Bu yaz on bir gün kalıp, gezdiğimiz İspanya’ya hayran kaldım. Bir Almanya veya İsveç gibi her şey tıkır tıkır çalışsın diye uğraşılmadığı belli. Herkes rahat. Fakat rahatlığa rağmen, belli bir düzen içerisinde işler görülüyor. Akşam hava serinleyince herkes dışarılarda; yeme içme, keyif. Kalabalık, turist dolu Barcelona’nın en işlek caddelerinde bile kendinizi güvenli, rahat hissediyorsunuz. Kilometrelerce uzayıp giden zeytin ağaçlarıyla kaplı ovalar, tepeler, üzüm bağları arasından geçen yollarda trafik son derece güzel akıyor. Mavi bayraklı, küçücük bir koyda sabahın erken saatinde denize girerken turistlerin tek tek gelip, şemsiyelerini çakılların içine gömüp, havlularını açıp oturup kitaplarını okumaya başlaması gürültüsüz patırtısız oluyor. Yine aynı koyda kahvaltı servisi veren tek restoranda, kahvenizin yanına aldığınız kızartılmış ekmeğin üzerine domates mi yoksa reçel mi alacağınıza karar vermeniz kolay.
* * *
* * *
Bir yerden bir yere gitmek de kolay. Yollar yayaların yürümesine elverişli. Toplu ulaşım hem hesaplı hem de iyi çalışıyor. Bu sadece şehir içinde değil şehirlerarasında da böyle. Örneğin Barcelona’dan Madrid’e hızı saatte 300 kilometreye kadar çıkan trenle iki buçuk-üç saatte gidebiliyorsunuz. (İki şehir arasındaki mesafe 620 km kadar.) Yine hızlı trenle Madrid’den Seville’e geldiğiniz zaman tren istasyonunda kiralayacağınız araba ile Endülüs’ü gezebiliyorsunuz. Araba kiralamak da hem kolay hem de hesaplı.
* * *
İster otelde kalın ister apartman dairesini kiralayan birisinin yerinde, herkes son derece yardımcı. Yerlilerin tercih ettikleri lokantalar hangileri veya yakındaki sarayı veya müzeyi ziyaret etmek için en iyi zaman ne gibi konularda istediğiniz bilgileri gayet detaylı bir şekilde veriyorlar. Kimse turistin üstüne atlayım, onu diğer dükkâna değil, benim dükkâna gelme konusunda kandırayım, ikna edeyim diye uğraşmıyor. Restoranda yediğiniz bir yemekten sonra gelen hesaplarda “yanlış” yok.
* * *
İspanya’nın gayri safi yurt içi hasılasının neredeyse %7’si turizm sektöründen geliyor. Belli ki İspanyollar ekonomiye yılda 60 milyar Euro civarında katkısı olan turizm sektörünün önemini çok iyi anlamışlar. İspanyolların “Akdenizli rahatlığı” ve turisti ve turizm sektörünü özümsemiş olmaları, turistler için güzel bir ortam yaratmış. Öyle ki, İspanya’dayken bir turist olarak huzurlu bir yerde olduğunuzu çok iyi hissediyorsunuz. (Yiyecek ve içeceklerinin sadeliği ve lezzeti de süper ki bu başlı başına başka bir yazı konusu.)
* * *
































