VATANDAŞIN CANINI YAKANIN BAŞINI KOPARMAK GEREKİR…

17 Ağustos 2018 Cuma | 10:51
basaran duzgun banner

İşyeri sahibi bir tanıdık anlattı;

Düzenli olarak  alışveriş yapan Rum müşterisi varmış. Alışverişte kullanılan para birimi tabii ki Euro.

Çünkü Rum müşteriler kur farkından kafaları karışıkmış ve zaman zaman “acaba aldatılıyor muyuz” paniği yaşarlarmış. Çoğunluğu yanlarında getirdikleri nakit Euro’larla ödeme yaparmış. Kredi kartı kullanmamalarının nedeni de “Türklerden mal aldı” şeklinde fişlenmek korkusuymuş.

Neyse, bu sadık Rum müşteri geçtiğimiz gün bir döviz bürosuna gitmiş ve elindeki Euroları Türk Lirası’na çevirmiş. İlk kez kendisine Türk Lirası’ndan fiyat çıkarılmasını istemiş.

Tabii ki isteği yerine getirilmiş. Haliyle her zaman aldığı maldan daha fazla malı Türk Lirası olarak almış ve gayet keyifli bir şekilde sormuş;

“Şimdi siz bu malı nasıl aynı fiyata yerine koyacaksınız?”

 

***

 

Kıbrıslı Rum’un sorduğu doğru bir sorudur.

Türk Lirası ile satılan mal elbette yerine aynı fiyatla konulamayacak.

Türk Lirası’nın Euro karşısında aşırı değer kaybetmesinden dolayı bir sonraki mal Türk Lirası olarak daha pahalı satılacak.

Bu durum, yaşadığımız krizin bir gerçekliğidir.

Bu krizin sonucunda elbette iğneden ipliğe herşeye ama herşeye zam gelmesi kaçınılmazdır.

Fakaaattt…

 

***

 

Müptelalar sigara almaya gidiyorlar “kalmadı” cevabı alıyorlar.

İçki almaya gidiyorlar “az önce bitti” cevabı alıyorlar.

Hade onlara “zehir-zıkkım içsinler” diyebiliriz.

Ama sonuç değişmiyor.

İğneden-ipliğe stokçuluk başladı bu memlekette.

Vatandaşı çileden çıkaran da damacana suya ve zwan marka bolibiflere yapılan zam oldu.

Damacana suların dövizle bir alakası yok. Bolibifler de ne hangi arada yenileri ithal edildi ve zamlandı?

Temel ihtiyaç maddeleri bile azar azar veriliyor piyasaya.

En kötüsü nedir bilir misiniz?

Aylar önce yani yenile yaşadığımız döviz krizinden önce mal ithal edenlerden bazı  vicdansızlar aylar hatta yılı aşkın önce aldıkları malları önce piyasadan çekerek, sonra da fahiş zamlar yaparak artırdılar.

Kelimenin düz anlamıyla vatandaşı “kazıklamaya” başladılar.

Önce stokçuluk, ardından da karaborsacılık yaparak yasadışı bir şekilde zenginleşmeye çalıştılar.

 

***

 

Başbakan Tufan Erhürman açıkladı;

Ticaret Dairesi görevlileri marketlerde kontrole başlayacakmış.

İyi bir haber ama geç bile kaldılar.

Bu kriz günlerinde vatandaşın canını yakacak herkesin başını koparmak gerekir.

O kadar vatansever bir hükümete ihtiyaç vardır şimdi…