Kıbrıs konusunda devam etmekte olan müzakere süreci önemli bir dönemece girdi.
Liderlerin Cuma günü ilkini gerçekleştirdikleri yoğunlaştırılmış görüşmeler sonucunda 2016 yılı bitmeden ortaya Kıbrıs konusunda kapsamlı bir çözüm planı çıkabilir.
Gelinen aşamada her iki lider de 2016 yılı bitmeden Kıbrıs sorununa bir çözüm bulma konusunda ortaya ciddi bir irade koymuş durumdadırlar.
Bu noktada liderlere destek verilmesi sürece olumlu katkı koyar.
Şimdikine benzer yoğunlaştırılmış müzakereler en son Talat-Hristofyas döneminde yaşanmış ve o süreçlerde önemli ilerlemeler sağlanmıştı.
Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ve Rum Lider Nikos Anastasiades kendi dönemlerinde de sağladıkları mutabakatlarla birlikte çok daha ileri bir noktada sorunu çözmek için yoğunlaştırılmış müzakerelerde bir araya geliyorlar.
Bu önemlidir.
Bu durumda KKTC hükümetine, meclisine, siyasi partilerine, sivil toplum örgütlerine çok büyük görevler düşmektedir.
Yoğunlaştırılmış müzakere sürecinin sonunda ortaya kapsamlı bir çözüm planı çıkarsa biz çözüme hazır halde olmalıyız.
Çözümle birlikte sudan çıkmış balık gibi olmamak için şimdiden çözüm sonrasına dönük hazırlık çalışmalarına hız vermeliyiz.
Özellikle de hükümetin Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ile uyum içerisinde hareket etmesi gereken bir süreçten geçilmektedir.
Bu süreçte çözüme hazır hale gelebilmek için içte neler yapılması gerektiği konusunu gündeme getirmemiz lazımdır.
Bu çerçevede Cumhurbaşkanı gerekirse öncülük yapmak, hükümet ise ortaya kararlı bir siyasi irade koyarak ciddi adımları hızla atmak durumundadır.
AB’ye uyum çalışmaları bu süreçte değerlendirilmeli, ne yapılıp yapılmadığı belirlenmeli ve eksiklerin giderilmesi için yoğun bir mesai harcanmalıdır.
Öte yandan Federal Devlette çalışabilecek insan kaynaklarımızı gözden geçirmek ve bunları hazır hale getirmek için gereğini yapmak durumundayız.
Özellikle yabancı dil bilen, deneyim sahibi, iyi eğitim almış kişiler belirlenmeli, olası çözümde Kıbrıs Türk halkını Federal Yapı içinde temsil edecek bu kişilerin hazır hale gelmesi yönünde çalışmalar yapılmalıdır.
UBP-DP koalisyon hükümeti ile Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ‘çözüm sonrası’ gündemi ile yapılması gerekenleri masaya yatırmaya başlamalı, koordineli bir çalışma içine girmelidirler.
Bu arada yapılacak bu çalışmalara Türkiye’nin de tam destek vermesi gerekecektir.
Madem ki liderler önlerine 2016 bitmeden çözüm hedefi koydu ve buna Türkiye de destek veriyor, Kıbrıs Türk tarafı olarak şu ya da bu şekilde çözüme hazırlanılmalıdır.
Çözüm birden bire gelir ve bizi hazırlıksız yakalarsa bu bizim için ciddi sorunlar ve sıkıntılara neden olacaktır.
Bunun yaşanmaması için en iyisi kendi evimizi tertiplemeye hemen başlamamamızdır.
Görünen o ki 2016 sonu itibarı ile ya bir Federal Çözüme ulaşılacak ya da başka bir takım arayışlara girilmek suretiyle mevcut durum değişecektir.
Öyle ya da böyle Kıbrıs Türkü dünya ile entegre olmaya hazır olmak zorundadır.
Bunun için geç bile kalınmıştır.
Hemen işe koyulmalıyız.
Yapacak çok işimiz vardır.
































