Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Yıkıcı’nın kararı, işlemeyen adalete  “tokattır”

 

Çok ağır ifadelerle bir yazı kaleme alma arzum var.

Gerçekten…

Neden mi?

Çünkü bu ülkede,”yapanın yanına kar kaldığı” için, bedelini de biz ödüyüruz.

Konuyu hiç kıvırmadan yerel yönetimlere getiriyorum.

Sırf “hesabı sandıkta sorulur”1 dendiği için, kaç beldenin parası talan oldu farkında mısınız?

Kaç Sayıştay Raporu var ki, sonuçlanmadı, bilir misiniz?

Kıvırmadan söyleyim.

Lefkoşa Türk Belediyesi’nin 20 milyon TL’si kayıptır.

Şu ya da bu şekilde belediyeye çöken mafyanın kasasına akmıştır.

Uyduruk hurma budamalar…

Kaldırım boyamalar…

Temizlik işleri…

Mezarlık temizliği ve daha neler neler…

Sadece o da değildir.

Lefkoşa aynı zamanda her ay, ihtiyaç olmamasına rağmen, en az 350 de personeli boşu boşuna ödemektedir.

Ki bu rakamın 500 olduğunu söyleyen de vardır.

Bu enkazın altından kalkmak mümkün müdür?

Bulutoğluları bıraktı kaçtı…

Fellahoğlu 14 ayda, Lefkoşalıdan kırımızı kart yedi…

Mehmet Harmancı’nın halini Allah bilir.

Ya Lefkoşalı?

Yahu Lefkoşalının suçu nedir?

Standart hizmet almaktan yoksun 35 bin insan…

Birileri kötü yönetmiş…

Diğerleri “yasaların” da baskısı ile personel gideri ile ilgili tedbir alamamış…

Tablo ortada.

Bu yüzden Lefkoşa’yı ter edenler var…

Bedelini vatandaş ödüyor

Gerçekten, çağdaş bir kent Lefkoşa gibi mi olur?

Belediye başkanı, anca maaş ödeyip, sponsorla da icraat yaparak kenti ayakta tutabiliyor.

Adalet?

Nah adalet…

Herkes sırtını döndü.

Ortada bir Sayıştay Raporu var…

O kadar.

Bir de şaibeler…

Belediye etrafında gelişen nahoş olayları da hatırlayın…

Tehditler…

Darp…

Sendika seçimlerine müdahale…

Araç yakmalar…

Kimin parası üzerinden?
Vatandaşın…

Demokrasi nöbeti mi dediniz?

Dikilin LTB’nin önüne…

Aylarca kaçmayın…

Kaybolan 20 milyon TL’nin…

Savrulan milyon sterlinlerin…

Fazladan ödenen, bir çoğu verimsiz onlarca personelin hesabını sorun.

 Mesut Yıkıcı
Mesut Yıkıcı

Yıkıcı ilk tokadı attı

Lafı hiç dolandırmaya gerek yok.

Bir daha seçilsin diye Özay Öykün de Yeni Erenköy’ü yerle bir etti.

Ama bu siyaset ne yaptı?

Beldeyi batağa sokan belediye başkanına “sahil” hediye etti?

Neden?

DP’li diye…

Sonuç…

Hizmet alamayan Erenköylü…

Maaş alamayan belediye çalışanı…

Şişmiş bir çalışan kadrosu…

Sorun çözemeyen merkez idare…

Hesap sormayan yargı sistemi…

Vay da hepimize bin lanet olsun…

Cennet bir ada aha böyle cehenneme döner…

Halkın kaynağını heba edenler sefa sürer…Ceremesini de hizmet alması gerekenler çeker.

Sonra bu halk “sandıkta hesap sorunca” adaletin tecelli ettiğini sanar…


yeni erenköy bakanlar kurulu
YAP BOZ TAHTASI: UBP- DP hükümeti, bir önceki hükümetin aldığı kararı bozarak, Erenköy Belediyesi’ne yeniden verilen sahili geri aldı. Anımsadığınız üzere, plaj alanı, bir önceki belediye başkanı Özay Öykün’e verilmişti. CTP- UBP hükümeti döneminde bu karar iptal edilmişti. 30 Haziran 2016’daki kararla, Erenköylüye verilen alan yeniden geri alındı… Özay Öykün’e “ödül olarak” yeniden verilir mi bilinmez…

Yediler koca Erenköy’ü

Yıkıcı, neler yaşadığını özetledi.

Bu statükoya bir tokat attı…

“Makamınızı da mevkinizi de” dedi gitti…

Yıkıcı bir öğretmen…

Okuluna döner…

Kendisini kurtarır…

Yahu Erenköy’ü kim kurtaracak?

Bozulan düzeni kim kuracak?

Hakkı yenen köylünün hakkını kim arayacak?

Belediyeyi yerle bir edenlerden kim hesap soracak?

Yağma Hasan’ın böreği yahu…

Sonra başlar sıralasın giden başkan Öykün:

  • Köyler bağlandıydı…
  • Çöp toplamaya çok para verdiydik
  • Merkezi hükümet yardım etmediydi

Dipkarpaz neçin batmadı o zaman?

İskele ne batmadı?

Lapta ne batmadı?

Neden başkası o hale gelmedi de Erenköy?

Fazla istihdamdan olmasın?

Kaynakların yanlış yatırımlara yönetilmesişnden olmasın?

Eş- dost ahbap ilişkilerinden olmasın?


Gerekçeler bir bir sıralandı

Yıkıcı kapsamlı bir istifa dilekçesi yazdı…

“Alın makamınızı” da dedi, gitti.

Yarın balık tutar, obirgün denize açılır.

1 hafta da ailesi ile tatil yapar…

İki yıllık emeği de heba olur gider.

Bir ay sonra da “oh be kurtuldum” der rahatlar.

Ama bakın iki senede neler yaşamış:

  • Sayıştay 16 yıldır denetlemediği belediyede, işi ağırdan aldı, halen rapor yayınlamadı
  • Katkı payı önceki dönemlerdeki borçlara kesilmeye devam etti
  • Borçlanma çabaları sonuçsuz kaldı
  • Dönemin hükümeti ile yapılan avans ve maaş kesintisi anlaşmasıyla kriz geçici olarak atlatılmıştı.
  • Hükümet ön ödemeli su sayacı, avans konularında söz verdi, yapmadı.
  • Giden de gelen de sorunlara kayıtsız kaldı
  • 2 aydır belediye başkanı ile tek bir hükümet makamı ilgilenmedi

Bugün Erenköy…

Yarın bakalım hangi belediye…

Giden belediye başkanı, kurtulur…

Olan o beldeye olur…

Bakalım bu enkazı kim kaldıracak?

Ki…

Adalet halkın parasını çar- çur edenlerden hesap sormadığı sürece…

Bu yara kapanmaz…

Kamu vicdanında sadece dönemin belediye başkanları değil, görevini eksik yapan, sayıştaydan polise, yargıdan siyasete kadar tüm makamlar da benim vicdanımda suçludur.

Eminim kamu vicdanında da öyledir.