06 Aralık 2016

Erken seçim bütçesi mi?

Haber İçi Üst

Bütçe görüşmeleri komitede başladı.

Rakamlarda hemen herkesin dikkatini çeken, personel giderlerindeki artış oldu.

Devletten her ay maaş ve ücret olarak çıkan çek sayısının 70 binlerde olduğunu biliyoruz.

Bakan Tatar’ın açıklamalarına göre, Haziran-Aralık 2013’te, iki kez 100’er lira hayat pahalılığı ödeneceğini düşünürsek, bu, personel giderlerinde 14 milyon civarında bir artışa neden olacak.

Oysa bütçede sadece personel giderleri için, 2012’ye göre 65,5 milyon liralık bir artış öngörülmüş. Bunun içinden verilecek HP’yi çıkarırsak, geriye 50 milyonluk bir artış daha kalıyor…

Peki bu 50 milyon ne için?..

Ben, hükümetin bu miktarı, 2012’de aldığı ve 2013’te almayı öngördüğü geçicilere ödeyeceğini düşünüyorum. Yani sizin anlayacağınız, ne ekonomik program ne kamuoyunun baskısı hükümeti adaletsiz işe alımlardan vazgeçirmeyecek. Baksanıza Büyükelçi, bundan böyle maaşlar için kaynak aktarılmayacağını açık açık söylüyor. Buna rağmen, personel giderlerinde önemli bir artış var.

Eğer devlet, kendi gelirleriyle böyle bir miktara sahipse, bunu neden asgari ücretin artışı için kullanmaz? Hem böylece özel sektör çalışanlarının maaşlarına da bir kaç kuruş yansımış olmaz mı? Çarşı canlanmaz mı? Adaletsizlik bir ölçüde giderilmiş olmaz mı? Ekonomik planlamanın gereği de bu değil mi?..

Ama öyle bir öngörüleri olduğunu tahmin etmiyorum. Halka tasarruf çağrısı yaparken, bir yandan da liyakate bakılmaksızın, arka kapıdan kamunun şişirilmesinin bir tek anlamı var bence.

O da erken seçim…

Okur uyarıyor

Gerçekten yürek ister!..

İstifa etmemekte direnen Cemal Bulutoğluları’na tavsiyemiz, eğer iddia ettiği gibi arkasında halk varsa, istifa edip yeniden seçim yapılmasını sağlamalıdır. Böylece halkın hala daha kendisini isteyip istemediğini anlamış olur…

Cemal Bulutoğluları diyor ki:

Bu işler büyük yürek ister!.. İnsan sağlığını bu kadar tehlikeye atmak, Lefkoşamızı “leş kokulu” bir başkent haline getirmek, salgın hastalıkların kol gezdiği bir Lefkoşa yaratmak, tek tanınmış kurumumuz olan LTB’yi tüm dünyaya “rezil” etmek.
Çalışanları “aç” bırakmak.
Evlatları “aşsız” bırakmak.
Haklısın Cemal başkan tüm bunları yapmak ve hala daha televizyonlara çıkacak bir yüz sahibi olmak, koskocaman bir yürek ister.
O YÜREK de sende var…

YERİN KULAĞI VAR

HAR VURUP HARMAN SAVURDUK: Yarın KKTC’nin kuruluşunun 29. yılını kutlayacağız. Devlet olarak geçen yıllar içerisinde ne yaptığımızın özeti son bir yılda yaşadıklarımızdır. LTB’de yaşananlar, kurultay uğruna kilitlenen devlet yapısı. Torpil, particilik ve çıkar kavgaları. Hırsızlık, cinayet, tecavüz ve uyuşturucunun günlük hayatımızın bir parçası olması. Sadece son bir yıla baktığımda görüyorum ki, 29 yılda, “devlet olma yolunda” ne siyasi ne de sosyal alanda bir arpa boyu yol almamışız…

KENDİ İÇİNİZDE HALLEDİN: UBP Kurultayı ile ilgili olarak Kaşif grubunun mahkemeye yaptığı “ara emri” müracaatı ile ilgili karar, bugün açıklanacak. Mahkeme bugün büyük bir ihtimalle, “gidin sorununuzu kendi yetkili kurullarınızda halledin, bizi parti işlerinize karıştırmayın” gibi bir karar üretebilir…

EROĞLU ADAY GİBİ: Sanki UBP’nin başkan adaylarından biri Ahmet Kaşif değil de Derviş Eroğlu. Köy köy geziyor. Sadece hafta sonları değil, hafta içi de. Gazetelere servis edilen haberlerinde, Kıbrıs konusuna vurgu yaptığı görünüyor. Oysa bu toplantılara muhatap olan, özellikle İrsen Küçük’e oy veren delegeler, Eroğlu’nun ağırlıklı olarak hükümete yönelik eleştirilerde bulunduğunu söylüyorlar. Kaşif mi? Onu ne gören var, ne duyan…

KÜÇÜK SESSİZ: Mahkemelik olan UBP Kurultayı sonrasında Kaşif’çiler harıl harıl çalışırken, Küçük kanadında ise, olası bir ikinci tur için pek bir hareketlilik göremiyoruz. Bu sessizlik, İrsen Küçük’ün mahkemeden çıkacak karardan emin olduğu veya ikinci tur için pek umutlu olmadığı şeklinde yorumlanıyor…

ÇELİŞKİNİN İZAHI YOK: Hani geçen haftanın “Bütçeye ret oyu vereceğiz” diyen Afet Hanım’ı, şimdi bütçe komitesi başkanı olarak, bütçenin hayırlı olması dileklerinde bulunuyor. Ne Afet Hanım, ne de onu yalanlayan Kaşif, bu ani değişikliğin nedenini halka hala açıklamadılar. Nasıl olsa unutulur diye düşünüyorlar herhalde. Kıvıran kıvırana…

ACI REÇETE SADECE VATANDAŞA: Maliye Bakanı Ersin Tatar, “acı reçetede” kararlı olduklarını vurgulamış. İyi de reçetenin acıları hep vatandaşa, ballı kaymaklar ise başkalarına veriliyor sayın bakan. Bu reçetelerde de bir “istikrar” sağlasanız diyoruz. Arada bir de kendiniz için acı reçete yazın da vatandaşın ne çektiğini öğrenin… 

SAYIŞTAY MAĞDURLARI: Yaklaşık 8 aydır eylemlerini sürdüren 5 “Sayıştay mağduru” genç, bir türlü seslerini ilgili mercilere ulaştıramıyorlar. Dün yine bildiri yayınlayıp Başbakan Küçük’e “Bir türlü hakkımızda çıkamayan Başsavcılık yazılı görüşünde, sizin ve/veya müsteşarınızın parmağı var mı?” dediler… Ne diyorsunuz İrsen Bey, bu gençlerin yerine örgüt başkanlarınızın çocukları işe alınmak isteniyormuş bu iddialar doğru mu, bu işlerde sizlerin bir parmağı var mı? Bir açıklayın da, bu gençlerde ne yapacaklarını bilsinler…

İŞİMİZ ŞANSA KALDI: Şans Oyunları ve Piyangolar Dairesi’nin verilerine göre 2007’de 3.5 milyon TL olan piyango satışları, 2011 yılında, 21,2 milyon TL’ye yükselmiş. Gayet normal. Yıllardır doğru dürüst zam almayan vatandaş, umudunu şans oyunlarına bağlamış. Ya çıkarsa…

ZİRVEDEKİLER

Özkan Yorgancıoğlu: “Attıkları her adım, aldıkları her karar mahkemelerden dönen bir hükümetin hepimiz için temel gereklilik olan adalet sistemi üzerinde etki yaratmaya ve gerçek suçluları perdelemeye çalışması beyhude bir çabadır. Bu mahkemeler bir gün gelecek, halkımızın haklarını gasbeden, kaynaklarını çarçur edenleri yargılayıp, mahkum edecektir…”

Serdar Denktaş: Cumhuriyet Meclisi Ekonomi, Maliye, Bütçe ve Plan Komitesi’nde, değerlendirmelerde bulunan DP Genel Başkanı Serdar Denktaş, “hikaye bütçe” olarak değerlendirdiği 2013 bütçesiyle ilgili olarak, bütçe komite başkanının da, bütçeye güvenmediği için oy vermeyeceğini açıkladığını ifade ederek, başkanın sözünde durmasını diledi. Kıvırdılar ya Sayın Denktaş, görmediniz mi?

DİPTEKİLER

Ersin Tatar: Maliye Bakanı Tatar,”Eşelmobilin kaldırılmasını sendika ile konuştum. Bütçemiz açıkçası ortadadır. Bizim rakamlarımız bellidir. Her şey ipliğin ucundadır. Bizim gelirlerimiz de, giderlerimiz de bellidir. Borçlanarak bu katkıyı yapamayız. Çünkü borçlanmak tehlikelidir, ileride devleti batırır. Maliye Bakanı olarak bu konuda dikkatli davranıyoruz” demiş. İyi güzel de sayın bakan, neden devlet de giderlerini azaltma yoluna gitmek yerine, makam araçları, yandaş geçici memur alımına devam ediyor?..

Geciken Adalet: Geçtiğimiz hafta CTP’nin Başsavcılık’ı ziyaretinden sonra da yazmıştım. Cemal Bulutoğluları ve Belediye Meclis Üyeleri aleyhine davalar bir türlü açılamıyor diye. Dün Cemal Özyiğit açıkladı, polis Bulutoğluları’na dava tebligatını 3 ayda yapabilmiş. Bu nasıl bir iş anlayamadık. Yer yerinden oynarken ve en kesin çözümü yargı sağlayabilecekken, bu ağırdan alma ne anlama geliyor? Kurultay mı? E, o da bittiğine göre, şimdi de kurultayın mahkemesini mi bekleyeceğiz? Sade vatandaş olsa, dava çoktan bittiydi. Şimdi geciken adalet, biz Lefkoşa halkını cezalandırıyor…

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil

havadis gazetesi reklam