Havadis, dün yaptığı flaş haberle, son yıllara damgasını vuracak bir gazetecilik örneği verdi. Haberi bırakın köşe yazısına taşımayı, gazetenin manşetine taşımak cesaret işiydi. Dün gün boyunca her yerde Havadis’in “Beşir Bey krizi” konuşuldu tartışıldı…
Ankara’nın bu tür müdahalelerini yıllardır hep duyuyoruz. Ancak belki de ilk kez, bu kadar açık ve net mesajlar tüm toplumla paylaşılıyor…
Seçim süresi boyunca da Serdar Denktaş’la Türkiye arasındaki bu tür bir gerginlik olduğu, hatta Denktaş’ın bu konuda polise de bazı iddialarla ilgili şikayette bulunduğunu biliyoruz. Her ne kadar Serdar Denktaş, “Benim ne TC ile ne de TC’nin benimle bir sorunu yok” dese de, aslında var olduğunu kesin olarak öğrenmiş olduk…
Havadis Gazetesi’nin olay yaratan haberinin ardından, tarafların yalanlama gibi bir açıklamaları olmadığına göre Ankara’nın, DP-UG’nin koalisyon ortağı olmasını istemediğini anlıyoruz. Bu karşı duruşun sadece siyasi nedenlerden olmadığı da, yine kapı arkalarında konuşuluyor. Özellikle Ercan Havaalanı konusundaki tavrı, bir yetkilinin Ercan ihalesinin iptalini isteyen Serdar Denktaş’a söylediği iddia edilen sözler, yenir yutulur cinsten değil… Tabii bu iddia da yalanlanmadı, havada kaldı.
CTP, türlü sıkıntılarla kurduğu ortaklığın daha ilk anlarında Ankara’dan gördüğü tepkiyi aşmak adına bu krizi hem partililerinden, hem de kamuoyundan gizlemeyi tercih etti. DP-UG ile ortaklık kurma adına, Ankara ile “kavgayı” göze aldı…
Dün, bu toz duman arasında CTP-DP-UG hükümeti Cumhurbaşkanı’nın onayına sunuldu. Haftalardır merakla beklenen hükümet kurulmuş olmasına rağmen, ne yazık ki Beşir Atalay’ın telefonu hükümet kurulmasının önüne geçti. Sanırım bu olay burada kapanmayacak. Özkan Yorgancıoğlu telefon görüşmesini ayrıntılı bir şekilde tüm toplumla paylaşmak zorundadır. Serdar Denktaş ise “Benim TC ile bir sorunum yok” diyerek bu işi geçiştirmeye çalışmamalıdır. Serdar Bey’in Ankara ile bir sorunu olmayabilir ancak Ankara’nın Serdar Bey’le sorunu olduğu kesin. Bu sorunu aşmak ve kafalardaki soru işaretlerini silmek Serdar Denktaş’ın görevidir ve bunu yapmalıdır…
DP-UG’de kriz büyüyecek…
DP-UG, daha doğrusu Serdar Denktaş’ın başı, atanan bakanlarından çok, atanmayı bekleyip de hayal kırıklığı yaşayanlardan ağrıyacak. Hatta Beşir Atalay’ın telefonunun yarattığı ağrıdan çok daha fazla. Partisine verilen 4 bakanlığa yapacağı atamalarda hem parti içi dengeleri, hem UG kanadını memnun etme gayreti dışında, Ankara’dan gelebilecek rahatsızlığı da düşünmek zorunda kaldı. Ankara’nın özellikle UBP’den ayrılıp DP’ye geçen vekillerle ilgili düşüncelerini bilen Serdar Denktaş, bakanlık bekleyen Hasan Taçoy ve Zorlu Töre’yi liste dışı bırakırken, Ahmet Kaşif’e, alacağı tepkileri bilmesine rağmen koltuk vermek zorunda kaldı. Böylece Taçoy ve Töre’den gelecek tepkileri bir nebze önlemeye çalıştı. Gerek Taçoy, gerekse Zorlu Töre, partilerini terk ederek geldikleri DP’de de umduklarını bulamadılar…
İskele’de beklenmedik bir başarı gösteren ekibi de unutmadı. Ancak bu başarıda büyük pay sahibi olan ve kendisini bakan olarak gören Alanlı’nın yerine, TC kökenli Dr. Hamit Bakırcı’yı atamayı tercih etti. Kabine’nin atanmasının ardından Güzelyurt ve İskele bölgesinde bazı hareketlenmelerin olacağı, özellikle Hüseyin Alanlı ve arkadaşlarının önümüzdeki günlerde Denktaş’ın oldukça başını ağrıtacağı yönünde iddialar var.
Sizin anlayacağınız DP-UG’nin iktidar yolculuğu daha ilk günden oldukça maceralı başladı. Bir yandan Ankara ile olan ilişkiler, ortağıyla yaşayacağı sorunlar ve en ön önemlisi parti içerisinde yaşanacak krizler. Bu uzun yolda en çok yıpranacak ve krizlerle boğuşacak olan Serdar Denktaş’a Allah şimdiden sabırlar versin diyoruz…
YERİN KULAĞI VAR
KOALİSYONA “BEŞİR” AYARI:
Havadis dün yok sattı. CTP Genel Başkanı Yorgancıoğlu ile Beşir Atalay arasındaki telefon trafiği, bırakın siyasete, ülke gündemine bomba gibi düştü… Yeni hükümet daha kurulmadan, Ankara’dan “sarı kart” gördü. İkinci sarıdan “kırmızı kart” çıkar mı bilmiyoruz ama hoş olmayan bir tablo var şu anda. Önümüzdeki günler KKTC ile TC arasındaki bu sorun aşılacak mı, yoksa yeni krizlere mi sahne olacak, birlikte göreceğiz…
ATALAY’I ÖZGÜRGÜN MÜ YANILTTI:
CTP-DP-UG koalisyonunun belli olmasının hemen ardından Beşir Atalay’ın telefonla müdahalesinin, Hüseyin Özgürgün’ün yanlış değerlendirmesi sonucu olduğu iddia edildi. Son ana kadar Ankara’ya CTP-UBP koalisyonu için “olumlu” bilgisini veren Özgürgün’ün, Ankara’yı da yanılttığı iddia ediliyor…
ŞEFFAFLIK SINIFTA KALDI:
Dün Özkan Yorgancıoğlu’na, Beşir Atalay’la yaşanan telefon trafiğinin sorulması üzerine, müstakbel Başbakan’ın olayı doğrulamak veya yalanlamak yerine, geçiştirmeye çalışması dikkatlerden kaçmadı. Yorgancıoğlu, Ankara ile bir krizin olduğunu ima ederken, krizi aşmak için çalışacaklarını söylemekle yetindi. Hani şeffaf olacaklardı, halktan hiç bir şeyi saklamayacaklardı?..
KADIN BAKAN YOK:
Liste açıklanır açıklanmaz, ilk dikkatimi çeken, kabinede bir kadın bakanın olmayışı oldu. Geçici hükümetin Başbakanı’nı kadın bir vekilden seçen, İçişleri’ni bir kadın hukukçuya emanet eden CTP’nin, kadınları yönetime getirme politikası, parti içi dengelerin kurbanı oldu. DP’nin ise zaten böyle bir iddiası yoktu.
BİR KOLTUKTA 3 DEĞİL 4 KARPUZ:
İçişleri ve Maliye’yi kaptıran Serdar Denktaş, diğer taraftan Başbakan Yardımcılığı’nın altına 3 bakanlığı birden aldı. Önceleri Başbakan Yardımcısı, Ekonomi ve Turizm Bakanı diye açıklanan görevine ek olarak, son dakika arkadaşı Arabacıoğlu’na bir çalım attı ve sporu da uhdesine aldı. Yorgancıoğlu da, bu pazarlıkta “Bakanlık sayısı 13’e çıkar” itirazlarından geri adım atmış oldu…
NE ANLAYIŞSIZ İNSANLARMIŞIZ:
UBP’nin müstakbel genel başkanı Hüseyin Özgürgün, BRT’de katıldığı programda, “Biz gereken tedbirleri alarak hükümet ettik, halk bunu başka türlü algıladı, seçimde de bunun sonucunu gördük” anlamına gelen sözler sarf etti. Özgürgün’e göre yine anlayamamışız. Yahu biz ne geri zekalı insanlarız…
DOĞRU TESPİT:
Merkez Bankası’nın yayınladığı bültende başkan Bilal San, KKTC’de, tüketiciler ve yatırımcıların kolayca finansman bulduklarını, ancak finansmanı verimli kullanmadıklarını veya amacı dışında kullandıklarını, mevcut sistem tarafından da buna göz yumulduğunu hatta teşvik edildiğini, sorunların da bundan kaynaklandığını söylüyor. Ciddi bir tespit. Doğru da. Hani ayran ve tahtırevan hikayesi. Bizde krediler genelde üretime dönük yatırım için değil, ölü yatırım için alınır. Ev, araba, tüketim kredisi… Bankalar şube sayısını artırır ama bunun ekonomiye bir faydası olmaz, tıkanır kalırız tabii…
ABD CAYDI:
Amerika’nın Suriye’ye bir müdahale niyeti olmadığı, amacının sadece gözdağı vermek olduğu anlaşıldı. Daha önceki müdahalelerde kararı ne BM’ye ne de parlamentolarına sormamışlardı. Bu kez bu yolu seçmeleri, işi yokuşa sürdüklerinin göstergesiydi aslında. 1300 sivili çoluk çocuk öldüren kimyasal saldırının “kimin tarafından yapıldığı” tartışması da ilginç bir gelişme oldu. New York Times Gazetesi, Obama’ya “Saldırının arkasında Esad’ın olduğuna dair kanıt nerede” diye sordu. ABD’li bir istihbarat yetkilisi ise “Elimizdeki kanıtlar yetersiz” itirafında bulundu. Şimdilik bölge yeni bir felaketin eşiğinden döndü…
ZİRVEDEKİLER
Devrim Varoğlu: Doğu Akdeniz Üniversitesi (DAÜ) Elektrik Elektronik Mühendisliği Bölümü mezunu Varoğlu’nun, dünya devi Apple Şirketler Grubu (Senior Executive)’nda kıdemli müdür görevini başarı ile sürdürdüğü haberi son günlerin en güzel haberiydi. Hem bir Kıbrıs Türkü, hem de DAÜ mezununun böyle bir mevkiye yükselmesinden gurur duyduk…
DİPTEKİLER
Yüzde 50 Gelir Kaybı: Kamu görevlilerinin doğru dürüst aldığı son maaş artışının üzerinden 6 yıl geçti. O günden bu yana kayıp yüzde 40’tı. Sadece son bir ayda dövizde meydana gelen artışla bunun üstüne yüzde 10 daha eklendi ve rakam yüzde elliyi buldu. Ya asgari ücrete çalışanlar? Ki onlar artık genç nüfusun çoğunluğunu oluşturmaktalar. 5-6 yıl öncesinin 700 lirasıyla geçinir duruma geldiler. Bence hükümetin önündeki en büyük sorun, bu olacak…
FOTO GÜNDEM…

Atatürk önderliğinde verilen Kurtuluş Savaşı’nın sonucunu belirleyen Dumlupınar Başkomutanlık Meydan Muharebesi’nde elde edilen zaferin 91. yıl dönümü olan 30 Ağustos Zafer Bayramı ve Türk Silahlı Kuvvetler Günü nedeniyle başkent Lefkoşa ile ilçelerde tören ve etkinlikler düzenlendi
































