Kıbrıs’ta, İngiliz Sömürge Yönetimi döneminde kalmış olduğunu düşündüğüm bir İngiliz Okulu geleneğinin varlığından söz etmek mümkündür. Bugün KKTC’de bu geleneği sürdüren devletin kolejleri ve özel kolejler, İngiliz Eğitim Sistemi’nin temelini oluşturan GCSE ve A Level programlarını takip etmektedirler. Elbette devlet kolejleri ve bazı özel okullar GCSE ve A Level programları dışında, eskilerin ÖSS dediği ve 2-3 yılda bir isim değiştiren, son zamanlarda YKS olarak anılan sınav için de farklı programları da takip ettiklerini biliyoruz. Ancak özellikle üçüncü ülkelerde üniversite eğitimi almak isteyen öğrenciler A Level programını takip ettikleri bilinen bir gerçek…
Ancak 2010’da YÖK’ün aldığı bir kararla Yabancı Öğrenci Sınavı(YÖS) kaldırıldı ve şimdilerde Türkiye’deki üniversitelere A Level, SAT gibi uluslararası sınav sonuçları ile girilebiliyor. Buna Kıbrıslı Türk öğrenciler de dahil… Bu uluslararası sınav sonuçları ile hemen hemen dünyanın her yerinde üniversiteye girmek mümkün. Özellikle Türkiye’deki üniversiteler SAT sınavına daha fazla önem verdiklerini geçmiş uygulamalardan rahatlıkla anlayabiliyoruz.
İngiltere’nin AB’den çıkması ile birlikte Kıbrıslı Türk öğrencilerin İngiltere’de öğrenim görmeleri çok zorlaştı. Artık AB’nin öğrenci borçlandırma sisteminden yararlanamayacaklar ve İngiltere’de ancak yabancı öğrenci statüsünde öğrenim görebilecek. Bu da maliyetleri çok fazla yukarıları çıkarmaktadır. Dolayısı ile sıradan bir Kıbrıslı Türk aile çocuğunun İngiltere’de öğrenim görmesi çok zor görünüyor.
Böylece Kıbrıslı Türk öğrenciler açısından ibre AB ülkelerine ve Türkiye’ye kaymış durumdadır. Hal böyle iken A Level dışında başka programları da düşünmemiz gerekecek. Belki de öğretim programlarımız içerisine SAT(Scholastic Aptitude Test) ve İB(International Baccalaureate) sınavları gibi farklı sınav sistemleri ile ilgili dersler olması lazım. Belki de artık özellikle kolejler ve özel okullarda İngilizce yanında en az onun kadar önemli olacak Almanca ve Fransızca da yer almalı. Elbette okullarda Almanca ve Fransızca dersler vardır ama yeni ihtiyaçlar doğrultusunda bu konuda yeni adımlar atılması gerekiyor. Belli ki 2020-21 öğretim yılı ile birlikte çok sayıda öğrencimiz AB ülkelerinin yolunu tutacak. Bundan önce İngiltere dışında Hollanda, İtalya, Romanya, Çek Cumhuriyeti ve Macaristan’a gidenler olduğunu biliyoruz. Yeni durumda öğrencilerin hangi ülkelere kayacağını bu yıl hep birlikte göreceğiz.
Elbette A Level öğrencileri için Türkiye de ciddi bir seçenek olarak ortada duruyor. Bu konuda son zamanlarda kontenjanlar ile Kıbrıslı Türk öğrenciler cesaretlendirilmeye çalışılıyor. Özellikle Tıp fakültelerine gitmek isteyen öğrencileri bu yolla Türkiye’ye gitmeyi tercih ediyor.
Dünya küçüldü, artık Kıbrıslı Türk öğrencilerin önünde farklı seçenekler var. Meraklı ve araştıran öğrencilerin farklı olanaklardan yararlanmaları mümkündür. Elbette bu konuda Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı ve okul müdürlükleri öğrencilere doğru rehberlik hizmeti sunmak zorundadır. Eğitim sistemimiz de gelişen ve değişen ihtiyaçlar doğrultusunda değişmeli ve dönüşmeli… Elbette pandemi dönemi birçok şeyi etkilediği gibi eğitimi de etkiliyor.
Ancak uluslararası sınavlar bir şekilde yapılıyor veya yeni bir değerlendirme sistemi ile öğrenciler değerlendiriliyor. Dolayısı ile istesek de istemesek de bu uluslararası sınavlara bağımız bir şekilde devam ediyor. Bu konu ile ilgimizi devam ettirmek durumundayız.
Her yıl yaklaşık 250 öğrenci bu uluslararası sınavlar ile gerek Avrupa’daki gerekse Türkiye’deki üniversitelerde öğrenim hakkı kazanıyor. Dolayısı ile bu çocukları göz ardı edemeyiz, etmemeliyiz…
































