Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

ÜRETMENİN GURURU: RADYO HAVADİS

Mutlulukla acıyı, gözyaşı ile sevinci at başı yaşadığımız günlerden  geçiyoruz.

Çok uzun bir zaman dilimi değildi.
15 yıl öncesi tanıdığım tevazu ve efendi halleriyle gelip karşıma oturmuştu yine.
O her zamanki gibi çay içmişti ben sade bir kahve.
“Yeşil çay iç, kafeinsizdir” falan diyecek oldum “bu aralar ne içsem mideme iyi gelmiyor” deyivermişti.
Midesi ile ilgili sorun yaşıyordu ama mütevaziliğinden anlatmıyordu.
Arkadaşlardan dinledim ölüme çok yaklaştığında bile sadece iki damla gözyaşı süzülürmüş gözlerinden ama “yapılacak işleri” sıralar dururmuş.
O gün de “işleri” konuşmuştuk.
Efsane ses geri dönecekti ve Radyo Havadis’te yeniden maç naklen yayınlarını anlatacaktı.
Bir tek şey rica etmişti: “Artık yaşlandım, yanıma bir yardımcı verirseniz memnun olurum…”
“Bütün ekip emrinde” demiştim ama kısmet olmamıştı, hastalığı izin vermemişti bir efsanenin Radyo Havadis’te geri dönmesine.
Oysa ben ne kadar heyecanlanmıştım Omaç Başat abimizle Radyo Havadis’in buluşuyor olmasına.
Ben de ona asistanlık yapabilirdim.
Çünkü o bana en toy günlerimde bulunmuş, yol göstericim olmuş, beni türlü beladan çekip almıştı.
Böyle bir üstada hizmet etmek ancak gurur verirdi bana.

      ***

Dün Radyo Havadis’in birinci kuruluş yıl dönümünü kutladık.
“Bu meslek tıpkı tiyatro sanatçılarının yaptığı gibidir, en büyük acılarınızı kalbinize gömersiniz ve çıkıp görevinizi yaparsınız” dedim yaptığım kısa konuşmada.
Eminim Omaç Başat da bize her zaman tekrarladığı o cümleyi söylerdi:
“Hayat bir tiyatrodur, perdeler hiç kapanmaz, sadece oyuncular değişir…”
Bizim için Havadis Gazetesi’nden sonra bir mihenk taşı olan Radyo Havadis göz açıp kapayıncaya kadar birinci yılını doldurdu.
Önceki bir yıl içinde kazandığımızla Radyo Havadis’i inşa ettik.
İnanılmaz  bir gurur yaşattı bize Radyo Havadis.
Herkesin mutlulukla çalıştığı bir mekana dönüştü.
Radyoculuğu geri kazandırdık bu ülkeye.
Televizyonların yayınlarına bağlı radyolarla sırf müzik ve eğlence yapan radyolar arasında toplumsal sorumluluğu ve radyo ruhunu amalgame eden bir tarz oluşturduk.
Devletin sahip çıkmadığı hastalarımıza sahip çıktık. Sadece 2 saatlik radyo programında tam 100 bin lira topladık.
Hasta çocuğumuz İngiltere’de şifa buldu.
Memleketin dertlerini dert edindik, sabah ve öğlen programlarımızda her şeyi sansürsüz ve sınırsız tartıştık.
Herkes, her görüşe, her düşünceye söz hakkı verdik.
En güzel müziklerle her yaş kuşağından dinleyicilerin takdirini aldık.
Ve benim için en güzel hediye ne  oldu biliyor musunuz?
Tüm arkadaşların ortak sözü oldu;
“İyi ki sizinleyiz ve  iyi  ki Radyo Havadis var, burada çok mutluyuz…”
Ötesi yok bu ölümlü dünyada.
Şükür ki Havadis var, şükür ki Radyo Havadis var.
Ve ne mutluyuz ki yakında yeni binamızda televizyonumuzla birlikte çıkacağız huzurlarınıza.
Evet, bu hayat perdeleri kapanmayan bir tiyatrodur.
Rolümüz bitene kadar sizinleyiz.
Alkışlarınız sayesinde…