08 Aralık 2016

Benden destek beklemeyin

Haber İçi Üst

UBP Kurultayı’nın en çok mağdur ettiği alan hiç kuşkusuz eğitim alanıdır…
Düşünün ki, bugün halen daha okullarda öğretmen eksiği vardır.
Onlarca öğretmen daha okullara atanamamıştır.
Siyaset kazanında kaynayan beceriksiz siyasetçiler, eğitimi de kendi “yetenekleri” arasında yerle bir etmişledir.
Bu yerle bir edilen eğitim sisteminin altında ise, ilk etapta öğrencilerimiz kalmıştır.
Veliler de öyle…
İyi niyetle okula hazırlanan öğretmenler de…

Ne işiniz var okulda?
Havadis dün manşetine taşıdı…
“Kurultay” hesapları içerisinde okullara yapılan atamalar arasında, yaklaşık 40 geçici öğretmen ataması var ki dikkat çekiyor.
Tamamen “delege hesabı” üzerine yapılan bu atamalar, eğitim sistemine verilen önemi de gözler önüne serdi.
Onlarda akademi mezunu, pedagojik formasyonu bulunan gençler dışarıda beklerken…
Üniversite hayatı boyunca öğretmen olmayı aklından geçirmeyen…
Bu yönde eğitim almayan…
Pedagoji eğitimi de almayan…
Gençler okullarda ders “vermeye çalışıyor…”
Peki bu gençlerin okulda ne işi var?
Nasıl gittiler o okullara?

Delege baskısı…
Herkes, kurultayı da fırsat bilerek bir ucundan tuttu.
Öğretmenlik yapmaya altyapısı müsait olmamasına rağmen, “maaşının hatırına” torpil için siyasetçiye sarıldı.
Kapıları aşındırdı…
Telefonlara sarıldı…
“Oyum senin” dedi…
Bunun karşılığında da eşini, dostunu, çoluğunu çocuğunu “öğretmen olarak” okullara atamayı başardı.
Eğitim Bakanlığı’nı yönetenler de buna ses çıkarmadı.
Bunu talep ederlerken de, aslında bu vasıflara uymadıklarını da hepsi biliyordu.
Bunu isteyen UBP’liler de biliyordu…
Atanan gençler de biliyordu…

Sayıştay devrede?
Olacak şey mi?
Öğretmen olmak için eğitim alan yüzlerce genç bekleyecek…
Torpili olan ama öğretmen olmak için hiçbir vasfı uygun olmayanlar okulda olacak?
Bu adalet mi?
Peki siyaset dediğimiz kurum, “halktan oy alarak buraya geldim” diyerek, her istediğini yapmaya muktedir mi?
Olmamalı.
Vatandaş olarak kim koruyacak bizi?
Bu noktada Sayıştay Başkanlığı’nın başlatmış olduğu girişim önemlidir.

Kendi çiftliğine alır mı?
Sayıştay Başkanlığı bir rapor hazırlığı içerisinde.
Bu eğilim, “öğretmen olmaya altyapısı yeterli olmayan kişilerin atanmalarına rağmen kamudan maaş almalarının uygun olmayacağı” yönünde…
Bu neye benzer bilir misiniz?
Atlara merakı olan Başbakan’ın, kendi at çiftliğine veteriner değil, Atatürk Öğretmen Akademisi’nden mezun, uzmanlığı da resim olan bir genci istihdam etmesi gibi.
O genç atlardan ne kadar anlarsa, okullara atanan ziraat mühendisi, veteriner de eğitim vermekten o kadar anlar.
Bu nedenle, Sayıştay Başkanlığı bu işe “dur” diyecek.
Siyasetçi de neyi yapıp neyi yapmayacağını bilsin artık.
Her isteyen, makamı mevkisi var diye, bu adımları atmaktan korksun…

Vatandaş da makul olmalı…
Gelelim vatandaşa.
Sen de “talep” etmeyeceksin kardeşim…
Ne için eğitim aldığını bilmiyor musun?
Eğitimin nerede, sen öğretmenlik talep ediyorsun.
Şimdi hep beraber yeni bir “mağdur” grubu çıkacak karşımıza…
“Bizi öğretmen aldılar ama ödemiyorlar…”
Ben peşinen belirteyim ki, asla bu kişilere destek vermeyeceğim.
Nasıl ki kendilerini atayan siyasetçilere tepkiliyim…
Kendilerine de tepkiliyim…
Vatandaş olarak artık bizler de neyi talep edip, neyi talep etmeyeceğimizi öğrenmeliyiz.
Siyasetçiyi de bu duruma sokan, vatandaşın bitip tükenmek bilmeyen, “kılıfına dahi uygun olmayan” teklifleri değil mi…
Bu tartışmada gazeteci olarak benim tarafım belli…
Hak etmeden okullara öğretmen olarak atananlar, maaş almayacaksa, “Neden almayacaklar, alsınlar” demeyeceğim.
Yanlarında da olmayacağım…

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil