Köşe Yazarları

YOK OLMA KORKUSUNUN YAŞANDIĞI GÜNLER…

Dün, enteresan duygular yaşadığım bir gün oldu.

Bir yanda aile içi “hayırlı” işlerin peşpeşe gelmesinin yarattığı stres ve heyecan, diğer yanda bir üyesi olmaktan gurur duyduğum Havadis ailesinde yaşadığım olağanüstü ama güzel tarihi günler.

Mesleğe başladıktan sonra, okuyucunun beni artık “gazeteci” olarak nitelendirdiği orta gençlik döneminde sendikacılık yapmışlığım da vardır.

Basın Emekçileri Sendikası’nın (Basın-Sen) ayağa kaldırılması ve basın emekçilerine hizmet etmesi için epeyce uğraşmıştık.

Basın-Sen’in bir dönem Genel Sekreter görevine de getirildim.

Amacımız basın işkolunda örgütlülüğü sağlamaktı.

Hedefimiz de basın kurumlarıyla toplu iş sözleşmesi imzalamaktı.

Bu amacımız hiçbir zaman gerçekleşmeyecekti.

Değil toplu iş sözleşmesi imzalamak, hiçbir basın kuruluşuna kabul bile edilmeyecektik.

Sonuç bizim için tam bir hezimetti.

Fakat, yıllarca hep söylenip duracaktık.

Gazeteciler günlerinde veya çeşitli vesilelerle konu gündeme geldiğinde “basın emekçileri örgütlenmelidir” diye laf edecek ama laftan öteye geçemeyecektik.

Dünkü toplantıda söyledim, “ağustos böcekleri gibi zır zır etmekten” öteye geçemeyecektik hiçbir zaman.

 

***

 

Dün, Ali Kişmir başkanlığında Basın-Sen Yönetim Kurulu üyeleri geldiler Havadis’e.

Bir süredir Havadis çalışanlarıyla görüşüyorlardı.

Amaçları, sendikalaşma ve Havadis yönetimi ile toplu iş sözleşmesi imzalanması idi.

Basın-Sen’in Havadis işyeri temsilcisi İlke Davulcu’nun özel gayretleriyle iş kıvama geldi ve dün Havadis’te toplu iş sözleşmesi imzaladık.

Yaşadığım “enteresan” duygular tam da bu noktada oldu.

Yıllarca uğrunda ter döktüğümüz ama başaramadığımız ideallerimiz gerçekleşiyordu.

Buna ben de imza attım.

Fakat küçük bir farkla.

***

Mütevazı toplu iş sözleşmesi imzalanması töreninde sendikacı arkadaşlara söylediğim şu oldu;

“Sizi şu an itibarı ile çok kıskandım. Biz yapamadık ama siz gerçekleştirdiniz. Havadis çalışanlarının artık örgütlü ve toplu iş sözleşmeli olması büyük bir başarıdır. Ve bu başarı size aittir.”

İnsanoğlu bu hayatta idealleri için yaşar.

Para-pul, maddi zenginlik, makam-mevki bize dayatılan tuzaklardır sadece.

Aslolan “örgütlü toplum, çağdaş toplumdur” idealidir.

Genç sendikacı arkadaşlara “Havadis’te komün bir yapı vardır” dedim.

Evet, komün bir yapı vardır.

Aramızda makam ve mevki farkı yoktur. Hiçbirimizin para-pul, maddi zenginlikle ilgili derdi de yoktur

Tek idealimiz vardır.

Gazetecilerin gazetesi olmak.

Yani halkın gazetecileri olmak.

Ailemizin geçimini sağlamak için çalışıyoruz.

Havadis’i ayakta tutmak için olağanüstü bir çabayla mesai harcıyoruz.

Çünkü Havadis’in Kıbrıs Türkü için bir gereklilik olduğunu çok iyi biliyoruz.

Kıbrıs Türkü bunu bize söylüyor.

Her gün ama her gün.

Hele böylesi “yok olma” korkusunun yaşandığı günlerde…

 

Daha Fazla Göster



İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı