Ülkemizde büyük bir sorun olan yerel yönetimlerin hizmet anlayışı noktasındaki istisnalar olsa da başarısızlık ortadayken, statükonun devam etmesi için demokrasi dışı yöntemler ülkede her seçimde olduğu gibi bu seçimde de en etkili şekilde devam etmektedir.
Kontrolsüz çoğalan nüfus, şehirlerdeki çarpık yapılaşma, altyapı ve üstyapı sorunlarının içinden çıkılmaz hale gelmiş olması, trafik sorunu içinden çıkılmaz bir halde, doğa çevre katlediliyor, sosyal belediyecilik kavramının anlamına uygun yapılmaması ,yetki karmaşası bu sürecin bu şekilde devam etmeyeceğini gösteriyor.
Ülkemizde çarpık yapılaşma nedeniyle şehirlerimizdeki ticaretin sürdürülebilir ve kalıcı olması ile ilgili sorunlar noktasında belediyecilik anlayışının önemi büyüktür.
Şehir yaşamını tercih eden bireylerin şehrin içindeki ulaşım ve trafik nedeniyle şehri terk etmesi, dış göç hareketinin daha çok şehirlere doğru yönelmesi kültürel yaşamı da oldukça etkilemektedir, dikey yapılaşmanın yarattığı altyapı ve trafik sorunu ülkenin en büyük sorunları arasında yer almaya devam ediyor.
Bu çerçevede Merkezi yönetimin yerel yönetimlere kendisinden olması noktasındaki mücadelesinin ötesinde ilerici ve geliştirici proje ve kaynak noktasında yetersizdir.
Yerel seçimleri gerici bir anlayışla taklitçilik yaparak neredeyse beka meselesi gibi sözcükler hükümetin halkın seçme ve seçilme hakkını kullanırken özgür iradesini kullanma noktasında manipüle etmesi kabul edilebilir değildir.
Şehirlerin yaşanabilir sosyo kültürel olarak görünür yeşil alanlarının etkin olabilmesi adına projelerin yarışmasını ve izlenmesi seçmenin öncelikleri arasında olması önemlidir, ancak bu ortamın yaratılmayışı adayların tüm çabalarına rağmen, bazı güçlerin bu durumu çıkarcılık ve statükonun devamı için sığ ve kısır bir anlayışla kendi yandaşlarına empoze etmesi ve bunun sonucu etkilemesi çok da anlaşılabilir değil.
Yaşadığımız şehirler ülkenin marka şehirleri olarak sadece ülkemizde değil yurt dışından gelen konukların ve yurt dışında yaşayan Kıbrıslar içinde önemlidir.
Turizm ülkesi olduğumuz iddia ediyorsak bu çerçevede ülkemize şehirlerimizi köylerimizi çağdaş belediyecilik halkın huzurunu ekonomisini ulaşımını kültür sanat ve sosyal durumunu destekleyici projelerin yarışması ve referans gösterilmesi noktasındaki değerlendirmeyi halkımızın öncelikleri arasına girmesi çok önemlidir.
Yanlış alışkanlıklarımızın sonuçlarını yıllardır çekiyoruz burada meselenin belediyecilik anlayışı ile birlikte hizmetin halkın tamamını ilgilendirdiği noktasında eşit adil ve olanaklardan herkesin faydalanabileceği yeşil alanların artırıldığı trafiksiz şehirler noktasında inandırıcı projeleri ortaya koyan adayları desteklemek ülkede yerel hizmetler noktasında değişimin başlamasını göstereceği de bir gerçektir.
Ülkemizde yaşananların bu sorunlardan bağımsız düşünülemeyeceğini, yerel yönetimlerin hizmet alanı yaşayan herkesin bir şekilde yolunun kesiştiği belediyecilik anlayışının erişilebilir ve sorun çözücü olması için belediye kadrolarının da daha etkin ve planlı çalışma noktasında planlamaya ihtiyacı olduğu ortadadır.
Dünyanın birçok ülkesinde örnekleyerek gelişen çağdaş ve akıllı şehirler oluşturma noktasındaki ortak alanların kullanılmasına halkımızın da ihtiyacı vardır.
Ülkemize ziyarete gelen ziyaretçilerin görebileceği ziyaret edebileceği ulaşabileceği noktalara konforlu bir şekilde ulaşabilmesi ve tekrar ziyaret edebilmesi noktasında tabelaların yolların sokakların belli bir standarda gelmesi çarşılarda ki yürüyüş alanlarının düzenlenmesi engelli alanlarının mutlaka gerçekçi olması, şehir güvenliği için aydınlatmanın mutlaka ivedilikle çözülmesi yaşamı kolaylaştırıcı hizmetlerin bir standart olarak ortaya konması anlayışının belediyecilik anlayışına dönüşmesi için demokratik kuralların işlemesi gerekmektedir.
Belediyeciliğin ülkedeki yanlış politikalar sonucu yoksullaşan halkın evlerine iaşe bırakarak ve durumdan faydalanmak demokrasi dışı ve insani değildir.
Sosyal belediyecilik anlamında herkesin olanaklar çerçevesinde yerel yönetimlerden hizmet ve yardım olmasının yasalar çerçevesinde belirlenmesi ve bu durumun yoksulluk üzerinden fırsatçılık yaratılmasına doğru olmadığını yüksek sesle söylemeliyiz.
Mesele son haftaya girerken toplumumuzun esnafımızın iş insanımızın yerel yönetimlerin hizmet etme noktasında ki göstereceği çabayı desteklemekle birlikte hizmet alma noktasında da eşit adil şeffaf bir yönetim biçimini destekleyeceğini görüyoruz.
Devletin olanaklarını seçim malzemesi yapmadan belediyecilik ve hizmet yarışında olan adayların ülkeye yeni bir enerji katma noktasındaki çabasına destek olmak seçmenin değerlendirmesini önemli bulurum.
Her işte ve konuda olduğu gibi bireyin kurumun kuruluşlarının kendini referans göstereceği bir sözcüğün olduğunu bilmeliyiz, analiz ihtiyaç proje planlama kaynak ve uygulama ortaya koyabilen anlayışın belediyecilikte de yaptıklarımız yapacaklarımızın referansıdır, noktasındaki seçmenin sözcüğün anlamına uygun değerlendireceğine inanmaktayım.
































