Dünkü “Siyaset can sıkıyor” başlıklı yazımda, hükümetin istihdam ettiği 12 geçici ile ilgili olarak Maliye Bakanı Zeren Mungan’ın Meclis kürsüsünden yaptığı, “Tek bir geçici istihdamı yapılırsa istifa ederim” sözünü hatırlatmış ve Sayın Bakanı eleştirmiştim. Sağ olsun açıklama yapma gereği duymuş. Meclis’te yaptığı ve eleştirdiğim konuşmasının, TAK tarafından haberleştirilmiş metnini de gönderip, sözlerinin yanlış anlaşıldığını iddia etmiş… Haber şöyle; “Zeren Mungan geçici istihdamı yapılmayacağı kararlılığını da yineleyerek, ‘bir tane geçici alınırsa, ben yokum’ dedi. Geçici konusunda bir istisna olduğunu, onun da sağlıkla ilgili olduğunu kaydeden Mungan, ihtiyaç olması halinde sağlık alanında geçici istihdamı yapılacağını söyledi…” Yani Sayın Mungan, devlete alınacak geçici işçiler sağlık alanında ise sorun da yok, istifa etmeme gerek de yok mu demek istiyor? Sağlık alanına istihdam ettikleri bu kişiler doktor, hemşire veya herhangi bir sağlık okulundan mı mezundur? Kendilerince doğru olduğunu ve istifasına gerek olmadığını iddia ettiği istihdam edilen bu kişilerin öğrenim durumu ve yaşlarını açıklamasını istersek, çok şey mi istemiş oluruz? Hani, Başbakan Özkan Yorgancıoğlu’nun, “Geçici işe alımları tarihe karıştırdık” sözlerini de hatırlatarak… Yine Sayın Zeren Mungan’ın 21 Nisan 2014 tarihinde Meclis’te yaptığı konuşmayla ilgili haber de şöyleydi; “… ‘Geçici memur almadık, alamazdık da zaten’ diyen Mungan, geçici işçi ve sözleşmeli personel istihdamının yasayla tanımlandığını, yapılacak alımların buna göre yapılacağını söyledi. Çavuşoğlu’nun yerinden sorduğu soru üzerine 12 geçici işçi, 20 civarı sözleşmeli doktor ve e-devlet çalışmaları için 8 geçici için yetki verdiklerini anlatan Mungan, istihdam edileceklerin yazılı ve sözlü sınava katılma şartı olduğunu belirtti…”
Halbuki aynı kabinede yer alan ve istihdamların muhatabı olan Sağlık Bakanı Ahmet Gülle, 24 Nisan’da KKTC Meclisi’nde yaptığı konuşmada, söz konusu istihdamlarla ilgili olarak münhal açılmadığı bir yana, yazılı veya sözlü bir sınav yapılmadığını da kabul ediyordu. Sadece kendisine müracaat edenler olduğunu söylemekle yetiniyordu. Eğer bu ülkede bir şeyleri değiştirmek veya insanları parti rozeti ile değil, bilgi ve birikimleri değerlendirmek niyetinde isek ya söylediklerimizin arkasında duracağız veya hiç konuşmayacağız. Böyle bir kriter ile ve tamamen partizanca istihdamlara devam ettiğiniz sürece sizin o çok eleştirdiğimiz UBP’den ne farkınız kalır ki?..
Bu ülkede alışılmışın değişmesinin vakti gelmiştir. Seçimlerde seçmen size bu değişimi gerçekleştireceğinize inandığı için oy vermiştir. Sizin göreviniz de, seçmene verdiğiniz bu sözleri yerine getirmektir…
İşe alınanlarla ilgili kamuoyunda çeşitli iddialar var. Örgüt başkanı olduklarından tutun da 45 yaş üstü insanlar oldukları konuşuluyor. Eğer bu iddialar doğru değilse çıkıp isim isim açıklayın. Yok eğer Tarım Bakanı Sennaroğlu’nun dediği gibi, “Bu kişiler 2009 tarihinde UBP’nin işten attıklarıdır” diye bir argümanı doğru buluyorsanız, o zaman da gelen bir başka iktidar bu tür gerekçelere sığınıp, başkalarının işine son verdiğinde kimsenin eleştirme hakkı olmayacaktır…
Siyasilerin dün söylediklerinin bir gün sonra tam aksini yaptıklarını çok gördük. Sizin istifa etmeniz ile bir şeylerin düzeleceğine inansam, her gün bıkmadan usanmadan sizin istifanızı isterdim. Ama istifanızın bir şeyleri değiştirmeyeceğini biliyorum. Tek istediğimiz temiz, herkesin eşit şartlarda ve adil bir şekilde hak ettiğini aldığı bir toplum yaratmaktır…
Siz eğer bu istihdamların adil olduğu konusunda vicdanen rahatsanız, birileri yazdı diye istifa etmenize hiç gerek yok. Sizden önce de böyleydi, sizden sonra da böyle olacak. Sözün kısası bu ülkede siyaset böyle gelmiş, böyle de gidecek…
YERİN KULAĞI VAR
KOPSA DA KURTULSAK ARTIK: Zorlu Töre istifa etti, sırada başkalarının olduğu iddia ediliyor. DP-UG Genel Sekreteri Hasan Taçoy, hükümetin pamuk ipliğine bağlı olduğunu söyleyerek, Polis Örgütü Değişiklik Yasa Önerisi’ne ret oyu vereceğini açıklıyor. Pamuk ipliği mi, ispaho mu bilemem ama vatandaş olarak yaptıklarınız, daha doğrusu yapamadıklarınız karşısında sabır taşı bile çatlardı. Olmuyorsa bitirin gitsin. Boşuna milleti oyalamayın…
EN SONUNDA ETTİ: Aylardır DP-UG Milletvekili Zorlu Töre’nin istifa edip etmeyeceği konuşuluyor. Ha bugün, ha yarın istifa edecek diye günlerce gündemi işgal etti. Bütün siyasi hayatını “vatan, millet Sakarya” üzerinden kurgulayan Töre’nin, gideceği partide de huzur bulacağını veya farklı bir siyaset izleyeceğini sanmıyorum da, imzaladığı 500 bin liralık senet ne olacak..?
KONU ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ Mİ: Töre’nin istifasının ardındaki gerçeğin, Anayasa’da yapılmak istenen değişiklikler olduğu ve bundan rahatsızlık duyan başka DP-UG milletvekillerinin de bulunduğu iddia ediliyor. Anayasa’nın değişebilmesi için, 34 vekilin onayı gerekiyor. Töre’nin istifasıyla birlikte 32’ye düşen hükümetin sandalye sayısı, diğer yandan TDP’nin desteği ile 35 sayısına ulaşıyor…
SAMİMİ DEĞİLLER: Bugün 1 Mayıs İşçi Bayramı. Siyasi partiler, sendikalar ve STÖ’ler bildiri üstüne bildiri yayınladılar. Özellikle de siyasi partilerin, yıllardır tam bir “sefalet ücretine” mahkum edilen on binlerce işçi için methiye düzme yarışına girmelerine anlam vermek mümkün değil. Yıllarca iktidarda olanların, bugün kalkıp da işçi haklarından, iş barışından söz etmeleri ne büyük bir tezat…
ARTIK İNANMIYORUZ: UBP adayı Kemal Deniz Dana, yasemin kokan bir başkent getirip Lefkoşalının yüzünü güldüreceğini de iddia etti. Yıllardır birçok aday hep aynı teraneyi söylüyor. Yasemin veya turunç kokusundan vazgeçtik, siz bize kanalizasyon kokmayan temiz bir Lefkoşa yaratın, biz ona da razıyız Sayın Dana…
BAŞKANLARA ZOR SORULAR: Toparlanıyoruz Hareketi, 29 Haziran’da yeniden aday olan mevcut belediye başkanlarına, şeffaflık ve hesap verilebilirlik gereği cevaplandırmaları gereken 17 soru sordu ve Bilgi Edinme Hakkı Yasası gereğince cevap istedi. Cevap verenlerin cevaplarını vermeyenlerin ise isimlerini basınla paylaşılacağı da ifade edildi. Şunun şurasında iki ay kalmış, adamlar zaten zorda, sırası mıydı şimdi bu soruların Allah aşkına. Cevap verseler bir dert, vermeseler bin dert…
ZİRVEDEKİLER
George Roper: KKTC’de yaşayan ve bu yıl ölen kanser hastası George Roper’in arkadaşları, “George Roper anısına Esentepe Fun Run and Ramble” adı altında gerçekleştirdikleri ve bine yakın kişinin katıldığı etkinlikten elde edilen 65 bin 731 TL’lik geliri, Kanser Hastalarına Yardım Derneği’ne bağışladılar…
DİPTEKİLER
KKTC’de Örgütsüz İşçi ve Sözde 1 Mayıs: İşçinin esamesinin okunmadığı KKTC’de siyasetçiler yine bir 1 Mayıs kutluyor. Hem de ne kutlama. İşçiden başka herkesin sesi çıkıyor. Mesajlar sayfalarca. Oysa bu ülkede “Emeğin temsilcisi” olduğunu iddia eden bir parti iktidarda… Yine de işçinin yüzde 90’ı sendikalı değil. Örgütlenmelerini düşünen, bunun için çalışma yapan dahi yok. Ama 1 Mayıs kutlanıyor. Şov olsun da ne olursa olsun…
































