Av. Mehmet Soyer: Mülkiyet hakları konusunda Kıbrıslı Türkler de mağdur - Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Perşembe, Mayıs 30, 2024
KıbrısManşet

Av. Mehmet Soyer: Mülkiyet hakları konusunda Kıbrıslı Türkler de mağdur

Av. Mehmet Soyer

Kıbrıs sorunun temel konularından biri olan bireysel mülkiyet haklarıyla ilgili, Av. Mehmet Soyer açıklamalarda bulundu.

Soyer, çok tartışılan bu temel soruna ilişkin düşüncelerini şöyle aktardı:

”Genel görüşün aksine Kıbrıs adasında yaşanan gelişmelerle birlikte kişisel mülkiyet haklarıyla ilgili mağduriyetler özellikle Kıbrıslı Türkler açısından 1974 den sonra değil 1963 yılından beri yaşanmaktadır. 1974 olaylarından sonra her iki toplumdan bireyler de göçmen durumuna düşerek mülkiyet hakları sorunu daha kapsamlı ve kalıcı bir soruna dönüşmüştür. Bugüne kadar yapılan çalışmalar, Kıbrıs sorununun bütünlüklü çözümüne endekslendiği için istenilen sonuçlar alınamamıştır. Bu konudaki yegane istisna Türk tarafının inisiyatifiyle kurulan ve BM tarafından da hukuki olarak kabul gören Mal Tazmin Komisyonu’dur. Çalışırlığı zaman zaman tartışılsa da komisyon Kuzey’de mal bırakmış Kıbrıslı Rumların mağduriyetini gidermek için çalışmalar yapmış, tazminat ödemeleri yapmıştır. Bu açıdan bakıldığında yavaş çalışsa bile Kıbrıslı Rumların mülkiyet hakları mağduriyetleri için başvurabilecekleri ve BM’in de tescil ettiği bir kurum var diyebiliriz.


Kıbrıslı Türkler açısından bakıldığında Güney Kıbrıs’ta böyle bir kurum olmadığı için durum daha da zordur. Göçmen olduktan sonra Güney’de malları kalan, eşdeğinin tam karşılığını alamayan Kıbrıslı Türkler mevcut. Peki bu insanlar mağduriyetlerinin karşılanması için olası bir bütünlüklü anlaşmayı ne kadar beklemek zorunda kalacak?Güney’de ki otoritelere başvurdukları zaman, uluslararası hukukta da kabul edilmeyen şartlar ve sınırlamalarla mallarının kullanım hakkını almak çok zor.

1974 öncesi yurt dışında yaşamış olmak, en az 6 ay kesintisiz Güney Kıbrıs’ta ikamet etmiş olmak, kamu menfaatinin olması (ki bu kriter çok esnek ve göreceli olduğu için İçişleri Bakanlığı’nın ve İçişleri Bakanlığı’na bağlı Türk Malları Vasilik Dairesi Müsteşarının inisiyatifi esas alınmaktadır) gibi şartlar aslında sorunun gerçekten çözümü konusundaki isteksizliği gösteriyor. Özellikle 2010 yılında alınan bir kararla, Kıbrıslı Türk mallarının ikinci veya üçüncü kişilere devrinin yasaklanması, mevcut şartların tümünü yerine getirse bile bir Kıbrıslı Türk’ün Güney’deki malının iadesi için mülkü kullanan ”kiracının” ölmesini beklemek zorunda bırakılması, Kıbrıslı Türkler açısından bir anlaşma olmadan mağduriyetlerinin giderilemeyeceği anlamına geliyor. Hatta bir çok siyasi çevre, yapılan referandumda Türk tarafında çıkan ”evet” oyunun bu beklentiyle doğrudan ilişkili olduğu görüşünde.Peki bu süreç içinde ne yapılabilir? Kanımca KKTC Devleti ve Türk tarafı olarak Kuzey’de kurulan Mal Tazmin Komisyonu icraatları kapsamında bu soruna kısmi de olsa çözüm bulunabilir. Komisyonun tazminatları ödeyip KKTC malı haline getirdiği Kuzey’de bulunan Rum malları gerçek hak sahibi ve eşdeğer karşılıklarını alamayan Kıbrıslı Türklere yine kurulacak bir alt komisyon ile verilebilir. Bu yönde ivedilikle başlatılacak bir çalışma mülkiyet mağduriyetlerinin tazminatı konusunda yıllardır çıkmaz yaşayan ve umutsuzluğa kapılan birçok insanımızın adalete olan inancını yeniden tesis edebilir. Unutulmamalıdır ki ”Adalet mülkün temelidir.”

Adalet derken, hem BM hem de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından kabul edilen Mal Tazmin Komisyonu’nun bu görevi üstlenmesi, bütün taraflar açısından özellikle önemli ve değerli olacağı da bir gerçektir. Mal Tazmin Komisyonu tarafından tazminatları ödenmiş ve kimsenin özel mülkiyeti olmayan, KKTC malı olarak duran bu taşınmazların eşdeğerci hak sahiplerine verilmesi adil ve hukuka uygun bir uygulama olacaktır.”

Tepki göster
Bayıldım
0
Bayıldım
Huzurlu
0
Huzurlu
Hahaha
0
Hahaha
Üzüldüm
0
Üzüldüm
Hayran Kaldım
0
Hayran Kaldım
Facia
0
Facia
Web tasarım ve geliştirme : Baba Bilgisayar