Yüzsüz ve en eski medya - Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Salı, Nisan 23, 2024
Köşe Yazarları

Yüzsüz ve en eski medya

Öyle böyle ama Türkiye’de yine de iyi şeyler oluyor.

İkincidir, yüz nakli yapılıyor…

Başarılı ameliyatların sonucunda, hasta ayağa kalkıp aynaya bakıyor.
Ameliyat masasına başka yüzle yatmış, başka yüzle kalkmış.
Gerçi, ayna kendisini değil Polonyalı bir yüzü gösteriyor ama olsun…
Operasyon başarılı.
Yeni yüze sahip genç adam memnun.
Varsın Türk gibi değil Polonyalı gibi baksın ama yüzü olsun…

Ya yüzü olmayanlara ne demeli?

Türkiye’de Meclis’in yüzü de bir sorun.
Özellikle gençler bu yüzü istemiyorlar.
Ağaç meselesi ile başlayan olaylar, Meclis’in yüzüne kadar uzandı.
Gençler, Meclis’in yüzünü Mustafa Kemal’in yüzü olarak görmüyorlar.
Ama, orda kaç tane yüz var?
Kolay değil.
Bakalım ne olacak?..

Biz başardık…

Bir seçim dönemi geçirdik…
Ahalinin çoğu karma oy kullandı…
Bu yöntemle tam 23 kişinin yüzünü değiştirdik.
Meclise öyle yüz nakli yapıldı ki, meclisin yüzü gençleşti.
Üstelik çoğu yeşil yeşil bakıyor…

Koskoca Meclis’in yüzü kalmamıştı.
Öyle yüzsüz bir Meclis’e öyle neşter vuruldu ki, kansız belasız.
Sandıklar açılınca, yeni yüzler de ortaya çıktı.
Ahalinin çoğu yeni yüzleri beğendi.
Kimileri de dedikoduya sarıldı…

Küçük toplumuz.
Öteden beri dedikodu mekanizmamız iyi çalışır.
Neymiş, Meclis yok çocuk bahçesine dönmüş, yok gençlik parkına.
Kaddafi devrim yaptığında 29 yaşındaydı.
Deniz Gezmiş ilk eylemini 20 yaşında yaptı, sehpaya 24’ünde gitti.
Gazi Mustafa Kemal Samsun’a 40’ı dolmadan çıktı.
Demek, devrim çocuk bahçesinde de yapılır gençlik parkında da…

Dedikodu dedik de…
Söylenti ve dedikodu dünyanın en eski medyası olarak bilinir.
İletişim uzmanları söylenti ve dedikodu üzerine tezler yazmışlar, çalışmalar yapmışlardır.
Şimdiki Facebook ve Twitter ortamı da söylenti ve dedikodu medyasına benzer.
Eğer bu saptama yerinde ise, Facebook ve Twitter ortamı söylenti ve dedikodu medyasının sanal bir ortamı gibidir.
İster sanal ortamda dedikodu olsun, ister klasik anlamda insanların yaptığı söylenti ve dedikodu olsun.
Her iki medya ortamının potansiyel yaratma gücü vardır ve yönetilebilirler.
Her iki medyanın da benzer tarafları çoktur.
Başta kaynak belirsizliği.

Söylenti ve dedikodunun yayılmada ne denli etkili olduğunu anlatan bir fıkra:
Bir adam yaşadığı topluluk içinde hahamla ilgili bir söylenti yayar. Sonradan yapmış olduğu şey ve verebileceği zararlar konusunda etraflıca düşünür. Hahama gider ve hatasını telafi etmek için her şeyi yapmaya hazır olduğunu söyleyerek affını diler. Haham, adama “Kuş tüyü bir yastık al, onu kes ve tüyleri rüzgara savur” der. Adam bunun tuhaf bir talep olduğunu düşünür ama kolay bir şey olduğundan memnuniyetle yerine getirir. İsteğini yerine getirdiğini söylemek üzere hahamın huzuruna geldiğinde haham ona şöyle der, “Şimdi git ve rüzgarda savrulan bütün tüyleri tek tek topla. Çünkü sözcüklerinin vermiş olduğu zararı tüyleri tekrar toplamadan telafi edemezsin.”
(Söylenti ve Dedikodu Yönetimi/Başak Solmaz’ın çalışmasından)


Tepki göster
Bayıldım
0
Bayıldım
Huzurlu
0
Huzurlu
Hahaha
0
Hahaha
Üzüldüm
0
Üzüldüm
Hayran Kaldım
0
Hayran Kaldım
Facia
0
Facia
Web tasarım ve geliştirme : Baba Bilgisayar