Ve sabahtan beri karaciğer sancımakta berdevam…

15 Ekim 2017 Pazar | 18:00
Pınar Cavlan
Pınar Çavlan

“Diz boyu karlı bir gece”den alıntı ile başlık attım, efkardan başlıyorum konuya, alkolle giriyorum insan bedenine, ve karaciğere doğru yürüyorum. Karaciğer hastalıklarında duruyorum… Buradaki molada yazıyı okuyun, sonra bir fincan kahve içeceğiz.

 

Daha çok yağlanmaya değinecek olsak da, karaciğerin 100’den fazla hastalığı var aslında; yağlanmasından tutun siroza, iltihaplanmadan, alkolik karaciğer hastalığına…Tabi ki hepsinin farklı semptomları bulunuyor. Önce genel olarak bunlara göz atalım; sonra yağlanma konusuna geçelim. İşte karaciğerinizle ilgili bazı işaretler:

  1. Mide sorunları: karaciğerin toksinleri vücuttan atma işlevinde sıkıntı olması durumunda, vücuttan atılamayan toksinler mide bulantısı ve bazı mide sorunları yaratabiliyor.
  2. Aşırı halsizlik, yorgunluk ve depresyon: karaciğer hasarı söz konusuysa, kandaki toksinlerin vücuttan karaciğer tarafından atılmaması gündeme geliyor. Buna bağlı olarak da vücudunuzun diğer organları daha fazla çalışmak zorunda kalıyor. Bu durum da aşırı yorgunluk ve halsizliğe yol açıyor. Tabi ki beyindeki toksin birikimi de bir takım biyokimyasal işlevleri etkiliyor olduğundan depresyon da meydana gelebiliyor.
  3. İştahsızlık: Vücutta yağ sindirimi ile alakalı çalışan safranın yetersiz kalması durumunda iştahsızlık söz konusu olabiliyor.
  4. Karın bölgesinde ağrı-şişlik: karın bölgesinde şişme karaciğer problemi nedeniyle olabiliyor. Yanma hissi olabiliyor, veya ateş yükselebiliyor bazen. Bunların nedeni bir iltihaplanma veya safra kesesi krampı olabiliyor.
  5. Sarılık: Vücutta ve kanda yüksek miktarda bilirubin (öd) birikmesi nedeniyle yüzde ve ten renginde, hatta bazen gözün beyaz kısmında sarılık görülebiliyor. Karaciğer sorunları buna neden olabiliyor.
  6. Renksiz dışkı: karaciğer problemlerine işaret eden bir durumdur.
  7. Kaşıntı: Vücutta nedeni belli olmayan kaşıntılar, karaciğerin toksinleri temizleyememesinden kaynaklı olabiliyor bazen. Vücut deri altında birikmiş öd ve toksinlere tepki veriyor.
  8. Morarma ve kanamalar: Diğerlerinden daha az rastlanıyor olsa da karaciğer sorunları ile bağdaştırılan belirti olabiliyor bazen.  Sık rastlanan burun kanaması ve vücutta durduk yere nedensiz ortaya çıkan morluklar, karaciğerin düzgün çalışmamasından kaynaklanan protein yetersizliğine bağlı olabiliyor.

 

Bunlardan biri veya birkaçına sahipseniz bir doktora görünmenizde fayda var. Tabi ki koruyucu kısım da önemli. Bu noktada en etkili tedavi,  kişinin sağlıklı beslenmesinde, egzersizde ve fazla kilolarından kurtulmasında yatıyor. Bir de kahve önemli…

 

Vücudun en büyük ve metabolik açıdan en kompleks organı karaciğer. Karbonhidrat, yağ, protein, vitaminler ve ilaçların vücutta işlem görebilmesini sağlıyor olduğundan, karaciğer sağlığına dikkat etmek hayati önem taşıyor aslında. Karaciğer yağlanması ise, karaciğer hücrelerinde aşırı yağ birikmesi anlamına geliyor. Fazla kilolu her iki kişiden en az birinin karaciğerinin yağlı olduğu ortaya konmuş yapılan araştırmalarda. Sadece fazla kilolu insanlar değil, daha zayıf yapılı kişileri de etkileyen karaciğer yağlanmasının basit bir hastalık olmadığını vurgulamak gerek tabi ki.

 

Çözüm diye nitelendirilebilecek tedavi yok aslında, ama yenilenme özelliğine sahip olan karaciğer, iş işten geçmeden dikkat edilirse bu özelliği sayesinde eski formuna kavuşabiliyor. Karaciğer yağlanması olan bir kişi, yüzde 5’lik bir kilo azaltımı ile bile, karaciğer yağlanmasını geriletmeye başlayabiliyor.

 

 

Karaciğerde hücrelerinde biriken yağlar, karaciğer hücrelerini olumsuz etkiliyor; yapısal ve fonksiyonel bozukluklara neden olabiliyor. Hücrelerde yağlanma aşırı miktarda olduğunda, vücudumuz için hayati önem taşıyan enzimlerin üretimi bozuluyor. Bunlar sonucu karaciğerde iltihap, karaciğer sirozu, karaciğer kanseri, vb. birçok hastalık gelişebiliyor. Son yıllarda yapılan bilimsel araştırmalar, karaciğer yağlanması ile kalp hastalıkları riskinin arttığına işaret ediyor.

KARACİĞERİMİZ İÇİN NE YAPMALI?

Akdeniz tipi beslenme öneriliyor karaciğer sağlığı için; biz Kıbrıslılar bu konuda şanslıyız. Gün içinde hareketsiz bir yaşam tarzından uzak durmak tabi ki önemli. Ayrıca fazla kilolardan kurtulmak da zaten bu ikisinin birleşimi.

 

Beslenme

“Isırıp attığın o gabukları gaynadıp suyunu içecen!”

Karaciğere zarar veren hayvansal yağlar, işlenmiş et ürünleri, tavuk derisi, sakatatların yanı sıra aşırı karbonhidrat ve şeker tüketiminden kaçınılması, ilaç kullanımı, alkol tüketimi minimalize etmek gerekiyor tabi ki. Günlük taze sebze- meyve, beyaz et ve lifli gıdalar tüketmek önemli. Soğan, sarmısak, lahana ve brokolinin içerdikleri sülfür’ün yanı sıra, özellikle karaciğerden toksik maddelerin atılımına yardımcı olduğu için mevsiminde enginar tavsiye ediliyor. Hatta amcama göre gafgarıt daha da faydalıymış! “en faydalı yeri nedir bilir min?” diyor amcam; “ısırın ya, da o gabukları atan; atmaycan onları gaynadacan da suyunu içecen!” Faydasını gördüğü doğrudur. Onun suyu da içilmez demeyin, içine biraz limonata eklediniz mi tamamdır! Zaten limon da iyi geliyor karaciğere! Hatta amcamın iddiasına göre, enginar kürü sonrasında karaciğer değerlerindeki düşüş doktoru panikletmiş ve “düzelmesi” için “biraz alkol almasını” söylemiş doktor kendisine!!! (tabi bu pek de inanmadığımız kısım, siz doktorunuza kendiniz danışın!)

 

Özellikle vurgulanan bir nokta: şok diyetlerden kaçının! Beslenme değişikliği, egzersiz ve kilo vermek dedik; ancak kilo verirken dikkat! Hızlı ve ani kilo vermek de karaciğer yağlanmasına yol açabiliyor.

 

Egzersiz

Evet egzersiz benim işim. Sağlıklı yaşam için hareket etmek önemli. Egzersiz yapmak, bireysel sağlığınızı koruyan en önemli aktivitelerden birisi… Yavaş tempolu egzersiz sırasında salgılanan endorfin hormonu, stresin azalmasını ve kendinizi mutlu hissetmenizi sağlıyor ayrıca. Bu nedenle haftada en az 3-4 gün, 30-60 dakika arasında egzersiz yapmak oldukça güzel getiriler sağlıyor. Tempolu yürüyüş, yavaş tempolu koşular, yüzmek, bisiklete sürmek, dans etmek gibi aerobik egzersizler; karaciğer yağlanmasında önemli bir mekanizma olan insülin direncinin azalmasına neden oluyor. Bu da uzun vadede kalp ve damar hastalıklarından korunmada da fayda sağlıyor.

 

Yapın bir gavecik da yemeğin yağını sıyırsın…

 

Rahmetli dedem, yemeklerden sonra kahve sorunca “e hade yapın da yemeğin yağını sıyırsın” derdi… Yapılan son araştırmalar bu lafın bir hikmeti olduğunu göstermiş. Kafein, karaciğer yağlanmasına çok iyi geliyor ve iltihabı azaltıyor diyor araştırmacılar da… Günde bir fincan kahve içenlerde karaciğer yağlanmasının daha az görüldüğü kanıtlanmış. Ve her gün kahve içenlerde içmeyenlere oranla daha az yağlı karaciğer hastalığı görüldüğü; hatta kahve içmenin, karaciğer hasarını azalttığı tespit edildiği belirtiliyor.

 

 

Mutlu, sağlıklı, enerji dolu bir hafta sonu geçirmenizi diliyorum…