Kıbrıs

“Vizyon 2030 Eğitim Strateji Planı Çalıştayı” başladı


Talim ve Terbiye Dairesi Müdürlüğü tarafından düzenlenen “Vizyon 2030 Eğitim Strateji Planı Çalıştayı” bugün Lefkoşa Golden Tulip Otel’de yapılıyor.

Sabah başlayan ve iki oturum halinde gün boyu sürecek çalıştayda,  eğitimde geleceğe yönelik politika ve stratejilerin belirlenmesi ve bu stratejilerin hayata geçirilmesi için gerekli eylem planının oluşturulması hedefleniyor.

Çalıştayın açılış konuşmalarını Başbakan Ersin Tatar, Milli Eğitim ve Kültür Bakanı Nazım Çavuşoğlu, Talim ve Terbiye Dairesi Müdürü Murad Aktuğ, TDP Genel Başkanı eski Milli Eğitim ve Kültür Bakanı Cemal Özyiğit ile Stratejik Plan Çalışma Komitesi’nden Salih Sarpten yaptı.

 

Tatar: Moral ve motivasyonumuzu yüksek tutmamız lazım

Başbakan Ersin Tatar, öğretmenlere, gençler ve çocuklara sahip çıkmaları çağrısında bulunarak, “KKTC devleti bizim, moral ve motivasyonumuzu yüksek tutmamız lazım. Her türlü imkanımız var. Onları iyi değerlendirmeliyiz” dedi.

Kısır döngü ve tartışmaları bir kenara bırakarak, gelece bakmak gerektiğine işaret eden Tatar, bugünkü imkanların büyük fedakarlıklar sonucu kazanıldığını, bunların doğru kullanılması gerektiğini belirtti.

Devlet sahibi olmanın önemine vurgu yapan Tatar, Kıbrıslı Türklerin çağa ayak uyduracak bilgi ve becerilere sahip olduğunu kaydetti.

Tatar, sendikaların siyasetçi kadar siyaset yaptığını, bunun akıl karıştırdığını söyleyerek, siyaseti bir kenara bırakıp, birlik ve beraberlik içinde çağın gereklerini yakalama yönünde çalışma yapma çağrısında bulundu.

“Eğitimde nicelik değil nitelik ön plana konulmalı”

Eğitimde nicelik değil niteliğin ön plana konulması gerektiğine işaret eden Tatar, eğitimin geleceğin teminatı olacağını kaydetti.

Tatar, çalıştayı düzenleyen ve katılan herkese teşekkür etti.

Çavuşoğlu: Amaç eğitim sistemindeki mevcut durumu analiz etmek

Milli Eğitim ve Kültür Bakanı Nazım Çavuşoğlu da etkinliğin açılışında yaptığı konuşmada, çalıştayın ülkenin geleceği açısından önemine işaret etti.

“Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi bir millet irfan ordusuna sahip olmadıkça, muharebe meydanlarında ne kadar parlak zaferler elde ederse etsin, o zaferlerin kalıcı sonuçlar vermesi mümkün olamaz” diyen Çavuşoğlu kendilerinin de bu ilke doğrultusunda, eğitimin ülke geleceği için ne kadar hayati bir önemde olduğunun bilinciyle bu çalıştayı düzenlediklerini ifade etti.

Amaçlarının eğitim sistemindeki mevcut durumu tüm detayları ile ortaya koyup analiz etmek olduğuna vurgu yapan Çavuşoğlu, şöyle devam etti:

“Bu amaca bağlı olarak ülkemizin uluslararası düzeyde ne durumda olduğunu, eğitim sistemimizin gelişme alanlarını, güçlü ve zayıf yanlarının belirlenmesini hedefliyoruz.

Geleceğe yönelik politikaların oluşturulması konusunda ortak politika belirleyicilerin işlerini kolaylaştırıcı öneriler geliştirmesine de yardımcı olacak neticeler elde etmek istiyoruz”

Önümüzdeki 10 yıllık süreci dikkate alarak Eğitim Stratejik Planının oluşturulmasında dış paydaşların görüş, öneri ve düşüncelerinin alınmasına büyük önem verdiklerini anlatan Çavuşoğlu, bunun hedeflenen vizyon çalışma sonucunun Cumhuriyet Meclisinden ortak mutabakat olarak geçmesi ve bakanların görevleri sona ermiş olsa dahi politikaların devamlılığı olması açısından önemine işaret etti.

 “Eğitim sisteminin iyileştirilmesi ve kalitesinin arttırılması öncelikli konular arasında”

“Eğitim sisteminin daha da iyileştirilmesi ve kalitesinin arttırılması en önemli ve öncelikli konularımız arasında yer almaktadır” diyen Çavuşoğlu sözlerini şöyle sürdürdü:

“10 yıl içinde eğitimde dönüşüm sağlayacak bir vizyon benimsenmesi son derece önemli bir hedeftir. Ders müfredatlarını günümüz koşullarına göre uyarlamak, teknolojik yeniliklerin ve altyapıların okullarımıza kazandırmak, derslik sayısının daha da arttırılarak öğretmen başına düşen öğrenci sayısını OECD ortalamalarına eriştirmek temel hedefimizdir.

Okulların iletişim teknoloji altyapıları ile donatılması, fiziki ortamlarının daha da iyileştirilerek, kaliteli eğitimi ve herkese yaşam boyu öğrenme olanakları sağlamak, en önemli,  öncelikli hedeflerimizden birkaçıdır. Bunun için istikrara ihtiyacımız vardır. Bunu ortak mutabakatla sağlayabileceğimiz hepimizin fikridir.

“İstikrarsızlığın ölçütü olacaksa 44 yılda 41. hükümetteyiz… sınıf geçme tüzüğü 24 defa değişti”

Ne yazık ki bugüne kadar ülke genelinde yapılan çalışmalar incelendiğinde öğrenciler temel beceriler dahil, günümüz yeterliliklerinin bir çoğunun kazandırılamadığı anlaşılmaktadır. Coğrafi açıdan çok küçük bir ülke olmamamıza rağmen okullar arasında gerek fiili yeterlilikler, gerek başarı, gerekse öğrenci profili bakımından büyük farklılıklar bulunmaktadır. Bunun sebebi sürekli değişen eğitim politikalarıdır. İstikrarsızlığın ölçütü olacaksa 44 yılda 41. Hükümetteyiz. Bununla birlikte örnek olması açısından sınıf geçme tüzüğü 24 defa değiştiğini örnek verebiliriz”

Eğitim sisteminde kalitenin artırılması için geçmiş yıllarda günlük politikalarda birçok adım atıldığını, ancak atılan adımların süreklilik arz etmediğini ve yeterince analiz edilmediğini dile getiren Çavuşoğlu, ülkedeki eğitim sisteminin son yıllarda birçok kesim tarafından tartışılır bir konuma geldiğine işaret etti.

“Yol haritası gerekli”

“Bir başka ifadeyle eğitim sistemimizle ilgili geleceğe yönelik bir yol haritası hazırlanması gerekmektedir. Bu yol haritasının da ortak bir akılla üretilmesi son derece önemlidir” diyen Çavuşoğlu, çalıştay kapsamında, şu başlıkların özellikle tartışılmasını hedeflediklerini de sözlerine ekledi:

“Toplumu oluşturan bireylerin gelecekte taşıması gereken özellikler; Bireysel ve toplumsal ihtiyaçların giderilmesine yönelik yeterlilikler; Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı’nın taşıması gereken unsurlar; Yine bakanlığımızın güçlendirilmesi için olası fırsatların belirlenmesi; Eğitime etki edecek politik, ekonomik, siyasi ve teknolojik unsurların belirlenmesi”

Bakan Çavuşoğlu konuşmasının sonunda çalıştaya katılan tüm paydaşlara teşekkür etti, “10 yıl sonra eğitimde tüm sorunlarını aşmış bir Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne ulaşmak adına koyacağınız katkılar için  hepinizi en kalbi duygularımla selamlıyorum” dedi.

Aktuğ: Çalıştay hükümet vizyonu çerçevesinde gerçekleştirildi

Talim ve Terbiye Dairesi Müdürü Murad Aktuğ yaptığı açılış konuşmasında “Vizyon 2030 Eğitim Strateji Planı Çalıştayı”nın hükümet vizyonu çerçevesinde gerçekleştirildiğini anlattı.

25 yıllık bir eğitimci olarak, öğrencileri öğrenirken görmenin verdiği ilham kadar önemli bir duygu olmadığını söyleyebileceğini ifade eden Aktuğ, “bu çok ciddiye alınması gereken bir iş” şeklinde konuştu.

Küresel bir geleceğe doğru yol alırken doğru planları hazırlamak için ortak akılla hareket etmenin önemine işaret eden Aktuğ, bu noktada kapsayıcı şekilde hareket etmenin önemine işaret etti.

Aktuğ, eğitimin her zaman bir umut kaynağı olduğuna işaret etti.

Bu çalıştayın sonuçlarının bir eylem planı hazırlanmasına katkı koyacağını dile getiren Aktuğ, katkı koyan herkese teşekkür etti.

 Sarpten: Öğrencilerin %65’i gelecekte henüz var olmayan işleri yapıyor olacak

Stratejik Plan Çalışma Komitesi’nden Salih Sarpten, günümüzde çocukların dijital dünya içinde evirildiğini, gelecekte hangi mesleklerin revaçta olacağının öngörülemediğini söyledi.

“Eğitim, önündeki karanlık dünyaya doğru iş yapıyor. Bu karanlıkta bize ışık tutacak bir stratejik eğitim planına ihtiyaç var” diyen Sarpten, bu tür çalışmaların tüm dünyada da yapıldığını belirtti.

Teknolojik cihazların bilgiyi birbirine öğrettiği, fonksiyon aktardığı bir çağda yaşadığımıza işaret eden Sarpten, “Bugünkü okul öğrencilerinin yüzde 65’i gelecekte henüz var olmayan işleri yapıyor olacak” dedi.

Bu durumun 160 milyon gencin işsiz kalmasına yol açabileceğini söyleyen Sarpten, beceri ve bilgilerin değişmesine ihtiyaç duyulduğunu kaydetti.

Sarpten, Mili Eğitim ve Kültür Bakanlığı’nın faaliyet alanına yönelik 10 yıl için stratejik eylem planının önemine vurgu yaptı.

Çalıştayın hazırlıklarının Mayıs 2018’de başladığını anlatan Sarpten, meslek örgütlerinin ve siyasi partilerin görüşlerinin alınacağını, dünya eğitim sistemlerinin incelendiğini belirtti.

Konuşmasında bazı tespitlere de yer veren Sarpten, aile bütçesinin en önemli kısmının eğitime gittiği halde başarı performansının tatmin edici olmadığını, moral ve motivasyonunun değişim ve gelişimin önünü tıkadığını, eğitim başarısının yükseköğretim olarak değerlendirildiğini söyledi.

Çalıştayın iki oturum şeklinde gerçekleşeceğini dile getiren Sarpten, yönteme ilişkin bilgi verdi.

Özyiğit: KKTC iki arada bir derede

Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Genel Başkanı, eski Mili Eğitim ve Kültür Bakanı Cemal Özyiğit, “Nasıl bir geleceğe gitmek istiyoruz, nasıl bir birey yetiştirmek istiyoruz” sorularını yanıtlamak gerektiğini belirtti.

Özyiğit, ülkelerin yönetim anlayışının kendini sağlama alacak bir eğitimi öngördüğünü söyleyerek, KKTC’nin bir yandan çözümle Avrupa Birliği’ne girmek istediğini, diğer yandan izolasyon ve ambargolar nedeniyle Türkiye’ye daha çok bağımlı hale geldiğini, “iki arada bir derede” olduğunu kaydetti.

Özyiğit, Kıbrıs Türk milli eğitim sisteminin temel ilkeleri konusunda fikir birliği bulunduğunu ancak bu ilkelere uygulamada yer verilmediğini söyledi.

Üretici, sanayici, meslek örgütlerinin, görüş ve düşüncelerinin son derece önemli olduğunu dile getiren Özyiğit, eğitimin üretime göre şekilleneceğini kaydetti.

Devlet politikası oluşturmanın önemine vurgu yapan Özyiğit, üzerinde mutabık kalınan bir devlet politikası bulunmadığını söyledi.

Çalıştayı devam ettiren Milli Eğitim ve Kültür Bakanı Nazım Çavuşoğlu’na teşekkür eden Özyiğit, yıllar içinde yapılan şura ve çalıştay sonuçlarının uygulanmadığını söyleyerek, çalıştay sonuçlarının Meclis’e gönderilerek yasalaşması temennisinde bulundu.



Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı