Yeniden Venedik – İtalya

5 Haziran 2017 Pazartesi | 10:36

 

Bu, son on yılda Venedik’e yaptığımız üçüncü ziyaret. Eşimin işi dolayısıyle sürekli seyahat etmemiz bir yana, tatil amacıyla da kısa sürelerle venedik’e gitmek gerçekten dinlendirici oluyor. Venedik Marco Polo Uçak alanınmdan bavulunuzla çıkıp sola doğru birkaç yüz metre yürüyüp sahile geliyorsunuz. Daha önceden özel gemi rezervasyonu yaptırmadıysanız ve sıradaki gemi taksiyi de tutmak istemiyorsanız normal dolmuş tipi gemiyle Venedik’e gidebilirsiniz. Gemi yolculuğu yarım saatten az sürüyor. Uçak alanına inişinizle, ilk uğrayacağınız yer olan San Marko Meydanına varmanız bir saati bulmaz

 

Venedik, kuzeydoğu İtalya’da Veneto Bölgesinin başkentidir. Kanalların ayırdığı ve köprülerin birleştirdiği 118 küçük adanın arasında yer alan, Po ve Piave nehirlerinin denize döküldükleri yerde yer alan Venedik Körfezinin içindedir. Bulunduğu yerin güzelliği, mimarisi ve sanatsal değeri yanında körfez ve şehrin bir bölümü, UNESCO’nun Dünya Mirası Sitesi kapsamına alınmıştır.

 

2014 yılında 55 bini aşkın nüfusu olan şehre yakıştırılan isimlerden bazıları şöyle: Adriatikin Kıraliçesi, Su Şehri, Maskelerin Şehri, Yüzer Şehir, Köprülerin Şehri ve Kanalların Şehri.

Ortaçağ ve Rönesans dönemlerinde Venedik Cumhuriyeti önemli Finansal ve denizcilik gücüne sahip bir devlet olarak Kabul edilir. On üçüncü asırdan  onyedinci asrın sonuna kadar İpek, tahıl ve Baharat ticaretinde ve sanatta önemli bir merkez olarak Kabul edilir. Hatta Dünyada ilk finans merkezi olarak şehir devlet Venedik dokuzuncu asırdan gelip on dördüncü asırda en verimli konumuna erişmiş ve kendi tarihinde zengin bir devlet olmuştur. Rönesans döneminde sanat ve mimaride altın çağını yaşamış Venedik devleti, napolyon savaşları ve Viyana Kongresi sonrasında Avusturya İmparatorluğunun egemenliği altına girmiş ve 1866 yılında İtalya Kırallığına bağlanmış. Senfoni ve opera müziği tarihinde önemli bir yeri olan Venedik, Antonio Vivaldi’nin doğum yeridir.

 

 

2016 yılının en güzel şehri seçilen Venedik’teki tatil maceramız Marko Polo Uçak Alanında başlar. Taksi sandalla Büyük Kanaldan Venedik’e girip kalacağımız otelin sokağında iniyoruz. Otele yerleşip Kıbrıs’tan gelecek arkadaş gurubuyla buluşup dokuz kişilik kadroyu tamamlıyoruz. Şubat ayında olmamıza ragmen güneşli ve ılık bir hava var. Akşamın bastırdığı saatlerde buluştuğumuz dostlarla yürüyüşe çıkıp otantik bir yerde yemekle günü noktalıyoruz. Yarın sokakların aşındırılacağı br gün olacak.

 

Venedik’te gezilmeyecek yer, görülmeyecek bina yoktur. Her bina, her sokak ve her meydan yüzlerce yıllık gerçek hikayeler saklar. Bazı hikayeler çok ilgimizi çekmese de bazıları beynimizde yer eder kalır.

 

Dokuzuncu yüzyılı takip eden üç yüz yılda Venedik çok güçlü bir denizcilik devleti olmuş ve Pisa, Cenova ve Amalfi gibi denizlerin hakimi olarak ticaretin büyük bölümünü ele geçirmişti. Adriyatik denizini korsanlardan arındırmış ve Batı Avrupa ile Dünyanın diğer devletleri arasında bir ticaret merkezi olmuştu. Birçok Ege adasıyla Girit ve Kıbrıs dahil Ak Denizde hakimiyet kurmuştu. Bizans İmparatorluğu geriledikçe Venedik güçleniyordu. 1423-1430 yuılları arasında Osmanlılar’ın Selanik’i almak için başlattıkları savaşta venedik, Bizans’I destekleyerek büyük mali kayıplara uğradı. 1453 yılı İstanbul kuşatmasında da aynı durum yaşanınca Fatih Sultan Mehnet, otuz yıl sürecek Osmanlı-venedik savaşını başlattı. Sonuçta doğu akdenizde Venedik yenik düştü ve tüm etkinliğini yitirdi. 1492 yılında Kolombus Yeni Dünyayı keşfetti.Ardından Vasco de Gama, 1497-99 yıllarında Hindistan’a yeni denizyolunu buldu. İngiltere, Fransa ve Hollanda okyanuslara açılıp buldukları yerleri kolonize ettiler. Venedik koloni yarışını kaybedince acı son kaçınılmaz oldu. Ayrıca Veba salgını Venedik’i 1348, 1575 ve 1577 vurup 50 bin insanı öldürdü. 1630 yılındaki İtalyan Vebası Nüfusun üçte biri olan 50 kişiyi öldürdü. Böylece Venedik Dünya Ticaret Markezi olmak rölünü kaybetmiş oldu.

 

Gezinin bir gününü yürümeye ayırdık. Otelden San Marko Meydanına kadar yürüyoruz. Meydanın doğusunda Ermiş Mark Kilisesi yer alır. Romanesk yapı türü özelliklerini taşıyan kilise, meydanın tüm doğu yakasını dolduruyor.  Piazzetta dei Leoncini, kilisenin uzeyinde yer alan açık alan olup adını, 1722’de Alvise Mocenico’nun mermerden yaptığı iki aslandan alır. Biraz ötesinde saat Kulesi yer alır (Torre dell’Orologio). 1499 yılında tamamlanan kulenin sağ yanında 1675 yılında tamamlanan Ermiş Basso Kilisesi yer alır. Sol yanında kuzeye uzanan binalar, Procuratie Vecchie (Venedik Yargıçları) ev ve ofisleriydi. On altıncı asırda yapılan bu binalar, Venedik’in üst düzey memurları ve yargıçlarına verilen binaların zemin katları Cafe ve Dükkan olarak kullanılmaktadır. Meydanın sonunda sola dönünce aynı binaların devamı batı blümünün sonuna kadar uzanır. Meydanın bu bölümü 1810 yılında Napolyon tarafından inşa edildiği için adını Ala Napoleonica (Napolyon Kanadı) koymuşlar.

Tekrar sola dönüldüğünde aynı binalar meydanın güney yakasına doğru uzanır. Bu binalara Procuratie Nuove deniliyor.

 

 

Canal de Grande’nin (büyük kanal) San Marcuola istasyonunun karşısında Fondaco dei Turchi sarayı yer alır.  Onüçüncü yüzyılın ilk yarısında inşa edilmiş ve şehrin en eski saraylarından biri olan Fondace dei Turchi, ince sütun ve kıvrımlı bağlantılarıyla Bizans mimarisi örneklerindendir. Venedik’teki Türk tüccarlar 1621’den itibaren sarayı ticaret merkezi olarak kullanmışlar. 1838 yılına kadar Türkler tarafından kullanılan saraya bir cami ve bir de hamam eklenmiş ve mimarisi kısmen değişmiştir. On dokuzuncu yüzyılın ikinci yarısında binanın üst kısmına kubbe eklemeleri yapılmış. Saray 1923 yılından beri Venedik Doğa Tarihi Müzesi olarak kullanılmaktadır.

Venedik kanallarının en büyüğü, dört kilometre uzunluk, 30-70 metre genişliği olan Canal Grande (büyük kanal) olup kırk beş küçük kanala bağlantısı vardır. Kanalın iki yakasında iki yüzün üzerinde saray yer alır. Kanal üzerinde dört köprü bulunmaktadır. Rialto Köprüsü en eskisi olup on dokuzuncu yüzyıla kadar tek köprüydü. Rialto Köprüsü üzerinde, giriş ve çıkışında alış veriş yapılabilecek çok sayıda dükkân mevcuttur. Ayrıca kanalın manzarası buradan çok ilginçtir.