da eylül ayında yapıyor. Neden? Bunun nedeni de bellidir.”

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil

havadis gazetesi reklam