Köşe Yazarları

YERİN KULAĞI VAR


BU ÜLKEYE YAZIK:

Önce veto edileceğini bile bile Çaluda’yı bakan olarak önerdi. Ardından “sadece istişare ettim” diyerek rakibi Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sucuoğlu’na kendince “sünnetçi korkusu” verdi. Sonra çıktı Cumhurbaşkanı Akıncı’yı aralarında geçtiğini iddia ettiği konuşmaları basına servis etmekle suçladı. “Özel jet konusunda Erhürman’ın sorularına, “bana ne kızan ama” diyerek “bunları yaz be Ziya” sözlerine bir yenisini ekledi. “Polis raporu henüz hazır değil, gelince sizlerle paylaşacağım” demesinden dakikalar sonra Serdar Denktaş, o gelmediğini iddia ettiği polis raporunu Meclis kürsüsünden okudu. Ve ne yazık ki ülke bir gün önce söylediklerini, bir gün sonra değiştiren bir Başbakan tarafından yönetiliyor, daha doğrusu kendisi yönettiğini sanıyor…

Ersin Tatar
Ersin Tatar

 

VAZ GEÇİN:

Özellikle Türkiye’de salgın konusunda ciddi artışların olduğu bu dönemde yurt dışından gelenlerin karantinasız ülkeye girmelerine izin veren hükümet, kendi vatandaşlarına en büyük kötülüğü yapıyor. Kara kapıları da dahil kuzeye gelenler için 14 günlük karantina şartı yeniden uygulamaya konulmalı. Ama ne yazık ki hükümet, turizm bahanesiyle casinocuların isteklerine boyun eğiyor. Ne diyor Özersay, “1 Temmuz konusunda içim rahat değil”.  Olası bir salgına karşı ne bir hastane, ne de test yapacak yeterli kitimiz var. O zaman oturun ve aldığınız bu kararı yeniden gözden geçirin, yoksa hem ülkeye, hem de kendinize en büyük kötülüğü yapmış olacak ve bunun vebalini ödeyemeyeceksiniz…

 

DÜN DÜNDÜR:

Önce toparlanıyoruz hareketini kurdu, ardından parti kurup seçimlere girdi. Önce dörtlü koalisyonda ortak oldu, ardından onu bozup UBP’ye yama oldu. Halbuki siyasete atıldığı o günlerde ne diyordu  Özersay, “ kimisi mahkemeye kimisi mahalleye”. Ve gün geldi dokunulmazlığını kaldırılmasına ön ayak olduğu vekilin bakan olmasına onay verdi. Cumhurbaşkanı veto etmeseydi bu kişiyle aynı Bakanlar Kurulu’nda oturmayı nasıl hazmedecekti? Yetmedi UBP’nin tüm yasa dışı kararlarını UBP’den çok savunur duruma düştü. Zamanında “kahve bile içmem” dedikleriyle bugün kol kola yürüyor. Ne koltukmuş bu koltuk, söylediklerini bir bir yediriyor adama…

Kudret Özersay
Kudret Özersay

 

OTORİTE HİÇE SAYILABİLİR(!):

Haberci gazetesine göre, İngiltere’den gelenlerin KKTC’de ikametgahı olması şartına rağmen, dün gece gelen uçakta 64 kişinin bu kritere uymadığı tespit edilmiş. Doğrudan ve bile bile yasa ihlali. Londra Temsilciliği neye göre izin vermiş orası da belli değil, “gelsinler de bakarız” mı denilmiş? Eğer bunlara da göz yumulursa, özel jetten ne farkı olacak? Şu ana kadar yalanlanmadı bu haber.  Daha da hukuk devletinden söz edeceksiniz, daha da ‘ben hükümetim’ diye gezeceksiniz. Devletin saygınlığına yeteri kadar gölge düşmedi mi?

 

HÜKÜMET BENİM DEMEK İÇİN:

2 gün önce Alithia gazetesi yazıyor; “Anastasiadis, Akıncı’dan KKTC hükümetinin geçişlerle ilgili aldığı kararı öğrenmek istiyor, Cumhurbaşkanı’nın konuyla ilgili bilgisi olmadığı öğreniliyor…”. Dahası da var, gazete kararın BM’ye de bildirilmediğini iddia ediyor. Olabilir mi diye düşünüyorsun, sonra bir başka haber, Cumhurbaşkanı Dışişleri Bakanı ile görüşüyor, Yeşilırmak kapısının yakında açılacağını söylüyor. Yine tepkiler üzerine geri adım. Neymiş, hükümetmişler de kararları onlar alırmış, Cumhurbaşkanı değil. Rezil olduğumuzla kalıyoruz…

akıncı-anastasiadis

 

DP’DE İLGİNÇ GELİŞMELER: 

DP’nin şimdiki Başkanı Ataoğlu “Ersin Tatar’dan değil başbakan, muhtar bile olmaz” diyor.  Ben bundan Tatar başkanlığında bir hükümete DP’nin asla girmeyeceği manası çıkarıyorum doğal olarak. Diğer taraftan DP uzun bir aradan sonra MYK’sını “hükümet krizi” gündemiyle olağanüstü toplantıya çağırıyor ve tam da bu esnada, Serdar Denktaş, DP’nin Başkanlığından ayrılma kararını yeniden değerlendireceğini açıklıyor. Bana ilginç geldi.

Fikri Ataoğlu
Fikri Ataoğlu

 

ANLAMAK MÜMKÜN DEĞİL:

1960-1963 yıllarını içeren Kıbrıs Radyo Yayın Kurumu arşivlerinde yer alan ve Kıbrıs Türk tarihine ait video kayıtları Cumhurbaşkanı Akıncı tarafından televizyon kanallarına dağıtıldı. Ve ne yazık ki devlet televizyonu BRT tarihi değeri olan bu kayıtları alma tenezzülünde bulunmadı. Kıbrıs Türkleriyle ilgili önemli olayların yer aldığı ve arşiv değeri olan bu görüntülerin devletin televizyonu BRT tarafından niye değer bulmadığını anlayamadık. Belli ki tarihi değere sahip bu görüntüler, sırf Akıncı tarafından dağıtıldığı için birileri, “gitmeyin ve almayın” talimatı vermiş. Devletin televizyonu Cumhurbaşkanı’nı itibarsızlaştırma çabasına bir yenisini eklemiş. Hatırlarsanız, geçen gün de Ersin Tatar’dan Başbakan, Cumhurbaşkanı’ndan “Akıncı” diye bahseden bir haber yayınlamıştı.


Etiketler

Benzer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı