Hayırlısı ile bütçeyi de hallediyoruz, artık gündem yerel seçimler. Vatandaş henüz o havaya girmese bile, partilerde yerel seçim havası başladı. Resmi olmayan birçok aday ismi, toplumda tartışılmaya başlandı bile. Bu konuda kolları erken sıvayan ve mevcut başkanlar yanında diğer bölgelerdeki aday tespitlerini yapan ana muhalefet UBP oldu. Genel seçimlerde en yüksek oyu almasına rağmen, muhalefette kalan UBP, yerel seçimlerde aynı başarıyı gösterip, alınan oyların bir rastlantı olmadığını kanıtlamak isteyecektir. Bu da UBP’yi ciddi bir çalışmaya itiyor…
Hükümeti temsil eden dört partinin durumu ise henüz netleşmiş değil. Seçimlere ayrı ayrı mı, yoksa ittifakla mı girecekleri henüz netlik kazanmadı. Bu konuda dört parti temsilcisinin görüşmelere başladıklarını biliyoruz. Bize gelen son duyumlar, önemli bir yol kat ettikleri ve bu görüşmelerin olumlu sonuçlanabileceği yönünde. Yine de herşey belli olmadan bu konuda bir yorum yapmak pek doğru olmaz sanırım…
Yerel seçimlerin bu kadar önemli olmasının bir nedeni, alınacak sonuçların, mevcut hükümetin geleceğini de yakından ilgilendirecek olmasıdır. Şöyle ki, UBP yerel seçimlerde büyük kentlerde elde edeceği bir başarının yanına, geçen seçimlerde kaybettiği bazı kırsal belediyelerde de başarı elde ederse, yeniden hükümete girmek için bir arayışa girecek, yeni formüllerin konuşulacağı bir süreci dayatmaya çalışacaktır.
Ayrıca, bu yıl sonu yapılacak UBP kurultayı için de, yerel seçimlerde alınacak sonuçlar belirleyici olacak. Genel seçimlerden başarı ile çıkan Hüseyin Özgürgün başkanlığındaki UBP’nin ayni başarıyı yerel seçimlerde de göstermesi, Özgürgün’ü diğer başkan adayları karşısında daha güçlü bir duruma getirecektir. Aksi bir sonuç ise, zaten pusuda bekleyen ve Özgürgün hakkındaki iddialar nedeniyle iktidarı kaybettiklerini düşünen UBP’lilerin, yeni bir başkan seçme ve bu yolla yeniden iktidar olma yolundaki iştahlarını kabartacaktır…
Hatırlayınız, hükümet kurma çalışmaları sırasında HP’nin “Özgürgün’ün başında olduğu bir UBP ile hükümet kurmayız” yollu açıklaması, UBP’lileri “neden olmasın” düşüncesine itmiştir. Zaten kurultayda Özgürgün’e karşı aday olacakların en büyük kozu da bu olacak…
Gelelim hükümet ortağı dört partinin durumuna. Hiçbirinin de ( Lefkoşa hariç) İlçelerde bir başarısı yok. Eğer seçim ittifakına girmezlerse, İlçelerde başarı elde etmeleri oldukça zor görünüyor. Hele de, eldeki belediyelerde yaşanacak bir kayıp, hükümetteki ortakları daha da zora sokacaktır…
Sonuç olarak Haziran ayında yapılacak yerel seçimler, geçmiş seçimlere oranla çok daha fazla önem arz etmektedir. Çünkü kazanılan sadace belediye başkanlıkları değil, iktidar da olabilir…
DUNCA BİNBAŞI’NIN VASİYETİNİ BİZ YERİNE GETİRELİM…
Afrin harekatını ve şehit haberlerini içimiz burkularak uzaktan izliyoruz. Ama ne evlere ateş düşüyor, ne hayatlar alt üst oluyor, nice çocuk babasız büyüyor, bunu yaşamayan anlamaz.
Geçtiğimiz gün toprağa verilen Binbaşı Mithat Dunca’nın vasiyeti bu acı hikayelerin birinin detaylarını saklıyordu.

Binbaşı ölmeden önce, bir arkadaşına vasiyet yazmış. Nereye gömülmek istediğinden, Eskişehirspor aşkına ve ödenecek borçlarına kadar.
Ama bir cümlesi var ki, ucu ta buralara ulaştı. Binbaşı, eşinin ve kızının önceden planlanan Kıbrıs seyahatlerini yapmalarını istiyor.
İşte burada bize de görev düşüyor…
Aile acılı…
O vasiyeti hemen yerine getirmeleri mümkün değil. Ama bir süre sonra, kendilerinin kabul edecekleri bir tarihte, Kıbrıs’a gelmelerini biz sağlamalıyız…
Turizm Bakanlığı mı olur, oteller mi olur, birisi şimdiden üstlenmeli. Şöyle dört başı mamur bir tatil.
Ne dersiniz..?
YERİN KULAĞI VAR
DÜĞMEYE BASILDI:
Siyasette sular bir türlü durulmuyor. Dörtlü koalisyonu bozmak için el altından çalışmalar yürtüldüğü konusunda ciddi duymlar alıyoruz. Hatta yakında hükümet kanadı partilerden bazı istifaların yaşanacağı, UBP kurultayı sonrasında ise UBP-HP kolasiyonu için düğmeye basılacağı ciddi ciddi konuşuluyor. Olur mu, olmaz mı bilemiyoruz ama, dörtlü koalisyonu bozmak için birlerinin el altından karıştırdığını biliyoruz…
UFAK DOKUNUŞLAR:
Dörtlü hükümete toplumda oluşan güven ve destek yavaş yavaş kendini acabalara, umutsuzluğa itmeye başladı bile. Bütçenin geçmesiyle birlikte hükümet uzun vadeli işler değil, kısa vadede sonuç alıcı önlemleri hayata geçirmeli, yoksa işleri oldukça zora girecek. Aradan geçen iki ayı, alışma ve bütçe ile geçiren hükümetin, acilen toplumu rahatlatacak ufak dokunuşları yapması, umudu koruması gerekir, yoksa işleri hiç kolay olamayacak. Hele de önlerinde Türkiye ile imzalanan ve hayta geçirilmesi gereken protokol varken…
NASIL VATANDAŞ OLDU:
YDP milletvekili Zaroğlu, istisnai vatandaşlıkların iptali konusunda toplumda huzursuzluk olduğunu söyleyerek, kendsinin KKTC’de 10 yıl yaşadıktan sonra vatandaşlık aldığını, ancak kamuoyunda sanki bir günde vatandaşlık verildiği algısı yaratıldığını belirtti. Askerlik görevini yapmayan, ülkede ne vergi, ne sosyal sigorta kaydı olan Zaroğlu, adaya 2004 yılında öğrenci olarak geldi ve 6 yıl sonra da Eroğlu’nun başbakanlığı döneminde“gerekçesiz”olarak vatandaş yapıldı. Ancak, yıllardır tartışılmış olması, şimdi ona “benim vatandaşlığım yasaldır” dedirtiyor. Bu da ayrı bir konu…
ŞAKA GİBİ:
Nazım Çavuşoğlu, Ülkesel Fiziksel Plan’ın uygulanmasını istemiş. Ben yine hatırlatayım, daha bir kaç yıllık mesele ama, unutmuş olacak; o plan çıktıktan sonra, imar planları hazırlanması gerekirken, zat-ı alilerinin hükümetleri, emirname oyunları oynamakta, özellikle Girne’yi katletmekteydi. Merak ederse, bu konuda yazdığım onlarca yazı var. Şimdi muhalefete düşünce böyle mi oldu. İnandırıcı olun biraz…
BİR İLK:
Güney Lefkoşa’da 2015’de Kıbrıslı Türklere taşlarla, yumruklarla saldırıp yaralayanlardan, araçlara 9 bin euro’luk hasar verenlerden sadece bir tanesi, o da itiraf ettiği için ceza almış. Aldığı 4 ay hapis ve bin euro para cezası sembolik olsa da, yine de bir ilk. Örneğin, Mehmet Ali Talat’a molotof kokteylleriyle saldırıp, yanındakileri yaralayanlardan sadece iki tanesine dava okundu, yaralananlar mahkemeye bile çağrılmadan, yargıç, beraat verdi. En azından bu sefer yargıç, “yaptığınız vatanseverlik olamaz” diyebildi. Ama bu ceza kendilerini caydırır mı? Hiç sanmam.
FRANSA BUNUN İÇİN BÜYÜK DEVLET:
Fransa eski Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy gözaltına alındı. Sebep, 2007 seçimlerinde Libya’dan aldığı 2 milyon euro’luk maddi destek. Kendisine yakın işadamları da, ekibindeki görevliler de bir bir gözaltına alındılar, sorgulandılar. Koskoca cumhurbaşkanı… Ama yasaları var. O yasaları bire bir uygulayan bir sistem var. Kimsenin gözünün yaşına bakılmıyor. Ve Fransa da, bunun için büyük bir devlet…
ZİRVEDEKİLER
Mete Tümerkan: “Evet, Akıncı masaya dönmeli. Ama hangi masaya? Sonuç odaklı müzakerelerin kurgulanması halinde oluşacak bir masaya. Her iki tarafın da çözüm iradesi ortaya koyacağı koşullarda kurulacak bir masaya. Yoksa, çok klasik olacak ama tango tek başına yapılmaz. Bir taraf tango yapmaya çalışırken, diğer taraf twist yaparsa bir şey olmaz”…
DİPTEKİLER
Yasemin Bozkurt: UBP’nin yeni vekillerinden Yasemin Öztürk’ü kürsüde görünce merak ettim, takıldım. Yenierenköy Belediyesi’nin durumunun içler acısı olduğundan, çalışanların 5 aydır maaş alamadıklarından bahsediyordu. Onunla kalsa iyi, hükümete, “Bir an önce bu konuyu halledin” de diyordu. O an şöyle bir durdum… Yeni vekilimiz acaba uzaydan mı gelmişti? O Belediye’nin batma olayının bugün değil, en az 6-7 yıl önce olduğunu, 2014 seçimlerinde seçilen Başkan’ın durumu görerek istifa ettiğini, batıranın da kendi partilerine mensup olduğunu bilmiyor muydu..?
































