Köşe Yazarları

Yine mi İlahiyat Koleji?


Koordinasyon Ofisi meselesi toplumun gündemini oluştursa da Yüksek İdare Mahkemesi(YİM) geçtiğimiz günlerde çok önemli bir karar aldı. KTÖS ve KTOEÖS tarafından YİM’e taşınan dava sonucunda Hala Sultan İlahiyat Koleji’nin mevcut müfredatı ile eğitim vermesinin yasa dışı olduğunu karara bağlandı.

Bu konuda dilimiz döndüğünce bu köşeden Hala Sultan İlahiyat Koleji ile ilgili uyarılarda bulunduk. Ancak dinleyen olmadığı için sonuç bu…

Yüksek İdare Mahkemesi, Mesleki Teknik Öğretim Dairesi’nin(MTÖD) mesleğe yönelik eğitim verecek okullar açması yönünde yetkisi olduğunu ancak MTÖD’ye bağlı Hala Sultan İlahiyat Koleji’nin mesleğe yönelik eğitim yapmadığına karar verdi.

Dini bütün, eğitimli, İngilizce bilen gençler yetiştireceğiz ya! Ne yasaları ne de toplumsal reaksiyonları dikkate almadan kolej programı takip edilen bir “ilahiyat” okulu yarattık.

Haa! Mutlaka bu mahkeme kararına da bir mazeret üretilir, yasalara uydurulur ve Hala Sultan İlahiyat Koleji yoluna devam eder.

Emir büyük yerden gelmiştir. Deniz aşırıdır. Kıbrıs’ta “dini bütün, namaz kılan gençler yetişmelidir.”

***

Bugün olanları anlayabilmek için hafızalarımız zorlayıp biraz gerilere doğru gitmek gerekir. UBP 2009’da hükümete gelir gelmez, 2009-2010 öğretim yılında ilk icraatlarından biri Haspolat Meslek Lisesi’nde Kasım-Aralık aylarında “ilahiyat” bölümü açmasıdır. Öğretim yılının ortasında açılan bu bölüm ile mesleği “imam” olan gençler yetiştirilecekti. Bu yeterli görülmedi ve deniz aşırı gelen baskılar ile “bu ayrı bir okul olmalı” denildi. Bugün Haspolat’taki Hala Sultan İlahiyat Koleji için düğmeye basıldı. Eylül 2013’te bugünkü Hala Sultan İlahiyat Koleji’nde eğitime başlandı ama o güne kadar “dindar gençlik yetiştirme” hedefi göz ardı edilemezdi ve kolej eğitimine geçici bir süre de TED Koleji binasında devam edildi.

Hala Sultan İlahiyat Koleji’nin açıldığı gün dönemin eğitim bakanı Dr. Mustafa Arabacıoğlu; “Kendimi burada yabancı hissediyorum” dememiş miydi? Aslında Arabacıoğlu’nun bu düşüncesi Kıbrıslı Türklerin genel görüşüydü. Dayatma ile oluşan bu okulu Kıbrıslı Türkler içine sindiremediği gibi, çok da bilimsel öngörüler ile kurulmuş bir okul değildir. Yüksek İdare Mahkemesi’nin verdiği karar da budur aslında…

Siz hem bu okul “meslek lisesidir” deyip Mesleki Teknik Öğretim Dairesi çatısı altında faaliyete başlayacaksınız ama daha sonra kökeni “İngiliz Okulu”na dayanan kolej programını bu okula enjekte edeceksiniz. Kan uyuşmazlığı oluştu işte…

Kaldı ki bugün Hala Sultan İlahiyat Koleji’ne devam eden çocukların büyük bir kısmının hazır bulunuşluk düzeyleri kolej programını takip edecek durumda olmadığını herkes biliyor. Son yapılan kolej sınavında TMK’ya son sırada giren öğrencinin notu 87.50, Hala Sultan İlahiyat Koleji’ne ikinci sırada giren öğrencinin notu 85.50, son sırada girenin de 54.25. Yani TMK’ya son sırada giren çocuk, bir kişi dışında Hala Sultan İlahiyat Koleji’ne giren çocuklarından daha yüksek puan almış… Ortada bir yanlışlık yok mu sizce? Yola “dindar gençlik yetiştireceğim” diye çıkarsan ve bunu İngiliz kültürü ile yoğurmaya kalkarsan ortaya karmaşık bir şey çıkar. Durum budur.

Kaldı ki Hala Sultan İlahiyat Koleji’nin ne kadar KKTC Milli Eğitim Bakanlığı’nın kontrolünde olduğunu da benim kafamda ciddi soru işaretleri var. Okulda Türkiye’den atanmış müdür muavinleri olduğu ve okulun bu kişiler tarafından yönetildiği iddiaları var. Umarım bu iddialar doğru değildir.

Peki şimdi ne olacak? YİM’in bu kararından sonra okuldaki müfredat mı değişecek yoksa okulu Mesleki Teknik Öğretim Dairesi’nin altından alıp Genel Orta Öğretim Dairesi’nin altına mı geçirilecek? O zaman da Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Dersi dışında dini içerikli başka dersler verilebilecek mi?

Ne olacağını merakla bekliyorum…




Etiketler

Benzer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı