Köşe Yazarları

YENİ SENARYO “EMİRNAME!”

Eşref Çetinel yazdı...






Senaryo her zaman aynidir: Ortada mutlaka kakalanması gereken bir “rant” vardır. Kurallar kanunlar bu rantın kim yada kimler tarafından kakalanacağı üzerine ve uygunluğunca yapılır.. Payını alan az biraz kenara çekilirken, yerini bir başkası alır..

Senaryoya göre bu memlekette devlet mallarını becerip de yiyemeyenler domuzdur! 1974 sonrası “ganimet” geleneğine uygunluğunca artık kim daha becerikliyse voleyi o vurur!



NE var ki ye babam ha anam derken artık Kuzey Kıbrıs’ta toprak inşaat sektörünün de büyümesi nedeniyle gitgide altınla tartılır oldu! Ki bu toprakların büyük bölümü Rum’dan kaldı! Kısaca bilmeyenler yada unutanlar için bunu da anlatayım: Rumdan kalan ne varsa Önce puanlar, ardından tapulamalar, derken Güney’e göç eden yurttaşlara “eşdeğer mi kıyak mı artık çetelesi tutulamaz hale gelen uygulamalarda köyler, evler, topraklar pay edildi..

Kuzey’den Güney’e göç eden Rum nüfus tutun ki 150 bin kişiydi. Güneyden Kuzey’e göç eden Türk ahali ise 50 bin falan… Haliyle köyler topraklar “boş” kaldı ki doldurulup sahiplendirilmeleri için TC’nin Güneyinden “yeni Türkler” ithal edildi! Önce “tahsisler” yapıldı, sonra tümden tapular verildi. Alan kapan kazandı! Hakkı yenenler, hatta kahrından ölenler oldu!..

HA ötesi mi? Bir ömür bu memleket için çalışanlar, Rum’la mücadele edenler, beş parasız yaşam savaşı verenler de kaybettiler.. Sadece tarih kitaplarında hamaset dolu hatıralarıyla hikâyeleri kaldı!

VESSELAM 1974 Barış Harekâtının lafzına ve tarihine tüküren yağma ve yüz karası ganimet olayı yaşandı.

Tutun ki yaşandı ve bitti! Hayıflansak, pişman da olsak 1974’den sonra bu ülkede günahı sevabıyla ne yapılmışsa “Kıbrıs Türk toplumu yaptı.” Devlet de kurdu Anayasa da yaptı. Hatta doyamadığı için her yıl seçim de yaptı seçtiklerine memleketi yönetme yetkisi verdi..

OYSA Memleket mazbut ama insanlar lâhayırdı! Şöyle ki bu memleket hâlâ pisliğe doyamadı! Trafik kazalarına doyamadı! Vergi kaçırmaya doyamadı! Alavereye dalavereye doyamadı! Üniversite kurup öğrenci harçlarını söğüşlemeye doyamadı! Esrara fuhuşa doyamadı! Rant ekonomisine doyamadı! Kumarhanelere, betofislere doyamadı! Dolandırıcılığa mazbata mağduru olmaya doyamadı!

Ve bu memleket “İmar İskân’a da doyamadı! Bu yolda “harcanan topraklara, deniz sahillerine, çarpık yapılaşmalara da doyamadı!

SONUNDA “bari elde kalanları kurtaralım bir nizama sokalım dendi ve “Mağusa, İskele, Yeniboğaziçi “Emirnamesi” için düğmeye basıldı İçişleri Bakanı Ayşegül Baybars ekibini oluşturdu, gerekli toplantılarını yaptı, ilgili planlamacıları seferber etti müteahhitlerin görüşlerini aldı ve çalışmalar başladı… Fakat: Hani yukarıda sözünü ettim ya! Bu ülkede hiç değişmeyen bir senaryo var ki onu aşamadı, üstesinden gelemedi! Nitekim şimdilerde değişmeyen o “senaryonun” filmini seyrediyoruz!

NİTEKİM “Emirname” nedeniyle Koalisyon Hükümetini oluşturan iki Parti’nin başkanları anlaşamıyorlar! Yani Sn. Başbakan Tatar ile yardımcısı Sn. Özersay ciddi ciddi tartışıyorlar! Çünkü uzun süredir üzerinde çalışılan çarpık yapılaşma ile toprak rantını önlemeye yönelik “Emirname” konusunda anlaşamıyorlar.. Yani ve biline ki mutlaka birinden birinin tam da Cumhurbaşkanlığı seçimlerine giderken siyasi rantını olumsuz etkileyecek yeni bir senaryo yazıldı!

…BU memleket küçük! Güzelyurt’ta Hüsnü efendi yellense Mağusa’da işitilir. Nitekim fısıltılar bu kez de Emirnameye “Yahudi parmağı” atıldığını yayıyorlar!.. 1974 sonrasının değişik versiyonları vizyona girmiş! Rantın büyüklüğü o “büyüklükten” pay kapacak olanların çıkarları söz konusuymuş! Hısım akraba ilişkileri varmış!

Yani ne? KKTC’nin yağmalanması henüz sona ermedi! Bu nedenle bu memlekette daha çok “Emirname” yapılır “emirname” bozulur fakat hepsi de “rant ekonomisine” dayanır!

 

 







Başa dön tuşu