Köşe Yazarları

ÜST KURULUN KARARLARI DA ÇELİŞKİLİ

Mehmet Moreket yazdı






Hepimiz, Bulaşıcı Hastalıklar Üst  Kurulu’nun kararlarda tek yetkili olması gerektiğini savunduk.

Çünkü iktidar, kamu sağlığıyla ilgili böylesine ciddi bir konuya bile siyaseti karıştırdı.

Dedik ki, bilim adamları en iyisini bilir, onların siyasi gailesi yoktur.

Ancak bir de baktık ki, Bulaşıcı Hastalıklar Üst Kurulu da çelişkili kararlar almaya başladı.

Barlar kapalı, meyhaneler açık…

Niye?

İkisinde de aynı kalabalıklar toplanmıyor mu?

Masa, mesafe düzeni ayarlandıktan sonra neden barlar da açık olmasın?

Bu ülkede sadece bu işle geçinen müzisyenlerin zaten bozulan gelir düzeyinin sıfırlanması kimsenin umuru değilmiş meğer. Bir tek Serdar Denktaş dile getirdi.

Her türlü cafe, restoran açık, barlar kapalı. Başka bir maksat mı var diyeceğim ama, içkili diğer yerlerin hepsi açık. Hani mantık?

Adına gece kulübü denen ve hepimizin asıl faaliyetini bal gibi bildiğimiz, orada çalışanların özel sağlık muayenesinden geçtiği, banyolarını, yatak odalarını devletin denetlediği bu yerler açık, casinolar kapalı.

Gerekçesi de yakın temas olmamasıymış. Saçını başını yol… Akıl dışı. Adı “bilim kurulu” olan bir kurul böyle bir kararı nasıl verebilir?

Okullar kapalı. Sadece kreşler açık.

Ama kreşlere 3 yaşına kadar olan çocuklar gidebiliyor. 3 yaşından büyükler ne gibi bir tehdit oluşturuyor? O da belli değil. Belediyelere çocukları sokağa döktür de korkma. Yerine ne konacağını hiç hesaplama bile.

Başbakan çıksın, tek kurtuluş karantinayı kaldırıp, evlerde karantina gibi, denetimi mümkün olmayan ve denenmiş bir yolu bir daha seçeceklerini söylesin. Pardon ama, kimdi karar veren? Başbakan böyle bir kararın ön bildirimini yaptığına göre, var işin içinde bir iş.

Hadi bu pandemi ilk kez başımıza geliyor. Dünyayla birlikte bilgisiziz, ne yapacağımızı ancak deneyerek öğreniyoruz da aldığın karar da tutarlı olsun bari.

Şimdi kamuoyu, siyasileri bir yana bıraktı, Bilim Üst Kurulu’nun kararlarını tartışıyor.

Ve o kararlar da en az siyasi kararlar kadar ayrıcalık yaratan, çelişkili ve sorunlu.


YERİN KULAĞI VAR

ORTAKTAN TATAR’A HODRİ MEYDAN:  Kudret Özersay “Beni desteklemezse hükümet çatlar” diye kendisini tehdit eden hükümet ortağı ve cumhurbaşkanı adayı Tatar’ı “Maraş ve Doğal Gaz” konusunu tartışmak üzere canlı yayına davet etmiş. Aslında Özersay diyor ki, “sen bu işlerden anlamıyorsun.” Şimdiden söyleyeyim gelmeyecek. O kimin talebesidir. Eroğlu da tıpkı Tatar gibi toplu programlar yerine, “sor bana söyleyim sana” programlarına katılıp seçim kazandı. Hoş, çıksa bile ezberin dışında bir şey söylemeyecek. Zaten ne söylediğini biz değil, kendisi bile anlamıyor…

ESAS NİYETLERİ İLHAKTIR: Federasyon, Konfederasyon, iki devlet, hatta iş birliğine dayalı bir çözüm. Adı ne olursa olsun.  Önemli olan iradenin kimde olacağıdır. Türkiye için demem ama, buralarda konfederasyon ve iki devletliliği savunur gibi görünenlerin asıl niyeti ilhaktır. Kafalarındaki bu niyeti şimdilik iki devletlilik maskesiyle açık etmek istemiyorlar. Onların bağımsızlık, egemenlik gibi bir dertleri yok. Çünkü onların yönetme gibi bir derdi yok. Ama seçim arifesinde esas niyetlerini belli edip oy kaybetmekten korkuyorlar…

HANGİSİ DOĞRU?: Kıbrıs Üniversitesi ile İngiltere Kent Üniversitesi’nin ortaklaşa sürdürdüğü ‘Kıbrıs için Çözümler-2020’ anketine katılan oy verme hakkında sahip 817 Kıbrıslı Rum ve 804 Kıbrıslı Türkün katılmış. Anket sonuçlarına göre, iki bölgeli, iki toplumlu federal çözüme destek veren veya gerekli görülürse bu çözümü tolere edenlerin oranı Kıbrıslı Rumlar için yüzde 76, Kıbrıslı Türkler için ise yüzde 71.2. Bizdeki anketlere bakarsan bunun tam tersi bir sonuç çıkıyor, hatta federal bir çözümün öldüğünü bile söylüyorlar… Hangisine inanırsanız artık.

İRADE BÖYLE GÜNLERDE GEREK:  Memleket susuzluktan kırılıyor, tankerler su vermekte naz niyaz ediyor. Ülkede kaç tanker var ben bilmiyorum, bilen olduğunu da sanmıyorum. Ancak bu başıbozukluğu gidermek ve tankerlerin vatandaşa sağlıklı su dağıtmasını kontrol edip sağlamak bu kadar mı zor. Sadece kaymakamlara değil, belediyelere de aynı sorumluluk düşer. Bu susuzluk günlerinde çağırsınlar bölgelerindeki tanker sahiplerini, hem fiyat konusunda, hem de dağıtım konusunda kriter koysunlar, vatandaş da rahat etsin…

CASİNOLARIN VE BARLARIN SUÇU NE:  Casinoların kapatılması toplumun genelinin talebiydi. İnsanların yakın temas ettikleri, kapalı alan olması kapanmalarının en önemli etkeni oldu. Barları da “sosyal mesafe” kurallarına uyulmadığı gerekçesiyle kapattılar. Peki gece kulüplerinin açık olmasının nedeni? Neymiş efendim, gece kulüplerinde “yakın temas” yokmuş. Resmen bizimle dalga geçiyorlar. Temasın en yakınının yaşadığı bu yerler hala açıksa o zaman barların, casinoların günahı neydi diye düşünmeden edemiyor insan…

SOSYAL MEDYADAN:  Sosyal medyada bir arkadaş paylaştı çok hoşuma gitti, sizinle de paylaşmak istedim. “Bu ülkede insanlar ilkokulda Atatürkçü, lisede ülkücü, üniversitede komünist, iş kurunca kapitalist, bir ayağı çukura düşünce Müslüman olur…”


Hal Oshan

FOTO GÜNDEM: Dünya sinema çevrelerinde “Hal Ozsan” ismiyle tanınan Kıbrıslı Türk Halil Özsan’ın yeni filmi Infidel, 18 Eylül’de gösterime girdiği gece Amerika’da ratinglerde 1 numara oldu. Film, Hizbullah tarafından kaçırılan ve daha sonra kendini siyasi mahkumlarla hapishanede bulan bir Amerikalının hikayesini anlatıyor. Hal Ozsan, daha önce de İngiltere’de ses getiren yapımlarda yer almış, Netflix’in en çok izlenen dizilerinden olan Homeland’da önemli bir karakteri canlandırmıştı.

 








Başa dön tuşu