Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Ya ihbar edilmeyenler?

Halkı zehirlemeye cesaret edenlere karşı, en büyük güvencemiz yargı…
Bugün Havadis’te geniş bir haber göreceksiniz.
Tüm kesimlerle görüşmeye çalıştık.
Devam da edeceğiz.
Meyve- sebze ithalatçısı olanlar bu olaydan büyük yara aldı…
Ama sadece o mu?
Düşünsenize, birileri ihbar etmese, zehirli cennet hurmaları masadaydı.
Korkunç soru da şu:
“Bugüne kadar bu çarpık işlem kaç kez yaşlandı? Kaç kez masamıza gelmemesi gereken zehir kalıntılı meyve sebze yedik?”
Bir kritik soru daha var…
Deniyor ki, “Tır açılıyor, en yakın gaşadan numune alınıyor…”
Peki geri kalan ürün?
Bu konuda da cevaplanması gereken sorular ve üretilmesi gereken çareler vardır.
Doğru olan da, “limanlara kurulacak laboratuvarlarda” bulunacak çözümdür.

Adalet yerini bulana kadar
Ne Mustafa Göksoy’u tanırım…
Ne de tutuklanan adamlarını…
Kimsenin ekmeğinde de gözüm yok… Ama içim rahat değil.
Adalet yerini bulana kadar da rahat olmayacak…
Aklım da vicdanım da yaşananları almıyor.
Alması mümkün değil.
Adaletin bu noktada yerini bulması çok önemli.
Yani şunu hazmedemem…
Bir kez daha mahkemeye çıkacak bu ekip…
Teminatla serbest kalacak…
Sonra hiçbir şey olmamış gibi, meyve- sebze getirmeye devam edecekler…
Daha önce bu yaşandı.
Yeniden yaşanmamalı…
Bu kez, birileri “adaletin keskin kılıcından” korkmalı…
Yasa mı yok?
Bunu da aklım almaz, alamaz…
Adalet yerini bulana kadar…
Bir daha, hiç kimsenin buna cesaret edemeyeceği bir adım bekliyorum yargıdan…
“Bu adımın cinayete teşebbüsten ne farkı var?” diye soruyorum ve bugünkü köşeyi kapatıyorum…
Herkes bir düşünsün…

***

Kritik atama ne olacak?
Polis Genel Müdürlüğü ataması halen yapılmadı.
Neydi tablo?
Güvenlik Kuvvetleri Komutanı, “ita amiri” olarak isim önerme hakkına sahip…
Polis Genel Müdürü olma hakkına haiz yedi ismi de Başbakan Özkan Yorgancıoğlu’nun önüne koydu…
Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı belki de tarihinde ilk kez, “Polis bana bağlıdır, istediğimi atayacaksınız” tavrında olmadı ve siyasetçilere, “buyurun, atamayı siz yapın” dedi…
Başbakan Özkan Yorgancıoğlu, yetkisini kullanarak, bir ismi Cumhurbaşkanı’na iletti.
Bu isim Şenay Kebapçı…
Cumhurbaşkanı bu ismi onaylamadı…
Önergeyi geri yolladı.
“Hiyerarşiye dikkat edin” diye de ekledi…
Bu arada Polis Genel Müdürü Ahmet Zaim, yaş haddinden emekli oldu.
Cumhurbaşkanı da, ilk söylediği “hiyerarşi” sözüne bağlı kalarak, “vekaleten de olsa Pervişn Gürler’in Polis Genel Müdürlüğü’ne gelmesinin” önünü açtı.
Nasıl?
Kebapçı için yazılan önergeyi Başbakan’a geri yollayarak…

“Gürler’i yaz yolla”
Cumhurbaşkanı’nın bu tavrı aslında net…
“Hiyerarşiyi bozmayalım. En üst makamda olan kişi Pervin Gürler… Devam etsin…”
Bu anlaşılabilir bir şeydir.
Halen daha anlayamadığım, “Ahmet Zaim” atamasında, “tepe tepe” yine 1’inci yardımcı olmasına rağmen, Pervin Gürler’in hakkını yiyenlerin, şimdi “ama hiyerarşi” demeleri inandırıcı değildir.
O dönem, ne yaşandı, neler yaşandı da Pervin Gürler atanmadı, bu topluma anlatın, bilelim…
Şimdi ise, neden “Şenay Kebapçı” değil de, “Pervin Gürler” sorusunun cevabının verilmesi gerekiyor.
Aynı noktadayım…
Siyasetin kavgası, Polis Teşkilatı’nı yıpratmaya devam ediyor.
Cumhurbaşkanı’nın tavrı net: Pervin Gürler ismini yolla, onaylayayım…

“Israrım devam edecek…”
Bu noktada, Başbakan Özkan Yorgancıoğlu da geri adım atmama kararlılığında…
Cumhurbaşkanının “Hiyerarşiyi bozuyor” diye geri gönderdiği kararnameyi, isim değişmeden yeniden Cumhurbaşkanı’na yollama kararı var.
Hatta kararnamenin gerekçeleri ile yazıldığı da gelen haberler arasında…
Pazartesi, salı, çarşamba gönderilmedi…
Bugün ve yarın gider mi?
Olasıdır.
Salı günü, haftalık buluşması gerçekleşti Cumhurbaşkanı ve Başbakan’ın…
Bu konu mutlaka gündeme gelmiştir.
Özkan Yorgancıoğlu, “Bu benim yetkimde ve Cumhurbaşkanı’nın sorumluluğunda değil” görüşünde ve buna uygun hareket etmeye devam edecek.
Özkan Yorgancıoğlu da Cumhurbaşkanı’nın “Gürler ismini yaz yolla” tavrına, “Kebapçı ısrarım devam edecek” tavrı ile cevap veriyor…
Bu kavganın “siyaseten bir galibi” olacak…
Umarım bu kavga bitene kadar, polis teşkilatı zarar görmez, yönetimde zafiyetler başlamaz…