KKTC’de ne olup bitiyor sorusunun en güzel yanıtı, “yap-boz devam ediyor” olmalı.
Her konuda, ama her konuda aldıkları kararı en kısa sürede değiştiriyorlar.
Yardım tüzüğü dediler, kıyamet koptu. Teknik bir aklın ürünü olmadığı kısa sürede ortaya çıktı. En önemlisi, sosyal adalet bacağı eksikti. Tepkiler gelmeye başlayınca, onu da eklediler, bunu da eklediler.
Başbakan Yardımcısı Kudret Özersay yeni düzenlemeyi anlatırken, temeldeki hastalığı bizzat itiraf etti.
Kumarhane çalışanlarına 800 lira…. O da, ustalarının devlete olan imtiyaz ödemelerini yapmış olması şartıyla…
Bu ülkenin sistemi tamam değildir, devlete olan görevini yerine getirmeyene yıllar yılı göz yumulan bir sistem. Kriz oluşunca, yıllardır yapılan yanlışlar, tokat gibi yüzümüze vuruyor.
İmtiyaz ödemesini yapmamak ne demek? Yani isterse yapamayacak mı? Herhalde öyle… Zira, mükellefiyetlerini yerine getirmediklerinde, “yapmayacağız” dediklerinde ne yapıldı ki?
Geçin bu cinnet günlerini. Defalarca yazdık buradan.
Aylar aylar önceden çıktı vergi yüzsüzlükleri. “Ben halkın parasını, devletin parasını kimseye yedirmem” deyip de neden gereğini yapmadınız?
Maliye Bakanı Eylül’de, yeni bütçe bile gelmeden ağlıyordu; “100 bin lira ve üzerinde vergi borcu olan 211 kişi var. Bu kişiler 247 milyonu bulan vergi borçlarını ödemediler… 28 kumarhane işletmesi de ödemesi gereken 65 milyonluk borçlarını ödemediler… Ercan havaalanındaki alacakla birlikte devletin tahsil etmesi gereken toplam alacak 440 milyon” …
Şimdi çıksın açıklasın, bu paranın ne kadarı toplandı. O tarihten sonra toplanamayan vergi miktarı ne oldu, bilelim. O 440 milyon eminim çok daha fazla bir rakama ulaşmıştır. Bu para devletin kasasında olsaydı bu rezaletleri yaşar mıydık?
Üstüne üstlük, bir de vergi muafiyeti artırıldı bu süreçte.
“İşveren mecburiyetini yerine getirirse” ne demek? Çalışanların üstünden, işvereni tehdit eder gibi, şantaj yapar gibi… Evvela siz, o görevin yerine getirilmesini, o vergilerin ödenmesini sağlamakla yükümlüsünüz.
En azından çıkıp da birisi de dese ki, mahkemeler açılır açılmaz toplanamayan vergiler ve ödemeler için icra takibine hız veriyoruz”… Demediler, diyemiyorlar. Çalışanlar mağdur, devlet mağdur.
Devleti mağdur etmeye kimin ne hakkı var? Devlete olan yükümlülüğünü ödemeyenin gözünün yaşına bakılabilir mi? Bu imtiyazı sağlamak, savsaklamak da suç değil midir?
Çalışma Bakanı da çok duygusal… O da “yazdık bir kenara” diyor…
Vazgeçin yahu, bu adamlara bu cesareti veren nedir?
































