İklim değişikliği artık bir gerçek…
Bundan kaçış yok…
Ani, kısa süreli ama yoğun yağışlara alışkın değiliz. Ancak tüm dünyanın bilim adamları böyle devam edeceğini söylüyor…
Biz sel baskılarıyla tanışalı da 4-5 yıl. Her yıl tekrar tekrar aynı durumlar yaşanıyor. Her seferinde Lefkoşa’yı, bazen de diğer bölgeleri alıp götürüyor.
Yağışlar durduğu andan itibaren de, milyonlarca liralık ihaleler açılıyor, “Önlem alındı bir daha olmayacak” sözleri veriliyor. Hatta Bakanlar, Belediye Başkanları sözde düzenlemelerin önünde fotoğraflar çektiriyorlar.
En iyi bildiğim konu Lefkoşa.
Hepi topu iki dere yatağı var. Her yağmurda taşmakta.
Koskoca Kanlıdere’de bu yok.
Neden?
Çünkü henüz dere yatağının önünü kapatan inşaatlar yapılmadı da ondan.
Ama ya diğerleri… Bile bile derelerin üstü kapatılarak ve de bal gibi partizanlıkla iskana açılan, üstüne milyarlarca liralık inşaatlar yapılan, satılan yerler…
Derelerin korunmasıyla ilgili yasaya rağmen, yasadaki cezai müeyyidelere rağmen…
Girne’nin güneyinde kalan köylerde de aynı durum. Dere yataklarının içi villalarla doldurulmuş. Aynı sorun oralarda da yaşanıyor.
Tam 40 yıldır, hiç ara vermeden tahrip ettiğimiz doğanın sizin keyfinize uymasını mı bekliyordunuz, yoksa seçimleri atlatmayı mı…
Hala ülkenin güncel bir Ülkesel Fiziki Planı yok. İmar Planları yenilenmiyor.
Olsa da bu saatten sonra kim cesaret edip yıkacak onca villayı?..
Haydi onu geçtim; şu anda esas derdim, devletin kaynakları bol keseden akıtılarak yapılan düzenlemelerin neden işe yaramadığı….
Vatandaş olarak ve Bilgi Edinme Hakkı’mı kullanarak hükümete soruyorum;
Şu anda her yağmurda sorun olan o bölgelere iskan izinleri hangi şartlarda, nasıl ve kim tarafından verilmiştir..?
Yasa göz göre göre ihlal edildiği ve suç işlendiği halde, mahkemeye verilen ya da yıktırılan tek bir örnek var mıdır?
2010’dan bu yana dere ıslahı adı altında çıkılan ihalelerin dökümü nedir..?
Devletin kaynaklarından bu iş için kaç kez, ne kadar para harcanmıştır..?
Neden bir işe yaramamaktadırlar..?
O işe yaramayan projeler kime aittir..?
Ya da projelerle, yapılan iş bir tamam uymakta mıdır..?
Onay aşamasında, denetiminde bir eksiklik var mıdır..?
Bilirkişi mi çağırırlar, üniversitelerden yardım mı isterler, her ne ise yapıp, ortaya çıkartsınlar.
Bu soruların cevapları ortaya çıktığında, ben eminim ki, eğer bir beceriksizlik, ya da bir art niyet varsa o da ortaya çıkacak…
Ve sonuçta sadece beni bilgilendirmeye yaramayacak…
Belki bu sayede, sorunun çözümüne de bir katkısı olacak…
Böyle ah, vah etmekle bir yere varılacağı yok…
YERİN KULAĞI VAR
KİMSENİN KIZMAYA HAKKI YOK:
Yıllardır her seçim döneminde siyasi rant uğruna dere yataklarına ev yapılmasına göz yumanlar, önceki gün yaşanan felaketin baş sorumlusudurlar. Suyun önünü kesip villa yapanlar, derelerin akmasını engelleyenler de en az siyasiler kadar sorumludurlar. Onlar ki, bugün perişan olan vatandaşların büyük bir çoğunluğunun oylarıyla iktidara gelenler ve ceplerini dolduranlar.
GTMK’DA NELER OLUYOR:
Güzelyurt Türk Maarif Koleji Müdürü ile ilgili velilerden şikayet var. İddiaya göre, okula yeni atanan müdürün tavır ve konuşmaları, yasaları öne sürerek okul içinde başlattığı despot yönetim anlayışı bazı veliler ve öğrencilerin tepkisine neden olmuş. Kendilerine karşı yakışıksız tavırları ve “kime isterseniz şikayet edin” yollu konuşmaları müdür seviyesine gelmiş bir öğretmene yakıştıramadıklarını söyleyen bir grup veli, Eğitim Bakanı Berova’ya çağrı yaparak olaya el koymasını ve Güzelyurt Türk Maarif Koleji’nde yaşananlarla ilgili, soruşturma başlatmasını istediler, aksi halde çok daha nahoş olaylar olabileceğine dikkat çektiler. Bizden iletmesi…
SANSÜR ÖZLEMİ: Basın örgütlerinin kurduğu Medya Etik Kurulu, Nazım Çavuşoğlu’nun Meclis’e sunduğu Basın Etiği Yasa Önerisi’ne karşı çıktı. Kurul, “Biz zaten basın örgütlerinin iradesiyle kurulduk, özdenetim görevimizi yapıyoruz… Etik yasaya bağlanamaz” diyor. Demokrasinin 4. kuvveti basının etik açısından denetimi zaten dünyanın her yerinde otokontrole bırakılmıştır. İşin evrensel tarafı bu. Ama siyasilerin sansür arzuları da tarihin her döneminde bu şekilde ortaya çıkabiliyor. Önemli olan direnebilmek…
SİZ DE SORUMLUSUNUZ:
Başbakan Yorgancıoğlu’nun verdiği sözleri tutamadığını iddia eden Kamu-Sen ve Hava-Sen, eylem kararı alırken, bundan sonra yaşanacaklardan Başbakan Özkan Yorgancıoğlu’nun sorumlu tutulacağını açıkladılar. Peki ama bu yaşananlardan sizin hiç mi sorumluluğunuz yok? En azından, olmayacak sözlere kanarak, aylarca boş hayaller peşinde koşarak, siz de buna ortak olmadınız mı..?
İSTEYEN İSTEDİĞİNİ SÖYLÜYOR:
Akademi Kıbrıs Gelişim Platformu, 2015 sosyal sorumluluk porjeleri kapsamında, ücretsiz Osmanlıca kursu başlatma kararı almış. Bir bu eksikti. Sahte peygamberlerden sonra, şimdi de Türkiye’de büyük tartışma yaratan bir konu KKTC’ye taşınmak isteniyor. Platform, yüzlerce yıl Osmanlı hakimiyetinde kalmış olan Kıbrıs’ta, Osmanlıca’nın devlet politikası haline gelmesini de istemiş. Ülke, herkesin kafasına ve inançlarına göre istediğini yaptığı bir yer haline geldi. Bunlara dur demek için yetkililer neyi bekliyor Allah aşkına…
DÜNYANIN LANETİ ÜZERİMİZDE:
Daha sel felaketinin etkisini üzerimizden atamazken, bu kez de toz bulutu tehlikesi kapımıza dayandı. Savaşlar, gözyaşları, göçler. Dünyanın laneti bu küçücük ülkenin üzerine çökmüş sanki. Felaketler birbirini kovalıyor. Savaşlardan ve işsizlikten sonra, iklim de yeni bir göç sebebi olacak gibi…
ZİRVEDEKİLER
Vatandaş: Dün sosyal medyada, “Yuh Dediklerim” sitesinde yer alan bir yorum oldukça düşündürücü, bir o kadar da gerçekçiydi. Şöyle yazıyordu yorumda: “Daha yağmur suyunu yönetemeyen sizler, hangi suyu yönetmekten bahsediyorsunuz!.. Sözün bittiği yerdeyiz.” Katılmamak mümkün mü..?
DİPTEKİLER
Gönyeli Belediyesi: Sel birçok insana maddi zarar getirdi. Ama Gönyeli Belediyesi’nin kontrolündeki hayvan barınağında yavru köpekler boğularak hayatlarını kaybettiler. Barınaktan sorumlu bir görevli yok muydu? Neden görevinin başında değildi? Ve neden gereğini yapmadı? İlla da talimat mı verilmesi gerekirdi. Bu sorumsuzluk değil, canilik artık. O hayvanlar en azından kafeslerinden çıkarılsalar ölmeyeceklerdi.
































