En Üst

21 Eylül 2017

Yorgan gitti kavga bitti..!

Haber İçi Üst
Haber Yazı İçi

Tam da dediğim gibi oldu… 28 Temmuz seçimlerinde tarihinin en büyük yenilgisini alan UBP, önceki gün kutladığı 38. yaş gününde, yıllardır “kavgalı” olduğu Derviş Eroğlu’na hürmette kusur etmedi. Cumartesi günü bu köşeden yazdığım “UBP EROĞLU’NA TESLİM” başlıklı yazımda, “siz bakmayın Özgürgün’ün “Partiyi ben yönetirim” dediğine. Aslında olayın böyle olmadığını ve iplerin birilerinin elinde olduğunu o da çok iyi biliyor. Haksız da sayılmaz. Çünkü, 2 yıl sonra yapılacak kurultayı kazanmak istiyorsa, ya ‘abisinin’ isteklerini sorgusuz sualsiz yerine getirecek, ya da yerine bunları yapabilecek bir başka figür çıkarılacak. Bu plan 2015 yılında yapılacak cumhurbaşkanlığı planıdır… Özgürgün günü geldiğinde, ‘sağda birlik’ adına  DP ile de birleşecek, Eroğlu’nun ‘sağın lideri’ olarak Cumhurbaşkanı adaylığını da, bizzat kendisi ilan edecektir.  Zaten başka türlü o koltukta birgün dahi oturamayacağını, o da çok iyi biliyor…” demiştim.

Sağ olsun beni şaşırtmadı. Özgürgün önceki akşam düzenlenen UBP’nin 38. yaş günü töreninde adeta Eroğlu’nun önünde el pençe divan durarak, geleceğini garanti altına almayı başardı. Şimdi diyeceksiniz ki, “Ne olmuş, koskaca Cumhurbaşkanı davet üzerine kutlamalar katılmış, bunda ne kötülük olabilir ki…”… Üstüne üstlük adam UBP’nin “onursal genel başkanı”. Peki ama onursal genel başkan UBP’nin bir önceki yaş gününde niye orada değildi..? Eroğlu, dün UBP’yi sevmiyordu da şimdi mi sevmeye başladı dersiniz acaba?
Şimdi, eğri oturup doğru konuşalım. Serdar Denktaş’ın cumhurbaşkanlığı seçimlerinde “bükemediğim bileği öperim” diyerek Eroğlu’na verdiği desteği çok eleştirmiştik. Sanırım Serdar beyden özür dilemeliyiz. Çünkü bunlar el öpmekle de yetinmediler…
Biraz geriye gidip, Özgürgün’ün kurultaydaki halini, Divan Başkanı olarak, kurultay sonuçlarıyla ilgili olarak yaptığı, “Kurultayı İrsen Küçük kazanmıştır” konuşmasını hatırlayınız. Ve ardından yaşanan mahkeme koridorlarındaki o görüntüleri. Sadece UBP’ye değil, tüm ülkeye kaybettirilen koskoca bir yılı… Bu süreçte Eroğlu ile yaşanan “kavgalar”ı… 28 Temmuz seçimlerinin üzerinden iki buçuk ay geçti. UBP’nin Genel Başkanının dahi seçim kaybettiği, tarihinin en büyük yenilgisini aldığı seçimlerin bu şekilde sonuçlanmasının tek sorumlusu Sayın Eroğlu değil miydi..? Köy köy gezip, UBP’ye oy verilmemesini isteyen, görmediklerine telefon açıp, “Hatırım için UBP’ye değil bir kerelik DPUG’ye oy verin” diyen kimdi acaba. Evet bizler balık hafızalı, hatta Özgürgün’ün dediği gibi biraz da “geri zekalı” olabiliriz. Ama 2-3 ay önce bu ülkede yaşananları unutacak kadar ne balık hafızalı, ne de geri zekalıyız…   
Resme bakıyorum Hüseyin, Eroğlu, Tatar, Dürüst ve daha niceleri… Ağzı kulaklarında “zaferlerini” kutluyorlar… Onur, gurur, vefa yerlerde sürünüyor. Kolay mı koskoca “Onursal Başkan” ile pasta kesme mertebesine erişmişler… Gün bugündür. Eroğlu’nun yoluna taş koyacak İrsen Küçük de gitti. Herkes mutlu ve mesut… Eroğlu ise onlardan daha da mutlu. Onca söze, partinin karpuz gibi bölünmesine neden olmasına rağmen, hala daha önünde el pençe divan duruyorlar… 2015 Cumhurbaşkanlığı seçimlerini kaybetmesine neden olabilecek en büyük rakibini sandıkta bırakıp, siyasetin dışına atma becerisini göstermişti. 2015 için önünde en büyük engel olarak gördüğü Küçük’ü ekarte etmişti. UBP içerisinde kalan birkaç çatlak sesi halletmek artık onun için çocuk oyuncağıydı… 
Ve öyle de oldu. 3-4 yıldır hakimiyetini kaybettiği UBP yeniden onun emrindeydi. 28 Temmuz seçimlerinde herkesçe bilinen ve UBP’yi sandıkta bırakmak için elinden geleni ardına komayan Eroğlu, bugün yeniden UBP’nin tek hakimidir.
Kimse bana masal okumasın… Bu memlekette politika böyle birşey…

 

YERİN KULAĞI VAR

KİM BU GAZETECİLER: Yenidüzen Gazetesi’nden Mert Özdağ, 28 Temmuz seçimleri öncesi UBP Genel Merkezi’nde bazı gazetecilere, zarflar içerisinde paralar verildiğini iddia etti. 2-5 bin TL arası olduğu belirtilen paraların hangi gazetecilere ve neden verildiği ise belirtilmedi. Haberi yapan Mert’in,  UBP’den seçim öncesi para aldığı iddia edilen gazetecilerin kimler olduğunu da bulup, açıklaması şart. Bu durumda herkes töhmet altında. Etrafta gazeteci kılığında o kadar çok “gazeteci” dolaşıyor ki…

ÇAĞLAR ADAY MI:  CTP Güzelyurt milletvekili Mehmet Çağlar, “Kurultay’da aday olmam diyemem” ifadelerini kullanarak, Genel Başkana karşı aday olunmaması için bir gerekçenin olamayacağını belirtti. Yıl sonu yapılması beklenen CTP kurultayında Ömer Kalyoncu’nun adaylık konusunda halen kararsızken, son kurultayda da aday olan Çağlar, seçimli bir kurultayın işaretini verdi. Özellikle de CTP içerisindeki “bıyıklılar” ile “bıyıksızların” kavgasından dolayı ibre Çağlar’a dönebilir…

ZAMMA HAZIR OLUN: Başbakan Yorgancıoğlu, son günlerde kamuoyunda da sıkça tartışılan elektriğe zam haberleriyle ilgili olarak, “Şu an için elektrik zammı konusunda verilmiş bir karar yok” demiş. Ardından da her gün artan fuel-oil ücretlerini gündeme getirmiş. Sizin anlayacağınız bugün, yarın bir zam yok ancak, yakın bir gelecekte okkalı bir zamma hazırlıklı olmakta fayda var… Direnmeyi bilmediğimize göre, bunu da yiyeceğiz.

KİME AİT BİLEN VAR MI: Rum basını, birisi Dörtyol bölgesinde bulunan 629 bin 146 metrekarelik bir araziye Taşınmaz Mal Komisyonu’nun 1 milyon 408 bin 40 Sterlin, Girne’nin Karşıyaka bölgesinde bulunan 65 bin 473 metrekarelik arazi ve iki ev için ise 1 milyon 200 bin sterlin tazminat kararı aldığını yazdı. İyi de bu arazi ve evlerin şu an kimlerin mülkiyetinde olduğunu merak eden var mı? Doğrusu toplamda 3 milyon 170 bin sterlin tazminat ödenen bu yerlerin kimler ait olduğunu şahsen ben merak ediyorum… Hele de Ekmekçi’nin geçtiğimiz günlerde önümüze serdiği tabloyu düşününce… Sahi, o konuda bir açıklama gelmeyecek mi? Demek ki, iddia değil, doğrularmış.

MEMUR İŞTE, VEKİL TATİLDE: Hükümet bugünü çalışanlara idari tatil vermeyi uygun görmedi. Başbakan memurların arife günü tam gün çalışacağını söylerken, KKTC Meclisi çoktan tatile girdi bile. Bugün memur çalışırken, vekillerimiz tatil yapacaklar. Eh bu kadar ayrıcalıkları da oluversin. Koskoca devleti yönetmekten yorulmuş olacaklar…

UMUT İŞTE: FIFA Başkanı ve Uluslararası Humanistler Ligi Fahri Elçisi Blatter, “Futbolla İsrail ile Filistin’i, Kıbrıs’ı birleştirmek istiyoruz” ifadesinde bulunmuş. Haberin detayı yok, yine de umutlanalım diyorum. Belki bunca yıldır, insanların spor yapmasını engelleyen bir örgüt oldukları için utanmış olabilirler.

SAYIŞTAY BİLMİYOR MUYMUŞ: Serdar Denktaş Ercan ihalesini iptal etmeyi kafasına koyunca, Bakan Kaşif de ihale dosyasını Sayıştay’a göndermiş. İncelenecekmiş. Benim anlamadığım, KKTC tarihinin en büyük ihalesi, daha doğrusu özelleştirmesi yapılırken Sayıştay’dan görüş alınmamış mı? Alınmışsa, onay vermiş olması lazım. Yok alınmamışsa, Sayıştay niye var? Bir Bakan’ın evine devlet kasasından binlerce liralık çiçek almasını bile denetleyemeyen bir Sayıştay… Üstelik de harcamaları günü gününe gören bir Kurum. Tabii aynı sorular Başsavcılık için de geçerli. Değneksiz köy olmuşuz vesselam.

 

ZİRVEDEKİLER

Birikim Özgür: CTP Lefkoşa Milletvekili Birikim Özgür, yine sağduyulu, doğru bir yaklaşımla “ KIBTEK özerkleştirilip düzenleme, denetleme ve lisans sağlama fonksiyonları geliştirilmelidir. Vizyoner bir yaklaşımla bütünlüklü bir projelendirme olmaksızın elektriğe yapılacak zam, cinayettir…” demiş…

DİPTEKİLER
Ne Günlere Kaldık:
Ejder Aslanbaba, Havadis Gazetesi’ne verdiği röportajda Haziran ayında yapılacak olan yerel seçimlerde aday olduğunu açıklamış. “Günün Komiği” diye bir başlığımız olmadığından onu dibe koymayı uygun bulduk. Meclis kürsüsünden dolarları sallayarak kendisine rüşvet verildiğini iddia eden, yıllarca gümrüksüz araç kullanan ve daha birçok iddiayla gündem olan Aslanbaba. Bence kesin seçmek lazım. Çünkü bize bu yakışır…

Ülkenin tanınan ve sevilen yazarlarından biri olan Bener Hakkı Hakeri dün gözyaşları içinde son yolculuğuna uğurlandı

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
canlı bahis, maç tahmini, yeni giriş adresleri, bahis danışman