Yeşim Salkım: Zor bir kadınım..

14 Temmuz 2018 Cumartesi | 11:10
Yeşim salkım

CANIMI SIKARLARSA CAN SIKARIM:

Ünlü şarkıcı Yeşim Salkım “Zor bir kadınım. Kendi içinde iyi bir kadınım aslında, herkes gibiyim. Biraz canımı sıkarlarsa, can sıkarım. Canım sıkılmazsa,  kimsenin etlisine sütlüsüne karışan biri değilim.” dedi. 

 

Türkiye’nin yıllara meydan okuyan şarkıcılarından Yeşim Salkım son derece samimi bir söyleşiyle dikkatleri üzerine çekti. Eda ve Metin ikilisiyle Bodrum’da “Salı Sallanır” konserlerine devam eden ünlü şarkıcı bir yandan da “Bize  Müsaade  Beyler” adını taşıyan  aldatan ve aldatılmış kişilere özel bir şarkıyla hayranlarının karşısına çıkmaya hazırlanıyor.

Ünlü şarkıcı sevenlerine özel söyleşisiyle bakın neleri anlatıyor:

 

Hayranlarınız bunca yılın akabinde sizi mutlaka değerli bir köşeye koymuştur. Peki, sizce Yeşim Salkım kimdir?

Bende daha bulamadım. Zor bir kadınım. Onun dışında anneyim. Anneliği annemden öğrendim. 28 senedir şarkı söylemeye çalışıyorum. Şarkıcılığı da babamdan öğrendim. Oyunculuğu çevremden öğrendim. Kendi içinde iyi bir kadınım aslında, herkes gibiyim. Biraz canımı sıkarlarsa, can sıkarım. Canım sıkılmazsa,  kimsenin etlisine sütlüsüne karışan biri değilim.  Söz konusu sevdiklerim olunca koruyucu bir tarafım var. Aslında sanıldığının aksine eğlenceli bir kadınım ben. Geçenlerde de Yeşim Salkım kimdir diye sordular; ortaya karışık meyve sepetiyim gibi dedim. Her şeyden biraz var…

 

Çocukluğunuz nasıl geçti?

Yaramaz bir çocuktum. Şımarık değildim. Daha doğrusu büyüklerim bunu söylüyor. Ben şöhretin içine doğdum. Mürebbiyelerle büyüdüm 4 yaşında Fransız Anaokuluna başladım. Özel bir eğitimim oldu. 6 yaşında Fotoroman Kraliçesi seçildim. Saklambaç’ın Fotoroman Kraliçesiydim. 16 yaşında reklam jıngle söylemeye başladım.  Hatta o zamanlar babam izin vermediği için benim yerime reklamda o dönemin en güzel kızlarından biri olan Merve İldeniz oynadı.  Erkek kardeşim var. Çok sevilmiş bir çocuktum. Kalabalık bir ailede büyüdüm ve sevgiyi ailemde gördüm. Sevgisiz bir ortamda hiç olmadım.  Bu yüzden adalet duygum çok gelişti. Sevdiğim bir insana haksızlık yapıldığında mutlaka karşısında beni bulur o kişiler.

 

Babanızla aranız nasıldı?

Katı bir babam vardı.  Aslında Fransızca öğretmeniydi ve çok katıydı. Ama şahane bir babaydı. Bizi çok severdi. İlk defa burada söylüyorum. Ortaokuldaydım, babam gizili gizli gelip bizi kontrol edermiş.  Bir gün teneffüse çıktığımda bir erkek arkadaşım  ile  sohbet ederken beni görmüş,  o zamanki sohbetten ne olacak merhaba merhaba  gençlik sohbetleri. Eve döndüğümde  beni karşısına  aldı  “Seninle  biraz erkekleri konuşalım.” dedi. “Erkek ile kadınlar farklıdır” dedi. Babam çok aydın biriydi. Ben ondan öğrendim kadın erkek farklığını. Her şeyin ilki çok önemlidir. İlk olanı güzel yaşa dedi. Bu bana babamın nasihatiydi. Belki de bu nasihat üzerine ben erkeklerle flört etmek yerine evlenmeyi seçtim.

 

Aşklarınızdan hangisi sizde daha büyük bir iz bıraktı?

Bunun ayrımını yapamam. Hayatıma giren tüm erkeklere çok teşekkür ederim. Hayatıma çok şey kattılar.  Ben aldatılmayı da dibine kadar yaşadım. Hayatta kalabilmem adına, güçlü olabilmem adına  bana çok şey öğrettiler. Çok ağladım, çok sevildim.  Hakan Uzan ile Ürdün’de evlendiğimde adım attığım yerde deve kesildi. Bir sarayda evlendim ben ama saraydan döndüm geldim. Bir oyuncuya âşık oldum. 250 TL yevmiyeye çalışan bir adam ile köpek çiftliğinde evlendim. Nerde kiminle ne şartlarda birlikte olduğunuz önemli değildir. Sevgiyi bununla sınırlandırmazsınız…

 

Kitap hazırlığı yaptığınızı biliyoruz, bu çalışmada bizleri neler bekliyor?

Ekim ayında kitabım çıkıyor. İsmi “Sansürsüz”. Aynı zamanda oyunlaştırılıyor. Tek başıma ben oynayacağım. Dünden bugüne Yeşim Salkım’ın tüm hayatı bu kitapta ve sonrasında sahnede olacak. Benim hakkımda o kadar çok yanlış yargılar bilinen şeyler var ki ben hayatım boyunca külkedisi olmadım. Ben her zaman ailemin göz bebeği,  dünya tatlısı evlatları oldum. Herkes gibi herkes kadar ben bu hayattan payımı aldım. Acı çektim, aldatıldım. Üzüldüm, şahane bir hayatım oldu. Tekneler, özel uçaklara da bindim. Evimde 14 kişi çalıştı. Şimdi 1 kişi çalışıyor.  Daha farklı bir hayat yaşıyorum. Her şeyiyle bu hayatı hazmetmiş biriyim.