Köşe Yazarları

YÖDAK Girdabı!


Çok yazıldı çok söylendi.

YÖDAK adlı kurum, adanın ekonomisinin lokomotif sektörü olarak kabul edilen üniversitelerin; prestijini artırma, bilim hırsızlıklarını önleme, eğitimin kalitesini yükseltme başarısı ile değil de hep söylentilerle, türlü ilginç iddialarla gündeme taşındı.

Bu kurumun başındaki kişinin, yılda 188 gün izin kullandığı iddialarına, asıl hakkım 210 gündür, istesem daha da kullanırdım, cevapları ile kamu görevlilerine “isterseniz siz de bu yollara başvurabilirsiniz” telkinleri yapılarak, kötü örnek teşkil edildi.

İlerici ve aydınların, bence son kalesi konumunda olan Cumhurbaşkanı Akıncı bile açıklama yapıp, kurumun başındaki kişiyi savunarak, onu daha da cesaretlendirdi.

“Adam-kadın” ayrımı yapmak, bu çağda, tabii ki çağ dışı bir yaklaşım olarak kabul görür. Görmelidir de!

Nasıl ki “tek adam”lık karşıtı olmalı isek, “tek kadın” karşıtlığı da çağımızın, demokrasimizin gereği olmak zorundadır.

YÖDAK bir kurumdur ve “tüm ekip” tarafından yönetilmesi gerekmektedir. Tüm demokratik kurumlarda olduğu gibi.

YÖDAK üyesi 6 profesör fikir birliği, ağız birliği ederek “tek insan”lığa karşı çıkmakta ve bu kötü, kabul edilemez gidişe, güçlü bir “dur” çekmektedir.

Bu konu, son zamanların anketlerinde “en güvenilir kurum” ve başındaki en güvenilir kişi olan Cumhurbaşkanı tarafından, artık sonuçlandırılmalı ve lokomotif denilen sektör, kompartıman seviyesine düşürülmemelidir. Raylar yeniden döşenmeli ve tren yoluna son sürat devam ettirilmelidir.

Kurul üyeleri, kurulun başını: “Yasa tanımaz, kollektif değil bireysel çalışan, kurumu, personeli ve kurulu yönetemeyen, tarafsız davranmayan, taraflı davranan, eşitlik ilkesine uymayan, yasaya aykırı bir idari yapılanma oluşturan, resmi teşkilat yapısını yok sayan, yeni bina kiralamasında kurulu hiçe sayarak mal sahibinin çıkarına davranmak ve sözleşmeyi kuruldan onay almadan imzalamak, bazı kararlar üzerinde oynama yapmak” gibi, çok ciddi suçlarla/iddialarla itham etmişlerdir.

Bu savlarını da hem kurulun başındaki kişiye, hem de Cumhurbaşkanına iletmişlerdir.

Hatırlardadır ki; Cumhurbaşkanı Akıncı, eski YÖDAK Başkanı hakkındaki iddialara da sessiz kalmayarak “özel soruşturma memuru” atamış ve soruşturma sonucunda eski başkanı görevden almıştır.

Gerçekleri dile getirip, kamuoyunu aydınlatma görevini yerine getiren gazeteler ve gazeteciler, söz konusu şahıs tarafından dava edilmiş, hatta bu şahıs hızını alamayıp, Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde de aynı davaları işleme koydurtmuştur.

Gerçeklerin; hem “acı”, hem de bir gün mutlaka “ortaya çıkma” gibi bir niteliği ve özelliği vardır.

Cumhurbaşkanımızın bu konuya/olaya/skandala mutlaka el atacağına dair -tabii henüz atmamışsa- inancım tamdır.

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı