Köşe Yazarları

Ülkemde yangın var







10 yıllardır ülkemizde Ormanlarımız yanıyor, küçücük bir ülkede doğa ile yaşam alanlarının bu kadar yakın olduğu coğrafyada yaşananların sonuçları kabul edilebilir gibi değil. İnsanların yaşadıkları birçok sorunla birlikte konulara bakış açısı da oldukça sıkıntılı görmekteyim, memleketin doğusunda doğa ve canlılar yanarken tabiat geri dönülmesi zor şekil alırken, ülkenin batısında şenliğin devam etmesi oldukça düşündürücü.




Öyle bir hala almışızki aslında toplumun içindeki yangın sönmeden devam ediyor, bu nedenle de olaylara ve konulara bakış açınız yeterince ciddi olmadığı noktası ortaya çıkmıştır,yangının bir selfie çubuğunun üstündeki görüntüsünün altındaki like,tan ötesi olmalıdır.



Bu yaşadıklarımız ülkemizdeki tüm konulara bakış açısı gibi olayların olmasından sonra çok kolay gündemden düşerek,unutma istemi alışkanlığımızın mutlaka bir sebebi olmalıdır.

Ormanlarımız yanarken önceliklerimizin ne olduğunu ülkemizin temsiliyetinde  önemli rol alan bazı yöneticilerin  bu olayın normal bir olaymış gibi davranış sergilemesini kabul edilemeyeceğini ne zaman ve nasıl davranacaklarını bilmeyen yöneticilerin toplumun temsiliyeti  noktasında rahatsız edici bir görüntü yarattığıda bilinmesi gerekiyor.

Kıbrıs Türk halkının canla başla mücadele ettiği olayda, devleti yönetenler her zaman olduğu gibi olanaksızlık söylemleri  aslında beceriksizlik  olduğunu hepimiz görüyor ve biliyoruz.

Ülkemizde doğamızla övünebileceğimiz Denizin kirliligi, ormanlarımızın yok oluşunu on yıllardır izleyen ülkenin siyaseten sorumlu olan hükümetleri ne yangın söndürme ile ilgili yeterince önlemleri alabildiler, ne de yangınların oluşmasını önleyecek tedbirler noktasındaki ormanların bakımında yetersiz kaldıklarını itiraf  etmediler.

Düşünelim,ki her sene belli  dönemlerde yüksek yangın riski oluşan ülkemizde biz yangını oluşmadan önceki önlemleri yeterince almadığımız  ortada olduğu görünüyor ve bugün oluşan  bizim için büyük doğa  katliamının,bundan sonrada olmaması ile ilgili hangi önlemlerin alındığını topluma anlatmakla mükellef olan kimlerse ortaya çıksın ve bu sorumluluğun  toplum ile  paylaşılmasın.

Doğayı Koruma ve doğa ile İnsanoğlunun tabiata bakış açısını doğduğu günden başlayarak doğa ile birlikte yaşamayı öğrenmedikçe insan ihmallerinden kaynaklanan  doğa felaketleri  yaşamaya devam edeceğiz.

Ülkemde kirlenen denizimizde ve yanan Ormanımızın yarattığı çevre felaketleri sonuçlarının çevre bilinci olmadan geriye dönmesi çokta kolay değil.

Tabiki konulara buradan Bakman’ın dışında  ülkem hızla betonlaşırken tarım alanları ve orman alanları konut ve sanayi alanlarına dönüşürken bu küçük coğrafyanın aslında dönülmez bir yolun içinde gittiğini  göz ardı etmeyelim.

Bir ada ülkesi olmanın ötesinde sanki de sonsuz coğrafyalara sahip bir ana,karaymışçasına ,plansız nüfus ve buna bağlı olarak betonlaşma kaçınılmazdır.

Aslında bilinçsiz toplumların doğa için büyük bir tehlike olduğunu ve sonuçlarının ölçülme noktası,zenginlik kazanç veya yeni yaşam alanlarının açılması önceligi  ile ölçülen kapitalist düzenin yarattığı insan modellerinin bakış açısı konularada daha ılıman bakacağını önümüzdeki günlerde mutlaka göreceğiz.

Evet yanan ormanlarımızın mutlaka daha planlı bir şekilde ağaçlandırılırken ülkemiz koşullarına uygun ağaç türleri ile de bölgeyi daha korunabilir ve üretimi destekleyici bir modele dönüştürülmesi de düşünülmelidir.

Konunun önemini anlayabilen analiz edebilen raporlayan ve doğayı tekrar dönüşümü ile ilgili bilimsel  planlar ile  kurum ve kuruluşların bu ve benzeri konulara yaklaşımlarının daha etkin olması çok önemli olduğunu düşünüyorum.

 

Ülkem yangınlarla mücadele ederken birçok eksikliğinde ortaya çıktığını göz ardı etmeden  devlet olmanın popülizmden öte  evrensel normlarda halkını ve doğasını koruyabilen kurumsal yapı oluşmadıkça  söylemlerle eylemler arasındaki yetersizlik ortadadır. Yaşadığımız tüm olumsuzlukların sonuçlarını doğrudan halkımızın etkilendiği olaylarda sonuçları noktasında da belirleyici olan halkın kendisi olmalıdır .

Son yıllarda yaşanan ekonomiden tutun yangınlar pandemi gibi durumların sonuçlarının etkisini oldukça ağır bir şekilde ödeyen halkımız buradan bir yorum ve sonuç  çıkarmalıdır. sonuç olarak her problem bir sonuçtur.

Çözüm Bilim,liyakat,irade,demokrasi hukuk, evrensel normlar.

 









Başa dön tuşu