Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe YazarlarıManşet

YAŞAMIMIZ KURALSIZ

mahmut sezinler

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde nüfus yapısı değiştikçe nüfus arttıkça siyaset kurumu kendi yapısını yenilemedikçe insanlar kendi kurallarını yazıp oynamaya, kural tanımazlık her yerde kendini göstermeye başladı.

Trafikte, yolda yürümede markette alışveriş yaparken, insan davranışlarında kısaca günlük yaşamda insanlar kendi kuralları ile yaşamaya başladı. Sosyal medya da gözlemlenen haberlerde her gün kuralsızlıktan ötürü vakalar diz boyu.

Ülkemizde 80’li yıllara kadar kurallara saygı en önemli olguydu. Yalan, hırsızlık, yolsuzluk yok, insanların birbirine saygısı en üst düzeyde geçerliydi. Hatta başkalarına zarar verecek bir hareket hemen hemen yoktu.

Siyasi oyuncular da bu kural tanımazlığa geçit vermez arka çıkmazdı. Şimdiler de kurallara uymamak bir meziyet haline gelmiş hesap sorulma ortadan kalkmış ve herkes kuralsızlığı kanıksamış bir yapıya bürünmüştür. Bu durum bize maalesef gelişmemişliğin bir sonucunu gösteriyor. Çünkü gelişmiş ülkelerde kurallara uyma en önemli unsurdur. Gelişmekte olan ülkelerin bir türlü gelişememesinin en önemli nedeni kurallara uyulmaması. Herkesin kendi kuralları ile yaşamasıdır. Önceden kurallı yaşayan toplumlarda belirsizlik yoktu veya düşüktü. Kurallı yaşayan toplumlarda ekonomik gelişmişlik diğer toplumlara oranla çok daha üst boyutlardaydı.

1980’lerden sonra kuralsızlıklar siyasetçiler tarafından adeta teşvik edilir bir durum oldu. Sonra bu durum toplumlara zirayet etti. Bu bizim toplumumuza da sıçradı ganimet kültürü bizi tam bir kuralsızlığa itti ve kurallara uymama halk arasında yaygınlaştı ve ilginçtir ki bu kuralsızlıkları destekleyen siyasetçiler rağbet gördü.

KKTC halkı demokrasi ve hukukun üstünlüğünü kendine ilke edinmiş bir halktır. Ülkemiz demokrasi kurallarını anayasal düzende koymuş fakat öyle bir karmaşa yaratılmış ki otokratik bir düzen gibi herkesin kendi kuralları çalışmış ve otokratik bir düzene benzer yapılar ortaya çıkmıştır.

Ülkemiz kuralsız bir yaşam haline dönüşmüştür. Bu tür yaşamda ne ekonomimiz ne de demokrasimiz gelişebilir. Herkes istediği gibi yaşarsa ileriye değil geriye gitmiş oluruz.