Köşe Yazarları

Yeni hükümetten ilk talep!

Düştüydü, düşecekti söylentileri gerçek oldu.

Demek ki ateş olmayan yerden duman çıkmazmış! Şimdi herkes “gülünç” açıklamalar yapmakla meşgul. Yok öyle dürüstmüşler de yok böyle! Hadi canım siz de! Aklınız 15 ay sonra mı başınıza geldi? Herkes size dememiş miydi; “DP ile asla olmaz diye?” Yine saçma sapan açıklamalarla sağa sola saldırmış ve yaptığınız kötü işi “normal” göstermeye çalışmıştınız. İnşallah yine daha büyük bir hataya düşüp de UBP ile hükümet kurmaz ve kulp olmazsınız!

Bu düzen, bu sistem değişmeden, hükümeti kuran partiler değişirse, halka hiçbir yararı olmaz, olamaz. Bu soygun, vurgun, peşkeş olayını sonlandırmak çok kolay ve masrafsızdır.

Nasıl mı? Birlikte bakalım:

KKTC’de bulunan Devlet Emlak ve Malzeme Dairesi, adı üzerinde bir dairedir ve 15/1987 sayılı yasası gereğince Maliye Bakanlığı’na bağlıdır.

Bu dairenin yasasında kuruluş amacı şöyle tanımlanmaktadır:

– Devlete ait taşınır ve taşınmaz malları edinmek,

– yönetmek,

– kontrol ve muhafaza etmek,

– taşınmaz malların kira bedellerini saptamak ve tahsil etmek,

– kurumların, araç, gereç, kırtasiye, döşeme-demirbaş ve her türlü taşınır, taşınmaz mal ve malzeme gereksinimini temin etmek,

– imal etmek,

– ambarlamak,

– kaydını tutmak ve

– denetimini yapmaktır.

Koyulaştırıp altını çizdiklerimi; ganimet bulmadıysanız, gökten düşmediyse ya da kötü niyetle peşkeş çekmeyecekseniz, mutlaka İHALE yöntemlerinden biri veya birkaçı ile edinmek veya saptamak veya temin etmek MECBURİYETİNDESİNİZ.

Keza, muhafaza ederken ya da imal ederken de, eğer bir mal/hizmet kullanacaksanız, bakımını yaptıracaksanız, İHALE usullerinden birini mutlaka kullanmak zorundasınız.

Tabii devletseniz veya en azından “olmak” iddiası taşıyorsanız! Ha, unutmadan, bir de bu daireden sorumlu kişi Serdar Denktaş değil ise! Ciğeri kedinin boynuna as, sonra da bütün kalmasını bekle! Çok safsınız çok!

Neyse devam edelim:

Sonradan, yasayı çıkaranların pişman oldukları ve geniş çaplı bir değişiklik düşünerek 14 Mart 2016 tarihli Kamu İhale Yasası’nı, HADIM ETME/KISIRLAŞTIRMA amacı güdenler, bu değişiklik senaryosunu boşuna planlamamışlardır.

15 Kasım 2016 tarihinde yürürlüğe giren bu Yasa’da, hangi kurum/kuruluş/daire/idare/makamın, nasıl ve ne şekilde ihaleye çıkacağı açıkça belirlenmiştir.

Devlet Emlak ve Malzeme Dairesi de açıkça ve çok net olarak bu kapsamda sayılanlardan biridir.

20/2016 sayılı Kamu İhale Yasası’nın 4(1) maddesi (Bakanlıklara bağlı daireleri) kapsam içine almakta, bununla da yetinmeyip 4(2) maddesinde “KİRALAMA VE KİRAYA VERME İŞLEMLERİ yasa kapsamında gerçekleştirilir” demektedir.

 Bu kadar açık ve net olan yasa maddelerini Başsavcılığa yorumlatmak gerekir mi? Bu da ayrı bir tartışma konusudur.

 Fakat sorulmuş ve savcılık da aynı doğrultuda görüş vermiştir. Daha ne olsun? Önünüzde hiçbir engel yok.

Şimdiye kadar devlet malının tutanın elinde kalması ve kapişari yöntemiyle heba edilmesi bu esasların uygulanmamasından dolayıdır.

Devlet kurumlarının ihtiyacı olan mal ve hizmetlerden olan; kırtasiye, akü, araba lastiği, araç sigortalanması, araç, toner gibi birçok malzeme, Devlet Emlak ve Malzeme Dairesi marifetiyle, İHALE usullerinden biriyle alınırken (Merkezi İhale Komisyonu web sayfasından görülebilir), parasal tutarı bunlardan kat kat fazla olan KİRALAMA/KİRAYA verme işlemleri neden ihaleye çıkılmadan peşkeş çekilmektedir?

“Akü alımında ihaleye çıkılır” diyen bir madde olmaması (DEMD yasasında), nasıl ki akü için ihaleye çıkmanızı engellemiyorsa ve çıkıyorsanız, demek ki; arazi/bina için de ihaleye çıkılacağını yazan bir madde olması doğal olarak gerekmemektedir. Akü için ihaleye çıkan mantık bina/arazi için mutlaka çıkmalıdır. Yasa’da sayılan görevlerinizi yerine getirirken bunun nasıl yapacağınız, kapsamı içerisinde bulunduğunuz diğer yasalardan da açıkça anlaşılabilmektedir. İhale Yasası size bu görevi net olarak emretmektedir.

Tüzük yok denilmektedir.

İlk iş, mal ve hizmet alımlarında ve yapı işlerinde tüzük hazırlandığı gibi bir Devlet/Hazine Mallarını Kiralama ve Kiraya Verme Tüzüğü acilen hazırlanmalı ve yeni Bakanlar Kurulunun ilk tüzüğü olarak yayınlanmalıdır.

Yoksa bugün onun oğula verilen, yarın başkasının kızına veya babasına, anasına verilecektir.

Yeni hükümetin ilk işi bu olmalıdır. Tabii gerçekten YOLSUZLUKLARI ÖNLEME amacı var ise.

Yoksa böyle gülünç, içi boş açıklamaları daha çok duyacağız. Böylesine basit bir ihale tüzüğünü hazırlamak niye size çok zor geliyor?

Neden hazırlamayıp da peşkeşin devam etmesine zemin hazırladınız?

Var mı bu soruya cevabı olan “düşmüş” bir hükümet üyesi?

 

Etiketler


İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı