Köşe Yazarları

YANGINDAN MAL KAÇIRIR GİBİ…

Mehmet Moreket yazdı






Bunu da gördük sonunda, ülkenin Başbakan Yardımcısı ve hem de Ekonomi Bakanı Meclis kürsüsünden, Türkiye ile imzalanan protokolün tam metnini bilmediğini söylüyor…

Muhalefet, imzalanmadan önce içeriğinden haberleri olması gerektiğini savunurken, verilen bu yanıt karşısında ne denebilir ki?

Basına yansıyan metin, sadece ne kadar para gönderileceğine dair.

Detaylar yok, KKTC tarafının neyi üstlendiği yok, paranın nasıl dağıtılacağı, hangi sektörlere verileceği yok.

Bunca yıldır bu protokoller, teknik heyetlerin aylarca süren çalışmalarından sonra ortaya çıkar. Bu kez de aynı komitelerin karşılıklı çalıştıkları falan şeklinde açıklamalar yapıldı.

Peki o zaman Ekonomi Bakanı imzaya hazır şeklini nasıl bilmez?

O zaman adama sormazlar mı, “o koltukları niye işgal ediyorsunuz”?

Başbakan’ın şu anda yaptığı, KKTC’nin hukuk devleti özelliğine yönelik bir ihlaldir. Hani şeffaflık, hani hesap verilebilirlik, hani Bakanlar Kurulu’nun oy birliği, hani halkın haber alma özgürlüğü? Demokrasi falan?

Bu halk bu hibe ve kredileri alırken, aslında ne gibi bir mükellefiyetin altına girdiğini bilme hakkına sahip değil midir?

Ersan Saner, hem partisinin içinde hem de halk nazarında kendini güçsüz hissettikçe, usulün de dışına çıkıyor. Buna hakkı, hukuku var mıdır?

Türkiye KKTC’ye bir şekilde destek oluyor. İyi güzel de, KKTC tarafı yapılan yardımın tartışılmasına sebep oluyor. Bakın, gelen yardımı değil, Ersan Saner’in yangından mal kaçırma üslubunu tartışıyoruz.

“Devlet, devlet” derken merteklerden tozları dökenler, kendi ülkelerini beş paralık ettiklerinin farkında değiller. Aslında kendilerini de… Ama işin o kısmı beni ilgilendirmiyor, devleti bu duruma düşüremezler.

Bu saygısızlıktır. Hem de hepimize…

Ha bilinçli olarak yaptıysa, o daha da kötü…


BU DEBDEBE 16 BİN LİRAYLA OLUR MU?

Bir kişinin hayat tarzı kimseyi ilgilendirmez.

Ancak söz konusu olan hali hazırda bir milletvekili olduğu halde çok uzun zamandır görevini yapmıyorsa hem eleştirilir hem de hepimizi ilgilendirir…

Özgürgün videosu ortalıkta… Herkes tepkisini koyuyor.

Yalnız benim kafama takılan şu; arkadaşlar haberi verirken hep burada haksız yere almakta olan maaşını öne çıkarttılar. Yani yaklaşık 16-17 bin lirayı…. Videolara, fotoğraflara bir bakın, o saltanatın milletvekili maaşı ile yapılması sizce mümkün müdür?

Halen davalık olan Hüseyin Özgürgün’den bu paranın kaynağı sorulmalıdır. Ve tabii onun da açıklayabilmesi gerekir.

Asıl tartışılması gereken budur…


YERİN KULAĞI VAR

YA TAMAM VE DEVAM:

DİSİ Başkanı Averof Neofitou, Erhürman ve Özersay’ın ardından ikinci Cumhurbaşkanı Talat’ı ziyaret etti. Cenevre zirvesinde alınacak bir başarının Kıbrıs sorununun çözümü açısından hayati derecede önemli olduğunu anladılar inşallah. Olası bir başarısızlığın mevcut statüko ve çözümsüzlüğün devamına hatta adanın kalıcı olarak bölünmesine neden olacağını görsünler. Bu saatten sonra zamanı 1974 öncesine götürmenin imkansız olduğunu, adada eşit haklara sahip iki toplum olduğu gerçeğini kabullenip ona göre adım atsınlar. İstedikleri ayrılıksa eğer, çok pişman olacaklar, şimdiden bilsinler.

ŞARTSIZ OLAMIYORLAR:

Rum Dışişleri Bakanı Hristodulidis  Kıbrıs sorununa ilişkin müzakerelerin nihai sonucunu siyasi eşitliğin değil, güvenlik ve garantiler konusunun belirleyeceğini söyledi. Yani demek istiyor ki, siyasi eşitlik konusunda bir sorun yok, esas mesele garantiler konusu, yani adadaki askerin durumu. Crans Montana’da Türk tarafı diğer konularda bir uzlaşı olması halinde, “güvenlik ve garantiler” konusunu tartışabileceğini açıkladığında siyasi eşitliğe siz itiraz etmiştiniz beyler.

ÜSTEL HIZLI BAŞLADI:

Hızlı testler nihayet geliyor. Test sayısının önümüzdeki günlerde 10 bine çıkarılacağı açıklandı. Ali Pilli’nin yapmamakta ısrar ettiklerini, Ünal Üstel hayata geçirecek gibi görünüyor. Dün Meclis’te kendisine verilen her soruya makul yanıtlar verdi, geçiştirmedi, konuya hakim olduğu da anlaşıldı. En önemlisi, tüm soru soran milletvekilleri teşekkür ettiler, tatmin oldular. Umalım böyle devam etsin…

700 BİN AŞI DAHA:

Türkiye’den gelen aşılar, genellikle ya bizim siyasetçilerin ziyareti ya da onların adaya ziyareti ile gerçekleşiyor. Türkiye’den bugüne kadar 100 bin aşı geldi. Yani, 50 bin vatandaş iki dozu da aşılanmış oldu. Nüfusumuzun 400 bin olduğunu varsayalım, bu hesaba göre 350 bin vatandaşın daha aşı olması gerek. Yani 2 dozdan 700 bin aşıya daha ihtiyacımız var demektir. Her ziyarette 20 bin aşı aldığımıza göre, bu hesaba göre bu karşılıklı ziyaretlerin en az 35 kez daha gerçekleşmesi lazım ki herkes aşılanabilsin. Eğer Başbakanın dediği gibi hedefimiz Nisan ayında tam açılma ise bu durumda fazla günümüz kalmadı. Bir an önce ziyaretleri sıklaştırmalı…

KALKINMA PLANI MI?:

Müteahhitler Birliği Başkanı bir kalkınma planı yapılması gereğinden bahsediyor. KKTC’nin çoktandır bir kalkınma planı yok. Protokoller de bir yıllık olmaya başladığından beri, önümüzü görmeden gidiyoruz. Ne sektörel bir planlama ne bir hareket tarzı, her şey günü kurtarmaya yönelik. Hele de birkaç ay içinde seçime gidecek bir hükümetin yapacağı iş değil aslında. Yeter ki insanlar bunu yapabilecek olanla, asla yapmayacak olanı seçimlerde birbirinden ayırt edebilsinler.

KEŞKE YAPABİLSEYDİK:

Hani diyorum gelen öğrenciler için ayrılan 50 milyon liralık kaynak, keşke bu süreçte mağdur olan esnafa dağıtılsaydı. Örneğin 5 bin esnafa 2 ay boyunca 5’er bin lira verebilirdik. Ve bir aylığına tüm ülke dışa kapatılıp temizlendikten sonra tam bir açılma yapılırdı. Üniversitelerdeki eğitimi bir ay daha erteleyip ülkeyi virüsten arındırıp hem öğrencinin hem de turistin temiz bir ülkeye gönül rahatlığıyla gelmesine olanak tanısaydık daha iyi olmaz mıydı?


Akdeniz fogu

FOTO GÜNDEM: Lefke bölgesinde mağaralarda, Akdeniz foklarının üreme yerleri tespit edilmiş. Sevinemedim doğrusu. Keşke yeri açıklanmasaymış, şimdi foklar tehlikeye girmiş durumda. Bilimsel araştırma yapılmış, devletin de bilgisi dahilindeymiş. O zaman süratle  bölgenin koruma alanı ilan edilmesi, fokların yakalanmasını suç haline getirecek bir yasal düzenleme yapılması da şart.

 







Başa dön tuşu