Köşe Yazarları

UMUT EMMİ’YE MEKTUPLAR!  (1)








Canım Umut Emmi! Biliyorum “umutlar” tükenmez insan dediğin umutla yaşar. Ne var ki Umut emmi biz dışımızda bir dünya olduğunu yine unuttuk! Gene salyangozlar gibi içimize kıvrıldık! Şöyle ki 2021’in son demlerinde hayatlarımızı tarumar ederken hâlâ devam eden pahalılığı bile unuttuğumuz gibi!




YILLARDIR çözülmedik sorunları yine ıskaladık! Seçim kampanyalarında bile laf ola beri gele de olsalar telaffuz etmediğimizce!



Kıbrıs siyasi sorunundan hiç bahsetmiyorum. Eskiden genel seçimler siyasi sorun odaklı olurlardı..  Uzun süredir Sn. Tatar’ın bile gündeminden çekip gidiverdiler!..

KISACA Umut Emmi  öteden beridir iki sorunu bile yanyana koyup çözüm üretecek kabiliyette olmadığımızın artık doğallığa ulaşmış  kısırlığındayız! Bu nedenle olanca dikkat ve enerjimizi seçimlere yönelttik..

Ne var ki seçim vaatlerinin de iler tutar yanı yok!       Tek olumlu yanı ilk kez olmalı “yapılamayacak gerçekleştirilemeyecek, çözülemeyecek sorunlardan hiç söz etmiyorlar. “Bravo” diyorum..  Seçmenin karşısına geçip şaklabanlığa varan vaatler sıralamaktansa varsın kısır döngü içinde dön baba olunsun!        Varsın sadece gerçekleştirilebileceklerle iyileştirilebilecekler vaat edilsin.. Mesela:

***

ÜRETMELİYİZ: diyorlar Umut Emmi. Son dönemlerde dilimize pelesenk üretimden söz ediyoruz. İlk aklımıza gelen tabi ki tarım oluyor ama olayın ötesi de var.. Mesala:

Bilmem Ahmet Sanver’in her halde bir düzineyi aşmış  kitaplarını okudun mu Umut Emmi? Ben büyük bir keyifle okudum.         Okumakla kalmadım. Kıbrıs Türk toplumunun Rum sultasında yaşamak zorunda kaldığı o 1940’lar elliler ve sonrası yıllarda nasıl bir küçük sanayi oluşturduklarını, giyim kuşama ait üretimlerden  kap kacağa kadar nasıl ürettiklerini zaten az birazına tanık olduğum ve   bizzat  ellediğimce   yeniden hatırladım..

Hatta uzağa gitmeyelim. 1974’den sonra bir süre elimize geçen Rumdan kalma küçük tesisleri ki irili ufaklı 200’ün üzerindeydiler,  nasıl çalıştırdığımıza bizzat tanık oldum.                                                                      İnanmayacaksın ama  o yıllardan kalma tek tişörtümü zaman zaman hâlâ giyer ve eşe dosta sorarım: “Bilin bakalım bu tişört kaç yıllıktır?”             Neredeyse yarım asırlık olduğunu asla bilemezler Umut Emmi! …   Bir kumaşın onca yıl dayanacak kadar kaliteli olabileceğine akıl erdiremezler..                                Oysa sözünü ettiğim o üretim yıllarında üretilenler (bana  söylendiğince) Amerikalara gidecek kadar ihraç yolları açmışlardı…”

YANİ diyorum ki Umut Emmi eğer üretimden söz ediyorsak Amerika’yı yeniden keşfedecek  değiliz!

Yeter ki bir bağ maydanozun bile fiyatından şikâyetçi olmayacak bir üretimin sahibi olalım.. Ki artık insafsızlık o raddelere geldi ki gözlerinizin içine baka baka yalan söyleyerek fakat yalan söylediğini gizlemeyecek bir müstehzi tavırla gülerek, bizi seni onu  resmen kazıkladıklarını  hissettiren satıcılarımızın esnaf ve zanaatkârlarımızın insafına kaldık Umut Emmi!

KIBRIS Türk toplumu yıllardır bu dönemlerde yediği kazık gibisini hiç yemediydi Emmiii! Ayıp, günah ve utanma denilen duygular sözlüklerden  çoktan silindi Emmi!

***

YENİ BİR SEÇİM için sandıklara  işte bu pahalılıkla gidiyoruz.  Dolayısıyla gitgide artan  geçim sıkıntılarıyla..

Şöyle ki Ankara parayı pompalamakta, maliye o parayı artışlar zamlarla allayıp pullayıp memurundan bakanlıklar bütçelerine kadar paylaştırmakta, onlar da “teşvikler yardımlar fonlar” diyerek dağıtmakta;  elde tek kuruş kalmadığı için de artık viraneye dönmüş memleketin alt yapısı beterince dökülüp giderken aslında KKTC’nin döküldüğünün çığlıkları atılmakta!

***

ÇOK AMA ÇOK AYIPTIR: Ercan Hava Alanı! Kaç yıldır hâlâ Emrullah Turanlı’nın ağa babasından kalmış çiftliği olmaktan kurtarılmadı Umut Emmi! ! Hâlâ istenilen bir havaalanı da olamadı!

Mağusa limanı: Daha dün dört beş kişiden ibaret kalan şirketi de kendini feshedecek duruma düştü ki şimdi ortada ne Kıbrıs Türk Limanlar Birliği”  kaldı, (aslında) ne de adına liman denecek liman! Ki bu limanın rıhtımından bir zamanlar “serbest” olacak denilen “yeni” limanına kadar eskimişlikleri, derbederlikleri ve pislikleriyle vardırlar!

YA O YOLLAR? Ya kaldırımlar? Ya ışıklandırmalar? Ya korkunç kelimesiyle ifade edilen trafik!  Ya bu yollarda olagelen kazalar, ölen insanlar? Durum vaziyet felakettt Umut Emmi!

YA SAĞLIK HİZMETLERİ: Artık yetmeyen hastahaneler.. Yetmeyen doktor hemşire ilgili personel! Yetmeyen ilaçlar!

YA EKONOMİ TİCARET: Dolar düştü, TL değer kazandı ama memlekette yaprak kımıldamadı. Anladık ki yukarı çıkan fiyatların aşağı inmeleri gibilerinden  bir huyları yoktur! Değil mi “yüksel ki  yerin bu yer değildir” dedilerdi! Yükseldikçe başımız göğe değil boka değmekte emmi.

YA TARIM? Zannedersin  ki toprağa ekilen sebze tohumu değil altındır! Meyve dediğiniz elmas parçaları!    Hellim belki henüz AB’e ihraç edilemedi ama Allah muhafaza! Ya hallumi mallumi diye başlarsa ihracat eskiden avuç içinde kayboluveren bir kalıbının yerine dilim dilim doğranmışlarına kalacağız Emmi!

***

OYSA NE DEDİLERDİ? Bir yıl önce yine seçim vardı. Yine sandıklara taşındıktı. Vaatler mutlu yarınlar balonları yine uçuruldulardı..

TAM  aksine ama:  Geçirdiğimiz en kötü yıl oldu! Hükümetler kuruldu hükümetler bozuldu.. Rezillikler yaşandı. TC’den kaynaklı TL’nin dolar karşısında yenik düşmesi sonucunda son yılların en büyük pahalılığı yaşandı. Sonrasında TL paçayı kurtardı ama biz kurtaramadık Emmi hâlâ artçı depremleriyle sallanıyoruz!

***

VE PAZAR gün gene sandıklara gideceğiz. 2021’in olanca başarısız politikacılarıyla koalisyonu oluşturan siyasi partileri  yine oylayacak yine sandıktan çıkartıp bizi yönetsinler diye görevlendireceğiz.                      Her yıl, her yıl olduğu gibi! Ve yine her yıl olduğu gibi “yönetemeyecek başaramayacak, restore edemeyecek, düzeltemeyecek,yenileştiremeyecek…Ler! Ki teamül gereği geldikleri bir erken seçime nazire  yine bir erken seçimle gidecekler…                                                                                ***

İŞTE Kıbrıs Türk halkının siyasi ve sosyoekonomik denilen kaderi Umut Emmi. Dualarını eksik etme üstümüzden. Bir sen kaldın “umut” diye yaşayan umudunla yaşat bizi Emmi!









Başa dön tuşu