Kapılar açıldığında Rum komşularımız karşılarında lokmacı ile şamiciyi,
Mahalebici ile şeker bademciyi bulacaklarını zannetmişlerdi…
…
Fena halde yanıldıklarını gördüler…
…
Kapılar açılmazdan önce en çok anlaştıkları siyasi görüşlerle,
Uyumsuzluk içinde olabilecekleri akıllarına bile gelmezdi…
…
Kapılar açılınca yanıldıklarını anladılar…
…
Henüz kendilerinde birkaç üniversite varken,
Kapılar açıldıktan sonra kuzeyde birçok üniversitenin olduğunu gördükçe,
Fena halde yanıldıklarını anladılar…
…
Komşularını bıraktıkları duygu ve düşüncede bulacaklarını,
Kapılar açılınca herkesin gerisin geriye evlerine döneceklerini zannetmişlerdi…
…
Fena halde yanıldıklarını anladılar…
…
Yine de masaya oturalım, gidişat kötü, bir çözüm bulalım derken,
Karşısına oturdukları her görüşmecinin, kendi tanımlamaları ile, ‘Denktaş gibi’ konuştuklarını ileri sürerek,
Fena halde yanıldıklarını anladılar…
…
Son yüzyılda yapılan en iyi işlerden biri Dillirga türküsü iken,
Bu tarafta Vamık Volkan diye birinin çıktığını, Nobel’e aday gösterildiğini görünce,
‘Yanıldılar’ desek belki pek doğru olmaz da,
Fena halde şaşırdılar…
…
Kırk yıldır yırtındıkları kayıplar üzerine bir şey yapamazken,
Bu tarafta sadece bir kişi,
Sevgül Uludağ diye biri çıkıp, bu işlerin üstesinden nasıl gelindiğini görünce,
Şaşıp şaşıp kaldılar…
…
Leymosun’u, Baf’ı betondan kentlere dönüştürmüşlerdi,
Kapılar açılınca kuzeyde bırakın Lefkoşa’yı Girne’yi, dağların bile betona dönüştüğünü görünce,
Kiminle uğraştıklarını fena halde anladılar…
…
Kıbrıslı Türkler aslında herkesi şaşırtıyordu.
Bir zamanlar İngilizler de fena halde yanılmıştı.
Onlar, Kıbrıslı Türkleri “İslam” çizgisinde bir ümmet toplumu olarak tutmak istiyorlar,
O şekilde muamele yapıyorlardı.
O yılların tanıklarından bir TMT’ci anlılarını aktarırken,
“O dönemlerde Türkler doğal olarak İngilizleri tuttular. Bu sefer EOKA Türklere de yöneldi…” demekten kendini alamayacaktı.
Bunu gören İngiliz Türkler hakkında fena halde yanılmıştı!
…
Aynı şekilde Türkiye’deki baş imam da Kıbrıs’ta kimi tutmuş, kime destek vermişse o seçimi kaybediyordu,
Ki fena halde yanılıyordu…
…
Kıbrıslı Türk’ün sağını solunu ölçebilmek zor zanaattı…
…
Dediğimiz gibi,
Kapılar açılınca Kanlı Dere’nin nasıl sınır hale getirildiğini ve Dereboyu’nun Makarios Caddesinden daha canlı kanlı yapıldığını görünce,
Hakkımızda edindikleri peşin yargılarda yanıldıklarını anladılar…
…
Kapılardan önce Kıbrıslı Türklerin kuş dili konuştuğunu zannediyorlardı,
Kapılar açılıp da birkaç dili birden kafadan konuştuklarını görünce,
Fena halde yanıldıklarını anladılar…
…
Şimdi sıra çözümde.
Kuzey de çözüm istiyor, güney de çözüm istiyor.
İnşallah yine yanılmazlar…
































