Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

YAŞANILAN YIKIMIN ÖNÜNE GEÇİLEBİLİR…

Memleket yangın yerinden farksızken, Türkiye’den iyi haber geldi.

Üniversite sınavında öğrencilerin KKTC’yi tercih etmeyecekleri korkusunun aksine 597 artışla bu yıl KKTC’deki üniversiteleri tercih eden öğrenci sayısı 8 bin 636 oldu.

Kumar baronlarının emrine giren ve ülkeye kumarcı getirtmek uğruna virüsü yeniden ülkeye sokan hükümet, bu olumlu gelişmeyi dört elle sahiplenerek, iyi bir planlama yaparak 8 bin 636 öğrencinin tümünü de KKTC’ye getirmenin yolunu bulmalıdır.

Eminim ki “KKTC virüs açısından güvenli bir bölgedir” imajı bu denli yüksek tercihin ana nedenlerinden biridir.

Keşke bu yıl artık sezonu kapatan turizm üzerinden kumarhaneleri doldurmaya çalışmak gibi bir yanlışa düşülmese ve KKTC güvenli bölge olmaya devam etseydi.

Keşke ülkeden ayrılan 50 bin öğrencinin güvenli bir şekilde geri getirilmesi ve yeni kayıt yapacak olan 8 bin 636 öğreciyi cezbedecek planlar şimdiden yürürlüğe konulsaydı.

Ama geç değildir.

Burada sürekli olarak kalacak öğrenciler yaşadığımız ekonomik kriz için bir nefes borusu, can suyu olabilirler.

 

***

 

Çalışma Bakanlığı’nın açıkladığı verilere göre son 6 ayda 7 bin işletme faaliyetlerini durdurmak zorunda kaldı.

Yani 7 bin işletme kepenk kapadı.

Bu korkunç bir rakamdır.

On bini aşkın insanın gelirsiz kalması demektir.

Katma değeri ile birlikte ekonominin temel direğinin ciddi hasar görmesi demektir.

Hükümetin bu kesme yönelik ciddi bir plan ve programı yoktur.

Covidli hastaların uçakla mı yoksa gemi ile mi daha fazla geldiğini yönetemeyen, karantina uygulamasında kavga edip, konuyu seçim nutuklarına dahi düşüren hükümetin bu işletmelerin yeniden kepenk açmasını sağlayacak gelişmenin ülkeye öğrenci gelmesinden geçtiğini çok iyi anlamalıdır.

Anlayıp da seçim çalışmalarından vakit ayırıp, üniversite yönetimleri ile işbirliği yapıp ve belki de görevin tümünü onlara bırakıp hiç olmazsa üniversite sektörünü ayağa kaldıracak bir programı acil olarak yürürlüğe koymalıdır.

Ortada duran gerçeklik şudur;

Yaşadığımız krizin yıkıcı etkilerini henüz yeni yeni yaşamaya başlıyoruz.

Eğer sektörel bazda  acil palanlar yürürlüğe konmazsa devlet maaşlarının ödendiği ama özel sektörün açlığa mahkum edildiği günler bizi bekliyor.

Hükümet edenlerin bunu istediklerine inanmak istemiyorum.