Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Vay Kıbrıs Türkünün haline vay…

Yaklaşık bir haftadır özellikle yazmamaya çalıştım ve bu sütunu boş bıraktım.

Gazetedeki arkadaşların itirazlarına rağmen “doğmamış çocuğa don biçmeyelim” dedim.

Sonuçta, siyasi irade kararını verdi, yeni bir hükümet kuruluyor, parti meclisleri de coşkuyla onayladı, bekleyip görmekten başka bir şey gelmez elimizden diye düşündüm.

Meğersem benim düşündüğüm gibi gitmiyormuş işler.

Bağımsızlardan dolayı şaibeli ve iç kavgalardan dolayı zanlı durumunda olan müstakbel hükümetimiz daha kurulma gecesinde darmadağın oldu.

Parti içi isyancılar kazandı, siyasete güven yerle yeksan oldu.

Başkanın onca izahına, parti meclisi iradesine rağmen, bir gece yarısı siyasetin baronları devreye girdi ve her şey değişti.

Teknokrat bakanlar atayacaklardı, vazgeçtiler.

Niye vazgeçtiklerini açıklama zahmetinde bulunmadılar.

Dehşet olanı, hükümet partileri meclis komitelerindeki çoğunluklarından vazgeçtiler.

Bu, en yalın anlatım ile hükümet meclisten istediği yasaları geçiremeyecek demektir.

CTP’yi  su ve ekonomik protokol konusunda suçlayıp hükümetten uzaklaştıranlar şimdi ekonomik protokolü onaylayıp, öngördüğü yaları geçirmekle yükümlüdürler.

CTP’nin protokole olan muhalefeti ortadadır.

Dün itibarıyla oluşan UBP-DP hükümeti demek ki protokolün yasal gereklerini yerine getirmeyecekler.

Çünkü hiçbir yasayı meclisten geçiremeyecekler.

Komitelerde CTP’nin dediği olacak.

Ne için?

2 milletvekili daha bakan olsun diye.

Peki UBP’de durum farklı mı?

Değil.

Kemal Dürüst’ün İçişleri Bakanlığı’na kesin gözle bakılırdı, birileri şımarıkça diretti, Dürüst Ulaştırmaya kaldırıldı.

Parti içi entrikalar bu durumda iken daha bağımsızlar devreye girince ne olacak Allah bilir.

Doğrusu kurulma aşamasındayken bile bu kadar dengeleri gözetmek akla zarar, galiba devamı da Kıbrıs Türküne zararlı olacak.

                                                                                              ***

Nasıl ki 8 ay gibi kısa sürede ortadan kalktığı için CTP, UBP ile niye hükümet kurduğunu anlatamıyorsa, UBP niye CTP’den vazgeçip de DP ile  “yamalı bohça” hükümeti kurduğunu anlatamayacak galiba.

Biz, doğru olanı yapalım ve daha  doğmamış çocuğa don biçmekten imtina edelim, daha ilk günden mahkum etmeyelim ama benim gibi saftirik vatandaşlar da bu hükümetten icraat bekliyorlar.

Çünkü “geniş tabanlı” hükümetten umutlanmış ve artık memlekette bazı şeylerin değişeceğini umut etmiştik.

Olmadı.

Şimdikinden umut edelim mi?

Bence sorulması gereken soru şudur;

Bu hükümet halkın dertlerine çare olacak icraatlar yapmayacaksa ne yapacak?

Aklında-hayalinde olmayanları bakan yaptı.

Peki gerisi?

Protokol için parmakçılık yapıp, paraları kapıp dağıtacak, sonra 30 bin vatandaş yapıp oyları kapacak ve bir dönem daha milletvekili mi seçilecekler?

Vay Kıbrıs Türkünün halin vay.