YASAK BİZE, ONLARA DEĞİL:
Nokta Kıbrıs’ın haberine göre Başbakan ve Turizm Bakanı UBP’li bir iş insanının işyerinde mangal partisi düzenlemiş. Fotoğrafı çeken vatandaş, “Mangal dumanı, altında oldukça neşeli görünüyorlardı” diyor. Vatandaşa örnek olması gereken bu ikilinin hem de ramazan ayında, yasakları delip mangal keyfi yapmalarının bir açıklaması vardır diye düşünüyorum…
TATAR’A GÖRE KORONA KABUSU BİTTİ:
Başbakan Ersin Tatar’ın TGRT’deki konuşması “KKTC’de Korona kabusu bitti” kajesiyle verildi. Burada sürekli olarak “sözlerim çarpıtılıyor veya eksik veriliyor” diye basını suçlayan Tatar bu kez de Türkiye basınını mı suçlayacak derken Tatar yine bizi şaşırtmadı ve sözlerinin yine çarpıtıldığını söyledi. Evet, tam olarak böyle söylemiyor ama, söylediklerinden o anlamı çıkartmışlar. Daha bir gün önce “virüs kapımızı çaldı gitti” diyen kendisi değil miydi?
HANGİ TARAMAYLA, HANGİ VERİYLE?:
Güney Kıbrıs’ta işyerlerinin açılması öncesinde rastgele tarama da başlatıldı. Uygulamanın ilk gününde, hiçbir semptom göstermeyen 5 yeni vaka tespit edildi. İşte bizim yapmadığımız, yapamadığımız bu. Elde veri yok, sadece şüphelilere yapılan kısıtlı bir taramayla işyerleri açılıyor. Anlaşılan bütün o kurulları süs olsun diye kurmuşlar. Zira hekimler onlar gibi düşünmüyor…
UCUZ KAHRAMANLAR:
Başbakan, Sağlık Bakanı ve diğerleri hepsi de virüs belasından “kahraman” olarak çıkma derdinde. Özellikle UBP ve HP “kim kahraman olacak” konusunda adeta birbirleriyle yarış halinde. Onlar, bu kahramanlık özentilerini tatmin etmek yerine, vakitlerini salgın nedeniyle işsiz, aşsız kalanların derdine çare bulmak, krizi fırsata çeviren kan emicileri durdurmak için harcasalar bu halk zaten onları kahraman ilan eder…
TOPLANAN YARDIMLAR KİMLERE GİDİYOR?:
Yardım kampanyaları yapıldı, günlerce televizyon kanallarından hatırı sayılır yardımlar toplandı. Ama hala yüzlerce vatandaşımız mali durumlarının iyi olmadığını ve yardım beklediklerini duyuyor ve okuyoruz. Bu iş tek elden yapılacak dendi. Hatta Başbakanlıkta bu konuda bir birim bile oluşturuldu.
O zaman sormak lazım, krizden etkilenenler hala yardım talep ederken, toplanan o yardımlar kimlere gidiyor acaba? Birilerinin çıkıp buna cevap vermesi gerek…
TOPLUMSAL UZLAŞI ŞART:
Ben yaparım olur mantığıyla gittiğiniz sürece, daha çok kez aldığınız kararlardan geri adım atıp vazgeçeceksiniz. Halbuki en başta alternatif görüşlere önem verip aldığınız kararların sorumluluğunu bölüşebilseniz ve tüm kesimlerin fikri alınarak karar üretmeyi becerebilseniz bu sıkıntıların birçoğu yaşanmayacak, siz de bu kadar eleştirilmeyeceksiniz…
NEYİMİZ YETERLİ Kİ:
Öyle bir ülkede yaşıyoruz ki, hayatımız pamuk ipliğine bağlı. Hastanelerimiz, itfaiyemiz, polisimiz, okullarımız yetersiz. En mühimi güvenliğimiz de yetersiz. Bu kadar yetersizliğin arasında ne yazık ki siyasetçilerimiz de yetersiz. Düşünün, daha 2 ay önce yangın çıkan ve yenilendiği iddia edilen hastanede elektrik kaçağından yine yangın çıkıyor…
































