Köşe Yazarları

Yastayız


Sadece Türkiye’yi ya da Kıbrıs’ı değil, tüm dünyayı sarsan korkunç bir olayla karşı karşıyayız.
  Son zamanlarda Türkiye’de her gün karşılaşılan terör olayları ile sivil ve görevli kayıpları içimizi sızlatmakta, günlük yaşamımızı adeta mateme çevirmektedir.
  Basında, sözlü ve görsel program yayınlarında izlediğimiz haberler ve çarpıcı görüntüler, hayatımızı zehir etmektedir.  Siyasal, ekonomik ve sosyal çalkantılarda buna tuz biber ekmektedir.

  Bir yandan sonu ne olacağı belli olmayan, çeşitli aşiretler, ırklar, yasal olmayan  militanlar, terör örgütleri ve yakın uzak Batı Bloku ile Doğu Bloku güçleri Ortaoğu’da at oynatıp Irak ve Suriye  topraklarını hava, kara ve denizden gerçekleştirdikleri saldırılarla harabeye çevirirken, diğer yandan da başta Türkiye olmak üzere, diğer komşu ülkelerde de etkilerini sürdürüyorlar.
  Türkiye tüm imkanlarını kullanarak insani bir tutumla ateş çemberine dönen o ülkelerden kaçan sığınmacılara çoktan kapılarını açarak güzel bir örnek göstermiştir.
  Ancak uzun yıllardan beri mücadele verdiği  PKK’nın ve sonradan ülkeye sızan diğer terör örgütlerinin  şerrinden bir türlü kurtulamamaktadır.

  Bu çok yönlü mücadelede nokta saldırıları yanında, zaman zaman toplu katliam saldırıları ile karşı karşıya gelmektedir.  İşte Ankara bu vahşi saldırılardan birini yaşadı. Yaşadık.  Yaşıyoruz.
  Ekranlara yansıyan görüntüler ve acı haberler, sadece Türk bireylerinin değil, insan olan herkesin içini ürpertecek kadar çarpıcı.

    *** *** ***

  İnsanı kahreden,  nefret, acı ve üzüntü uyandıran bu dramatik olaylar karşısında, günlük yaşantımız da etkilenmektedir.
  İçimizde biriken sıkıntıları atamamanın huzursuzluğunu hissediyoruz. İşimizi, görevimizi yaparken, yemek yerken, gezerken aklımıza hep o manzaralar gelir.
Eğlenmek mi?   Hak getire.  Hangi gönül, hangi ruhla?  Karşımızda bireysel değil, toplumsal ve ulusal bir olay var.
  Bir yas var.  Bunun için yastayız.  Türkiye’de de, Kıbrıs’ta da. Müzikli yerlerimizin,  eğlence mekanlarının bir çoğunun yas kararına uyması, o acıyı genelde de yansıtan hareketler olarak takdir bulmaktadır.

    *** *** ***

  Bu saygı ve uyuma  örnek olanları alkışlamak gerekir.
  Bunun en çarpıcı örneklerinden birini Kıbrıslı  ünlü modacımız Raşit Bağzıbağlı gösterdi.
  Bağzıbağlı’yı bu günlerde çok parlak bir etkinlik bekliyordu.  Çok önemliydi.
  Çünkü İstanbul’da yer alacak olan Mercedes Benz Fashion Week programlarında,”Chic Hippie” adını verdiği kreasyonlarından oluşan koleksiyonunu sergileyecekti.  İşte o gösteri, yas dolayısıyla iptal edildi.
   Yas kararına Kıbrıs’ta da genelde uyulduğunu görüyoruz.  Özellikle geçtiğimiz hafta sonunda yer alması beklenen bazı konserleriptal edildi.
  Serdar Ortaç, Ajda  Pekkan, Ebru Gündeş ve Candan Erçetin’in konserleri gibi…
  Bazıları gelip geri dönmüş, bazıları tek birkonserle yetinmiş, bazıları da durumuu dikkate alarak hiç gelmemiş.   Ve konserler ileriki bir tarihe ertelenmiş.  Zaten sanatçılar ücretlerini, kaparolarını önceden almışlar.
  Ancak bundan zararlı çıkanlar da  vardı.  ‘Alt’ kadroda bulunan vokalistler, orkestra elemanları, kuaförler gibi.
  Ajda Pekkan’ın sahnesinde yer alan iki dansçı, Tuğba İldiz ile Deniz Yiğiter bu konuda üzüntülerini dile getirenler arasındaydı.

  “Böyle acı günler hem bizi kahrediyor hem de tek geçim kaynağımız olan işimizi etkiliyor.  Müzik dünyasının kaderi bu olsa gerek.
Yüzlerce insanın can verdiği bu günlerde  Sadece “Başımız sağ olsun” diyoruz”.

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı